Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

HADİS- MUH.(SAV)

             
                      HADİS-İ ŞERİFİN TANIMI
Sayın okurlarım. Peygamberimiz(sav) in hayatı hakkında kısaca bilgi verdikten sonra,Peygamberimizin sözleri ve fiillerinin yazı ile ifade edilmesi olan Kuran-ı Kerimden sonra müslümanın müracaat etmesi gereken 2. kaynak olan hadis konusunu ele aldık. Hadis kelimesi söz ve haber anlamına gelir. Hadis Kuran- Kerim karşısında ki durumu ve getirdiği hükümler açısından… şu çeşitlere ayrılır.
1- Bazı hadisler Kuran-ı kerimin getirdiği hükümleri teyit eder. Ana babaya itaat,yalancı şahitlik,cana kıyma,gibi hadisler bu nevidendir.Yani ayetlerin tekrarıdır.
2-Bir kısım hadisler Kuran-ı kerimin ayetlerini tefsir eder,açıklar,tafsilat verir,izah eder. Namaz,hac,zekat, gibi emirler kuranda emredilmiş ancak bunların nasıl yerine getirilmesi gerektiği hadislerden anlaşılmıştır.
3-Bazı hadislerde kuran- kerimin hiç temas etmediği ve peygamberimizin Kuranın bütünlüğünü göz önüne alarak ayetlere aykırı ve ters olamayacak şekilde temas edilen konulardır. Mesela ehli merkep,yırtıcı kuşlar v.b birçok konu da hadisi şerif vardır.Hadisler yakından incelendiğinde birbirinden farklı iki ana kısımdan oluştuğu görülür.1-senet 2- metin
SENET: Güvenmek ,dayanmak anlamına gelen senet kelimesi bir hadis terimi olarak. metnin başında yer alan, ve biri diğerinden almak ve nakletmek suretiyle hadisi rivayet eden kişilerin.Resulullaha varıncaya kadar sayıldığı kısımdır.Başka bir deyişle raviler, zincirinin adı olup bu zincir hadisin Hz Peygamberden kimler aracılığı ile ve hangi yollarla bize ulaştığını gösterir.Mesela haddesena(Bize nakletti rivayet etti.)An(ondan)ale(dedi) eklenerek rivayet edenler sıralanır.Senedi yani raviler zincirini zikretmeye isnad denir.Ravilerin hadisleri nakletmesine ”rivayet” Rivayet ettikleri hadisede ”Mervi” denir. Senede tarık ta denilir.Senet daha çok hadis uzmanları için, hadisin sıhhatini yani hadisin Peygamberimize ait olup olmadığını kontrol edebilmek için önem taşır.
METİN:Senedin yada raviler zincirinin,kendinde son bulduğu rivayet edilen asıl hadis kısmına metin denir. Mesela”Enesten,ebitteyyah, ondan Şu’be, ondan Yahya, ondanda Muhammet ibni Beşşar naklederek Nebi(sav) in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir.”Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız.Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.
HADİSLERİN SINIFLANDIRILMASI.: Sağlamlık yönünden hadisler 3 kısma ayrılır. 1-Sahih 2- Hasen 3- Zayıf . Hadislerin çeşitli yönleren değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu değerlendirmelerde doğruluğu(sıhhati) araştırılan hadisin Hz. Peygambere ait olup olmadığı metin kısmı değil metnin Peygamberimize ait olup olmadığını gösteren senet kısmıdır. Bu durumda d…eğerlendirme sonunda Bir hadise sahih veya zayıf denildiğinde, Bu metnin zayıf veya sahih olduğu değil bu sözün peygambere ait olup olmadığıdır. Daha açık ifadeyle metnin sağlamlığı değil ravilerin sağlamlığı söz konusudur. Metnin sağlamlığı konusu ayrı bir tasniftir ilerde gelecektir.Daha anlaşılır olarak açıklarsak yukarıda verdiğimiz örneği tekrar edelim.HADİS:”Kolaylaştırınız zorlaştırmayınız,müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz” Hadisi kurana ve peygamberin yaşantısına ve öteki sözlerine uyup uymadığı ayrı bir tasniftir ilerde gelecektir. Burda araştırılan şey. Bu sözü söyleyen kişilerin dürüst doğru sözlü olup olmadıkları, sözü birbirlerinden bizzat duyup duymadıkları, Konusudur yani bu hadisi rivayet eden Enes,Ebitteyyah,Yahya,Şu’be,Muhammet ibni beşşar dır söz konusu olan Eğer bu ravilerin tamamı birbirlerinden duyduysa ve eğer bu kişilerin tamamı yalan konuşmayan dürüst insanlar oldukları bilinirse ve eğer başka ravilerde onların sözlerini destekliyor ise o zaman bu hadis sahihtir ilerde gelecektir.
SAHİH HADİS:Adalet ve zabt sahibi ravilerin yine aynı durumda olan raviler vasıtasıyla Bizzat peygamberin ağzından duyan veya bizzat gören ve kesintisiz bir şekilde şaz ve illeti olmayan hadistir.Bir hadisin sahih sayılması için bazı şartlar gerekir. 1-Hadisi nakleden raviler adil olmalıdır. Burada sözü edilen adalet zulmün zıt anlamlısı değil şirk,fısk,ve bidat gibi bütün büyük ve küçük günahlardan sakınmak takva sahibi,samimi bir müslüman olmak anlamındadır. Böyle kişilerin rivayet ettiği hadislere sahih denir.2- Raviler rivayet edecekleri hadisi doğru bir şekilde öğrenme aradan uzun bir zaman geçse bile aynen hatırlayabilecek ölçüde öğrendiğini koruma(zabt) sahibi olmalıdır. Öğrenme ve öğrendiğini koruma yeteneğine sahip olmayan ravilerin naklettikleri hadisler sahih kabul edilmez.3- Hadis rivayet eden ravilerin kendilerinden hadis rivayet ettikleri kişilerdle bizzar görüşerek hadis almış veya en azından görüşme imkan ve ihtimaline sahip.çağdaş kişiler olmalıdır.Raviler arasında açık veya gizli bir kopukluğun olması halinde hadis sahih olmaktan çıkar.
HASEN VE KUTSİ HADİS
HADİSİN TANIMI 3
4- Güvenilir (sıka) bir ravi tarafından rivayet edilen hadis daha güvenilir veya daha fazla ravinin rivaqyetine ters düşerek (şazz) tek kalmamalıdır.Çünkü bu durum hadisin sıhhatine engeldir.
5-Hadisin metin veya senedinde onu zaafa düşüren herhangi bir kusur bulunmamalıdır.İlletli(maalel)kabul edeilen bu tür hadisler. Sahihlik vasfını kaybeder.İşte bu 5 şartı…n hepsini taşıyan hadisler sahihtir.
HASEN HADİS:Sözlükte güzel analmına gelen hasen kelimesi hadis istilahında sahih hadisle zayıf hadis arasında yer alan fakat sahih hadise daha yakın olan hadis tütüne verilenaddır. Daha açık ifade ile sahih hadisle hasen hadis arasındaki fark hasen hadislerin ravilerinin durumu bilinmemekle birlikte yalancılıkla suçlanmamış dürüst ve güvenilir.olmalarına rağmen titizlikleri (itkan9 ve hafızalarının sağlamlığı (zabt) açısından sahih hadis ravilerinin daha aşğı derecede bulunmasıdır. Hasen hadis bu iki öezellik dışında sahih hadislerin bütüb özelliklerini taşır.Birde hasen hadislerin başaka raviler vasıtasıylada rivayet edilmesidir.Haswen hadis ilk defa yaygın şekilde tirmizi tarafından kullanılmıştır.Ebu davudun sünenide Hasen hadislerin çokca bulunduğu eserler arsındadır.
ZAYIF HADİS: Sahih veya hasen hadisin taşıdığı şartların birini veya birkaçını taşımayan hadistir.Bu şartların bulunup bulunmadığı hadisin çeşitli yönlerden tenkit ve tetkit e tabi tutulmasıyla anlaşılır.Söz gelimi hadisin ravisi adaletindeki kusur sebebiyle zaptının zayıflığı senetteki kopukluk ,ravinin kendisinden daha sika bir ravi olması sebebiyle zayıf hadisle amel edilmez.
KUTSİ VE NEBEVİ HADİS:Manası Allaha ,lafızları Peygambere ait olan hadislere kutsi hadis;Mana ve lafzı Peygambere ait olan hadislerede nebevi hadis denir.
KUTSİ HADİS:Hz Peygamberin Allh(cc) den rivayet ettiği hadise kutsi hadis denir. Hazreti peygamberin istediği ibare ile ifade etmek üzere bazen cebrail (as)vasıtasıyla bazende vahiy ,ilham ve rüya yoluyla Allahu tealadan rivayet ettiği hadislerdir.Kutsi hadislerin bir taraftan ilk kaynak olarak allaha izafe edilmesi,diğer taraftan Peygamberin hadisleri arasında zikredilmesi bunların hadislere benzerliğini ortaya koyar. Zira Kuran-ı kerim Allahın kelamı olup Hz Peygambere vahyolunmuştur. Kudsi hadislerinde ilk kaynağı Allah olduğuna ve Peygamber tarafından ondan vahyedildiğine göre bunlarda vahiydir. bununla beraber kutsi hadisler Kurandan sayılmazlar. Her ikisinizde kendine has özellikleri vardır.Kudsi hadis Kuran-ı kerimin özelliklerine sahip değildir. zira mana ve lafız yönünden Kuran-ı kerimdeki icaz kutsi hadislerde yoktur.Kuran-ı kerim tevatür yoluyla ,Kutsi hadisler ahad yoluyla nakledilmişlerdir.Kuran ayetlerinin mana ile rivayeti caiz değildir.Kuran ayetleri namazda okunur., cünüp iken okunmaz,ve abdestsiz dokunulmaz.Kudsi hadisler böyle değildir.Kutsi hadisin manası Allaha ,lafzı Peygambere aittir. Kusi hadisler .Allahın kudret ve azametinden ,rahmetinin genişliğinden ihsanın bolluğundan ,söz ederler.Helal ve haram şeklinde ahkama taallük etmezler.Bu hadsiler 100 tanedir.Bazı alimleer bunları ayrı eserlerde toplamıştır Bunlardan Abdurrauf El müsavi(1031-1102)El-ithafatusseniyye bil ehadisil Kudsiyye isimli eserinde alfabetik sırayla tasnif etmiştir.
CİBRİL-MAKLUB-MERFU-METRUK HADİS
HADİSİN TANIMI 4
CİBRİL HADİS:Cebrail(as); Hz Peygamberinde aralarında bulunduğu bir sahabe topluluğuna insan suretinde gelmiş iman,islam,ihsan,ve kıyamet alametleri gibi bazı soruları Allah Resulüne sorarak cevaplarını almıştır.İşte cebail (as) bizzat soru sorarak ve cevapları tastik ederek telkin ettiği hadise cibril hadis denir. misal
Cibril hadis:”Abdullah b. …Ömerin babası Hz. ömerden naklettiğine göre Birgün Resulullahın yanında bulunduğumuz sırada aniden yanımıza elbisesi bembeyaz saçı simsiyah, bir zat çıkageldi.Bizden kendisini tanıyan yoktu. Doğru gidip Peygamberimizin yanına oturdu.. Ve dizlerini onun dizlerine dayadı. ve Ya Muhammet Bna islamın ne olduğunu söyle? dedi.Resulullah(sav) İslam Allahtan başaka ilah olmadığına Muhammedin de Onun resulu olduğuna şehadet etmen namazı dosdoru kılman,zekatını vermen,Ramazan orucunu tutman,ve gücün yeterse hac etmendir.buyurdu. O zat doğru söyledin dedi.Biz buna hayret ettik zira hem soruyor hemde tastik ediyordu. Bana imandan haber ver? dedi. Resulullah(sav) Allaha,meleklere,kitaplara,peygamberlere,ve ahiret gününne inanman birde hayra ve şerre ve kadere inanmandır dedi. O zat yine doğru söyledin dedi.Bu sefer bana ihsandan bahset dedi.Resulullah (sav) Allha onu görüyormuş gibi ibadet etmendir.Çünkü her ne kadar sen onu görmüyorsanda o seni görüyor buyurdu.O zat yine doğru söyledin dedi.Bana kıayametten haber ver dedi. Resulullh(sav) Bu meselede kendisinden sorulan sorandan bilgili değildir. buyurdu. O halde bana Kıyametin Alametlerinden bahset dedi. Resulullah(sav9 nCariyenin kendi sahibini doğurması,ve yalın ayak çıplak yoksul koyun çobanlarının bina yapmakta birbirleriyle yarış ettiklerini görmendir. buyurdu. O zat doğru söydedin dedi gitti. Peygamberimiz(sav) yanında bulunan Hz. ömere ya ömer bu zat kimdi bilirmisin diye sordu.hayır dedi. O Cebraildi. Size dininizi öğretmeye gelmişti. Buyurdu.(buhari-müslim.iman)
MAKLUB HADİS:İsnatta veya metinde İsim ve ibarelerin yerlerinin değiştirilmesi ile ortaya çıkan hadis türüdür.Maklub: Lugatta tersine çevrilmiş ,altı üstüne getirilmiş,içi dışına döndürülmüş, başka şekle sokulmuş manasına gelir.Maklub hadis zayıf hadistir.
MERFU HADİS:Kaynağı Hz. Peeygamber olan hadis terimi Peygambere nispet olunan söz.fiil,takrir,ve sıfatlara Merfu hadis denir.Merfu hadis sahih,hasen,zayıf hatta mevzu hadis olabilir.
METRUK HADİS:Vazgeçilmiş,terkedilmiş,kullanılmaz, yalancılıkla itham edilen ravilerin bilinen kurallara muhalif olarak,rivayet ettikleri ve bu rivayetlerinde yanlız kaldıkları hadislere denir.Örnek ”Ne bir hilekar ne bir cimri cennete giremez:: bu hadis metruktur. yani uydurmadır. MEVZU UYDURMA HADİS
HADİSİN TANIMI 5
MEVZU HADİS: Mevzu iftira etmek ,icad etmek. Hz Peygambrin söylemediği bir sözü yalan ve iftira ile ona nispet etmek.Çeşitli sebeplerle uydurulmuş sözlerdir.Bu kesinlikle haramdır. Çünkü HADİS: Her kimki benim adıma yalan söylerse cehennemdeki yerini hazırlasın”(Buhari. ilm.38-müslüm.zühd.72-Ebu davut.ilim.4-tirmizi fiten.70 HADİS:”Herkim benden yalan olduğu …bilinen bir hadis rivayet ederse o kimse yalancıdır.(müslim.1-9)HADİS:”İlerde birtakım yalancılar çıkacak . Sizlere kimsenin duymadığı hadisler getireceklerdir.Onlardan şiddetle sakının.(müslim.12) Görüldüğü gibi birçok sahih hadisle sabittirki hadis uyduranları peygamberimiz(sav) şiddetle kınamaktadır.Fakat ne yazıkki binlerce kişi çeşitli sebeplerle binlerce hadis uydurmuşlardır. Bu sebeplerden birkaç tanesi şunlardır.
1- Fırka,Mezhep ve kabilesini savunmak ,yüceltmek için hadisler uydurulmuştur.Hz Osmanın şehit olmasından sonra İnsanlar birçok fırka,mezhep ve kabileye ayrılmışlardır.Ve her gurup kendilerini haklı ve üstün göstermek için binlerce hadis uydurmuşlardır.Bununlada yetinmeyip işlerine gelmeyen hadisleri uydurma diyerek kabul etmemişlerdir.
2-İslam düşmanlarıda İslamı yıkmak için binlerce hadis uydurmuşlardır.ve bunları çeşitli yollarla elde ettikleri İslam alimleri vasıtasıyla(kimini parayla,kimini makamla,kimini şöhretle,kimini kadınla,kimini kotkutarak,kimini baskı ve şantajla)İslama sokmuşlardır.
3-İslama hizmet etmek maksadıyla ruhbanlık yaparak, müslümanları,iyi amele teşvik etmek, kötülüklerden sakındırmak maksadıyla, binlerce hadis uydurulmuştur.İlk bakışta iyin niyetli gibi görünen amellerin faziletine dair hadisler özellikle çoğunluktadır. Fakat bu hadisler son derece tehlikelidir.
4-Şahsi çıkar sağlamak maksadıyla binlerce hadis uydurulmuştur.
OKUDUĞUMUZ HADİSİN UYDURMA OLUP OLMADIĞINI NASIL ANLARIZ.:
1-Uyduran kimsenin itirafı . Önce kaderiyye mezhebinde iken tevbe eden ”Eb Reca” ağlayarak şu itirafta bulunmuştur.”Kadercilerin hiçbirinden hadis rivayet etmeyiniz.Vallahi biz kader hakkında hadis uydurur insanlar arasında yayardık.Demiştir.Zındıklığı sebebi ile Basra valisi Muhammet bin. Süleyman tarafından idam ettirilen Abdülkerim .b. Ebil.Avca asılmadan önce şu ititrafta bulunmuştur.Sizn aranızda 4 bin hadis uydurdum.Bunlarda helali haram, haramı, helal ,gibi gösterdim.
2-Haberin lazfzında ve manasında bozukluk bulunması .Bu daha ziyade fesahat ve begatta çok üstün olan Hz. Peygamberin gerçek hadisiyleriyle karşılaştırıldığıonda hemen anlaşılır.
3-Birçok kişinin görmesi gereken bir olayı bir kişinin gördüğünü iddia etmesi ile hadisin uydurma olduğu anlaşılır. Mesela hz. ömerin hutbede recm vardır.demesi buna örnektir. Bu sözü hiçkimse teyit etmemiştir.
4-Akla his ve maşahedeye aykırı olması . buna örnek vermek gerekirse . Nuhun gemisinin kabeyi 7 defa tavaf ettiği 2 rekat namaz kıldığı iddiasında bulunmaktır. halbuki bu akla ve mantığa aykırıdır.
5-Tarihi vukuata aykırı olması 6- Sözün Kurana ve sünnete aykırı olması . Eğer hadis diye bildirilen söz kuran ayetlerine ve sahih hadislere ters ise hadisin uydurma olduğu hemen anlaşılır.mesela (lokman.34)”Kıyametin ne zaman kopacağını bilmek Allaha mahsustur” Buyrulduğu halde ve bunun gibi birçok ayet ve hadis olduğu halde. Kıyametin kopacağı zamanı bildiren binlerce uydurma hadis vardır….
Sayın okurlarım görüldüğü gibi çeşitli sebeplerle binlerce söz; hadis diye bize yutturulmuştur. Bilhassa Emeviler ve Abbasiler zamanında kendi çıkar ve menfaatleri ni korumak için binlerce sahih hadis uydurma hadis olarak ilan edilmiş ; binlerce uydurma hadiste sahih hadis olarak kabul edilmiştir.Bununlada yetinilmemiş daha önce defalarca değindiğimiz gibi ayetlerin yorumlarıyla ,tevilleriyle,tefsirleriyle de oynanmıştır. O halde biz müslümanlar her duyduğumuz sözü hadis olarak kabul etmeyip yukarıda maddeler halinde yazdığım 6 maddeyle kıyaslamalıyız En önemlisi de 6. maddedir. Yani bir söz Kurana ve sahih hadise aykırı ise senedi ve ravisi ne olursa olsun. Bu uydurma hadistir.
SÜNNET: Yol,gidiş,tabiat,şeriat,alışılmış yol anlamına gelen sünnet.Hz Peygamberin söz,fiil ve takrirlerinin bütününü ifade eden terimdir.Çoğulu ”sünen”dir.Sünnet Kuran-ı kerimden sonra ikinci ana kaynaktır.Fıkıh usulunde delil olarak kullanılan sünnet. Hz. Peygamberden geliş şekline göre söz.fiil,takrirdir.
1-KAVLİ SÜNNET: Hz Peygamber(sav) in çeşitli vesilelerle söylemiş olduğu sözlerdir.mesela HADİS:’Ameller niyetlere göredir. Ve herkese niyetinin karşılığı vardır.Kim Allah ve resulu için hiçret etmişse,Onun hicreti Allah ve Resulunedir.Kim elde edeceği bir dünyalık veya evlenmek istediği bir kadın için hicret ederse,onun hicretide kendisi için hicret ettiği kimseyedir.(Buhari bedül Vahy 1. iman)
2-TAKRİRİ SÜNNET:Hz .Peygamberin görüp işittiği bir işe karşı çıkmaması ve onu kabul etmesine denir.Hz.Peygamber(sav) bir işin yapıldığını gördüğü veya işittiği halde onu reddetmemiş ve susmuşsa; bu durum onun bu işi tasvip ettiği anlamına gelir.Mesela:Hz. peygamber kabirde bir kadın gördüğü halde kadına birşey dememesi ,kadınların kabir ziyaretine karşı çıkmadığı anlamına gelir.
3-FİİLİ SÜNNET:Hz. Peygamberin 3e ayrılır.
1-SÜNNETİ ZEVAİT: Hz Peygamberin bir beşer bir insan olarak yaptığı işlerdir.Yeme,içme,giyinme,uyuma,yatıp kalkma,gibi :Bu fiiller genel olarak ümmeti bağlamaz.Çünkü bunlar peygamber sıfatının değil; insan sıfatının özellikleridir.Hz Peygamberin dünyalık işleri ticaret,ziraat,savaş taktikleri,hastalık tedavisi gibi dünyevi işler. bu guruba girer.Ümmet bunun aynısı yapmak zorunda değildir.Mesela Peygamberimizin yediği yemekleri yemek; giydiği elbiseleri giyemek zorunda değildir müslümanlar. Sayın okurlarım giyinmek deyince Yakında yaşanmış bir olayı anlatmak istiyorum. 1982 idi sanırım. Tüm islam ülkelerinin alimleri erzurumda bir toplantı yaptılar.Bu toplantıya mekke nin ünlü alimlerinden Kabe imamıda davetliydi. Onu Erzuruma getirmekle sorumlu Türk kendisine Erzurumun soğuk memleket olduğunu orada üşüyebileceğini ve üzerine palto alması gerektiğini söyler. Kabe imamı olmaz öyle şey Peygamberin giymediği paltoyu ben giymem diye karşı çıkar. Tabi Erzuruma gelip soğuğu görünce Aman hemen bana palto verin donuyorum. der. Ona sözü hatırlatılıncada Vallahi Hz Peygamber buraya gelse eminimki oda giyerdi der. Bu olay gerçekten çok güzel örnektir. Bizim toplumumuzda sakal bırakmayanlara iyi gözle baakılmaz. Sünneti terk ettin diye kınanır. Ancak saçı uzun erkeklerede iyi gözle bakılmaz. Onlarda kadına benziyorsun diye kınanır. halbuki Peygamberimiz(sav) hem sakallı idi. hemde saçalrı uzun idi. O kadarki saçlarını arkadan bağlardı. ve üstten saçalrını ikiye ayırırdı. Şimdi ne yapacağız sünnetse ikiside sünnet değilse ikiside değil. Bilmem anlatabildimmi. PEYGAMBERİMİZE FARZ OLANLAR
HADİSİN TANIMI 7
Sayın okurlarım Hiçbir müslüman peygamber(sav) saçını uzattı diye saçını uzatmaya,misvak kullandı diye misvak kullnmaya,sakal bıraktı diye sakal bırakmaya, etek giydi diye etek giymeye,başına sarık bağladı diye sarık bağlamaya,13 sefer evlendi diye 13 hanım almaya,hasırda yattı diye hasırda yatmaya, Hurma liflerinden döşekte yattı diye hurma lifli döşek…te yatmaya, velhasıl şahsına münhasır hiçbir şeyi yapmaya mecbur ve mahkum değildir. Ve hiçbir müslümanıda bunları yapmıyor diye kınamak doğru değildir. Kendin yapmak istiyorsan yap kimse bieşey diyemez ama klütfen sende ben yapıyorum herkes yapsın diye dayatma ne olur.
2-SÜNNETİ HÜDA: İbadet ve ahirete ait amellerde ki Peygamberimizin yaptığı işler. Bu işler Peygamber sıfatının gereği dinin gereği olduğu için ümmet buna uymak zorundadır.Namaz.oruç.hac.v.b
3-PEYGAMBERİMİZİN ŞAHSINA AİT EMİRLER:Allah(cc) tarafından yanlız peygamberimize mahsus olan emirler vardır. Bu emirleri yerine getirmek Peygamberimize farzdır. Ama ümmetine farz değildir.Mesela. Teheccüt namazı,visal orucu,4 ten fazla kadın alması,gibi fiillerde ümmet sorumlu değildir.Fakat maalesef sünneti hüdaya pek önem vermiyen müslümanlar. Kendilerine emredileni değil emredilmeyeni yapma alışkanlıklarından dolayı sünneti zevaide önem vermektedirler. Cahilliğin en büyük özelliği olan öze değil şekle önem vereme hastalığından dolayı Peygamberimizn ahlakla ilgili yüzlerce hadisi olduğu halde onun ahlakını değil giyim kuşamını örnek almaktadırlar. Halbuki iman şekilde değil kalptedir.iman görünüşte değil ahlaktadır. iman sakalda, bıyıkta, şalvarda ,cübbede sarıkta değil. salih ameldedir. Eğer öyle olsaydı göbeklerine kadar bembeyaz sakal bırakan papazların hepsinin cennete girmesi gerekirdi.
Sayın okurlarım dert o kadar büyükki, yara o kadar derinki anlatamam nereye el atsanız dökülüyor. Nereye tutsanız elinizde kalıyor.Değil iki kitap ömrüm olursa bu konuda yüzlerce kitap yazmam gerekecek galiba.
RAVİ:Hadis rivayet edenlere denir.Rivayet olunmuş hadislerin sıhhati herşeyden önce hadisleri nakleden ravilerin güvenilir. (sıka9 olmalarına bağlıdır. Çünkü sıka olan ravi kendisi gibi güvenilir sahih hadisler nakledecektir.Sıka olmayanlarda zayıf hadis nakledecektir.Hadis rivayet edenlerin hadisi kabul edilenlerden olması şarttır.buda bazı şartları gerektirir.Bu şartlardan birisi eksik olursa bu hadisi rivayet edenlerin hadisi alınmaz. ZAYIF HADİS ÇEŞİTLERİ
HADİSİN TANIMI 8
RAVİ: Ravide bulunması gereken şartlar şunlardır.1- Müslüman olma 2- Mükellef olma 3-Adalet 4- Zabt
1-Müslüman olma:Ravinin içiyle dışıyla tam bir müslüman olması gerekir.Kafir ve münafığın rivayet ettiği hadis geçersizdir.
2-Mükellef olma: Çocuk ve delinin rivayet ettiği hadis geçersizdir.
3-Adalet: Hadisi rivayet edenin günahlardan kaçınan takva sahibi dürü…st,doğru sözlü,sevilen, sayılan,kişi olması gerekir.
4-Zabt: Hadisi rivayet eden kişi unutkan olmamalı,bilgiyisaklayan ve unutmayan kişi olması gerekir.Unutkan birinin rivayet ettiği hadise güvenilmez.
MÜDELLES HADİS:Zayıf hadistir.Bu ismi almasının sebebi ravilerden biri duymadığı halde konuşmadığı halde falanca kişiden bu hadisi duydum diye yalan sötlemesinden dolayıdır.Ravisi sıka olmadığı için bu hadis zayıf hadistir.
MÜDREC HADİS:Zayıf hadis çeşitlerinden biri Müdrec kelimesi bir şeyi birşeye eklemek vya içine sokup yerleştirmek manasına gelir.Hadis ilminde ise Ravisi tarafından isnadına veya senedine ,metnine hadisin aslında olamyan bazı sözsler sokulmuş olan sözler demektir. bu hadis zayıf hadistir.
MÜNKER HADİS: Zayıf hadis gurubundandır.Zayıf bir ravinin güvenilir sika ravilere muhalif olarak rivayet ettiği ve bu rivayetinde tek kaldığı hadistir. mesela ”Müslüman kafire ,kafir müslümna varis olamaz. ” bu hadis münkerdir çünkü bunu rivayet (zuhri) güvenilir olmadığı gibi başka hiç kimse buna benzer söz söylememiştir.
MÜRSEL HADİS.Zayıf hadis kısmından biridir. Tabiibnden birinin senedinde sahabeyi zikretmeksizin doğrudan doğruya peygamberimizin adını anarak naklettiği hadislerdir. Mürsel hadisler dinde delil(hüccet) olamaz Ancak bu hadislerin sahabi sözü olması dolaysıyla değeri vardır. Eğer söz kurana ve sünnete ters değil ise bu hadislerle amel edilebilir.nitekim buhari ve müslimde birçak mürsel hadis mevcuttur.
MEVKUF HADİS.Zayıf hadislerden Bu hadislerde söylenen söz resulullaha ait olmayıp sahabilere aittir.Sahabilerin sözleri,fiilleri,ve takrirlerinin toplandığı hadislerdir. Bu hadislerle amel etme zorunluluğu yoktur. Ancak Kurana ve hadise ters düşmeyen sahabe sözüyle amel edilebilir.
MÜNKATI HADİS:Lugatta kesilmiş kopmuş demektir.Hadis ilminde ise ravilerden biri veya her ikisi atlanan veya ravinin kim olduğu bilinmeyen hadislerdir.Bu hadislerle amel etmek caiz değildir.
MU’DAL HADİS:Senet zincirinde peşpeşe iki veya daha fazla ravinin olmadığı bu nedenle zayıf olan hadis.Munkatı hadisin bir şekli olan bu hadis zayıflık bakımından munkatı dan daha zayıftır.
MUHALLEL HADİS:Dış görünüşü bakımından sağlam .sahih hadis gibi görünen.Halbuki uzman hadiscilerin anlayabileceği içinde gizli illet olan hadislerdir. Bu hadislerle amel edilip edilemiyeceğine hadisciler karar verir.
MUZDARİB HADİS:Güvenirlikleri birbirine eşit olan ravilerin birbirinin zıddı hadisleri bildirmesine denir. Aralarında tercih yapılamadığı için böyle hadisler zayıf hadistir. mesela HADİS:Fatma binti kaysın şu hadisi Hz peygamber zekat hakkında sorulduğu zaman O malda zekattan başka hak vardır. Dedi(tirmizi.zekat.27) aynı hadisi aynı kişi ibni macede ”malda zekattan başka bir hak yoktur” diye geçer(İbni mace.zekat KURANLA HADİS ÇELİŞEBİLİRMİ?
HADİSİN TANIMI 9
Sayın okurlarım görüyorsunuz değilmi? aynı kişiden rivayet edilen aynı hadisi birisi öbürünün tam tersi anlamış dolayısıyla biz ne yapacağız . İkisinede itibar etmiyeceğiz illada birini tercih etmek gerekiyorsa Kurana ve sahih hadislere hangisi uygunsa onu tercih edeceğiz.
Sayın okurlarım hadis konusunu ayrıntılı olarak işlememim sebebi her okuduğunuz …hadisi doğru olarak kabul etmeyiniz. Hadislerin nice çeşitleri var. Arkadaşlar sizi daha iyi aydınlatmak için şu örneği vereceğim.hadisi şeriflerin yazılımına 300 yıl sonra başlandığına göre teşbihte hata olmaz. şimdi 2010 yılındayız. çık 300ü 1710 yılı olur değilmi? bugün 2010 yılında yaşayan birisinin sözlerini yazmak gerektiğini farzedelim.mesela kanuniyi ele alalım şimdi yaşayan kişi kanuniyi tam olarak nasıl anlatır.Kanuninin söylediklerini bire bir bilmemiz mümkün olurmu? kaldıki bize anlatanlar kendi cephelerinden olayı ele almazmı.veya almıyormu kimisi kahraman kimisi emperyalist kimisi gaddar,kimisi , dindar,kimisi,seks düşkünü,yani herkes istediği gibi değerlendirmiyormu. bırakın eskiye gitmeyi daha 50yıl önce idam edilen menderesi kimi vatan haini kimi kahraman olarak görmüyormu . İşte muaviye ve yezit peygamberimiz(sav) tüm sülalesini yok ettikten sonra kendi saltanatı için kendi çıkarı için binlerce uydurma hadis üretmiştir.Her zaman söylediğim gibi tekrar söylüyorum . hadisin başında hangi sıfat olursa olsun, sahih,hasen,mürsel,v.b senedi ne kadar sağlam olursa olsun bizim için geçerli olan tek şey Kurana tersmi değilmi tek dayanağımız tek garantimiz o çünkü o insan sözü değil Rabbimin sözü Şimdi size bir soru. Bu sorunun cevabını hep merak etmişimdir ve kime sorduysam tatmin edici cevap alamamamışımdır. Bu sorunun cevabını kim verirse söz veriyorum bir aylık maaşımı vereceğim. Ama lütfen beni ateistlikle bilmem neyle suçlamayın Allah aşkına bende sizler gibi dinini yaşamaya çalışan birisiyim sadece sizlerin sormya cesaret edemediği soruyu soruyorum. Peygamber efendimiz(sav) en az 10 yıl günde 5 vakit namaz kıldı fazlada en az diyorum. yani 365.5=18 250 10 yılda 182500 (yüz seksen iki bin beşyüz) defa namaz kıldı.ve abdest aldı değilmi? 180 bin kez abdest alan bir insanın yanında hiç kimse olmadımı? ve mekkenin fethinde 100 bin kişiye ulaşan müslümanlarda abdest aldılar. Bu insanlar dan hiçbiri merak edip ya resulullah abdest neden bozulur. diye sormadı bunda bir gariplik yokmu? Veya herşeyi anlatan peygamberimiz(sav) abdsti bozan şey şudur niye demedi.Niçin şafiiler Hz. aişeye değdiği için abdesti bozuldu hanefiler kan aktığı için bozuldu diye tereddüt içindeler 1400 yıl geçti hala fikir birliği yok. Abdest ya birinden bozulur ya ötekinden yada ikisinden de bozulur öyle değilmi?Sizce bunda bir gariplik yokmu?180bin kere abdest alan birini ne kimse gördü ne kimse sordu. yüzvbinlerce kişi abdest aldı yıllarca acaba neden abdestim bozuldu diye merak eden hiç çıkmadımı ? Lütfen cahilliğime bağışlayın ve bu sorunun cevabını birisi bana versin ne olur. Sadece abdeste değil Peygamberimiz (sav) benim kıldığım gibi kılın buyurmadımı Yukarıda geçti . iyide hanefiler başka kılıyor şafiiler başka kılıyor bunun cevabınıda lütfen verebilirseniz.Çok iyi olur bun dan başka sorularımda varda bunların cevabını aldıktan sonra inaşaallah selam ve dua ile.
                                  HZ MUHAMMEDİN HAYATI
DOĞUMU ÇOCUKLUĞU VE GENÇLİĞİ:
İnsanlığı hakka ve hakikate sevketip Dünya ve Ahiret saadetlerini sağlamak üzere; Allah(cc) tarafından gönderilen peygamberlerin sonuncusu ve alemlerin rahmeti olan peygamberimiz(sav)(20 nisan 571) 12 rebiulevve…l 571 pazartesi günü Mekkede doğdu. Peygamberimizin Hz. İbrahimin soyundan olduğu ; hem Kuran-ı kerimdeki ayetlerl…e hem de şerecesi ile sabittir. (Muhammed ,b. Abdullah, b. Abdülmüttalip, b.Haşim, b. Abdülmenaf, b. Kusayy, b.Kilab, b. Mürre, b. Kaab, b. Lüeyyb, b.Galib, b. Fihr, b. Malik, b. Ennadr, b. Kinane, b.Hüzeyme, b. Müdrike, b. İlyas, b. Mudar, b.Nizar, b. Me’add, b. Adnan…Hz. İbrahim.
Hz. Peygamberin doğumundan iki ay önce babası Abdullah ticari bir seferden dönüşte Medinede vefat etmiştir.Annesi Amine Kureyş kabilesi kollarından Benü zührenin reisi Vehp . Abdülmenafin kızı idi. O sıralarda ,Mekke eşrafı çocuklarını çölde bir süt anneye vererek emzirme adadine sahip oldukları için, Hz Peygamber,kendi annesi Amine tarafından ancak bir kaç kez emzirilmiş; Süt anneye verilinceye kadarda amcası Ebu Lehebin cariyesi Süveybe ona süt annelik yapmıştır.Daha sonra Mekkeye komşu çöllrde yaşayan Hevazin kabilesinin kollarından ,Benu sa’da mensup Halime binti Ebi Züeyb uzun süre Hz Peygambere süt emzirmiştir. Mekke eşrafı tarafından Mekkenin ağır ve sıcak havası çocukların gelişimine ve sağlıklarına zararlı görülüyor;Ayrıca hac münasebetiyle her kesimden insanla temas halinde bulunan Mekkede Arap dili yabancıların tesiri altında kalabildiğinden ; feraset ve belagata önem veren Mekkeliler;Çocuklarının dili öğrenmesi ilk yıllarında arapçanın saf bozulmamış şekliyle ve olanca feraset ve belagatıyla,arı,duru konuşulduğu,beldelerde geçmesini uygun buluyorlardı. Bu bakımdan fasih arapçaları ile ün yapmış Benu sa’d kabilesi arasında yaklaşık ilk 2.5 yılını geçiren Hz Peygamber; ilerde üstleneceği ilahi risalet görevi için hem bedenen ,hemde ruhen burada hazırlanmış oluyordu.Hz Peygamber 40 yaşından itibaren yürüttüğü islama davet vazifesi kabul etmek gerekirki aslında meşakkatli yorucu bir takım sıkıntıları olan mukaddes bir vazifedir.İŞte bunun için sağlam bir bünyeye sahip olmak gerekiyordu. Hz. Peygamber böyleleikle çocukluğunun ilk yıllarında Mekkenin boğucu sıcak ve sıtmalı havasından uzaklaşmış ,suyu ve havası güzelbölgede sağlıklı bir şekilde gelişme imkanını bulmuş oluyordu.Diğer taraftan güzel konuşmanın kitleler üzerindeki etkisi malumdur. PEYGAMBERİMİZİN ÇOCUKLUĞU
HZ. MUHAMMET(SAV) 2
İlerde muhtelif insan kitlelerine muhatap olacak bir peygamberin şüphesiz iyi bir dil bilgisine sahip olması ve dili davasının uğrunda iyi şekilde kullnması gerekiyordu.İşte bu nedenle Hz Peygamber çocukluğundan itibaren davet faaliyetleri …için hazırlanıyordu. Yanlız kendisi o yıllarda ilerde peygamber olacağına dair hiçbir bilgisi olmadığından bu k…endi iradesi ile değil. Allahın yönlendirmesi ile kontrol ve murakabe altında tutması ile oluyordu. Peygamberimiz süt annesi Halimenin yanında iken vuku bulan ”Göğsünün yarılması”(şerhus sadr-şakkus sadr)oalyınıda yine davete hazırlık olarak değerlendirmek gerekir.Bu olayda Hz. Peygamberin göğsü görevli iki melek tarafından yarılmış kalbi çıkarılarak, şeytanın ve nefsin tasallut ve saptırmasından arındırılmış, ve zemzemle yıkanarak tekrar yerine konulmuştur. Böylece ruhen davete hazırlanmış oluyordu. Göğsünün yarılması olayından sonra süt annesi Halime tarafından Mekkeye getirilerek öz annesi halime ve dedesi Abdülmüttalibe teslim edilen Peygamberimiz(sav) 6 yaşına kadar annesi Aminenin yanında kaldı. Bu sıralarda Amine Hz. Peygamberide yanına alarak Medinedeki akrabalarının yanına ziyarerete gitmişti.Bu vesile ile 6 yıl kadar önce ölen eşinin kabrinide ziyaret etmiş oalacaktı.Bir ay süren bir misafirlikten sonra Mekkeye dönerken Ebva denilen köyde Amine vefat etti.Ve oraya defnedildi.Artık hem yetim hemde öksüz kalan çocuğu dadısı Ümmül Eymen dedesi Abdülmüttalibe teslim etti. Dedesi Hz Muhammede iki yıl bakabildi.Peygamberimiz 8 yaşında iken dedesi vefat etti.Peygamberimize amcası Ebu Talib sahip çıktı. Ve 25 yaşına kadar onun yanında kaldı. Hz Peygamber 12 yaşında iken amcası Ebu Talible birlikte Şama doğru yol alan t,cari bir kervana katılmış,Ve kafile Şam yakınlarında Busra adlı bir mevkide mola verdiği zaman buradaki manastırda bulunan Bahira adlı rahip İslam kaynaklarına göre Hz. Peygamberin özelliklerine bakarak,Onun ilerde Paygamber olacağını anlamıştır. Hz. Peygamber çocukluk yıllarında bile hiçbir puta tapmadığı gibi ; Onlar adına kurban kesmemiş , kesilen kurbanlarında etinden asla yememiştir. Ve asla putlar adına yeminde etmemiştir. Ebu Talibe yardımcı olmak için gençlik yıllarında ücretli çobanlık yapmış; çübanlığı sırasında o zamanki depdebeli karışık ortamdan uzak doğayla başbaşa kalmış ve sürekli tefekkür etme fırsatı bulmuştur PEYGAMBERİMİZİN AHLAKI:
Ne bulursa onu giyerdi.Gümüş yüzüğü vardı.Ve bazen sağ ,bazende sol küçük parmağına takardı..Hizmetci veya başka birini binekte olduğu zaman terkisine alırdı.Deve,at,katır,ve merkep gibi hayvanlardan hangisinibulursa ona biner. bazen başı açık yalınayak ve cüppesiz olarak gezedi.Şehrin en uzak yerlerinde olan hastaları bile ziyarete giderdi..Güzel kokuyu severdi.Fakirlerle …düşer kalkar,ve onlarla beraber yemek yerdi.Asla şahsi kininden dolayı beddua etmezdi.Hiç kimseden öç almamıştır.Hiç kimseyi döğmemiştir. Döğüşmemiştir.Misafire çok ikram ederdi.Resulullah insanların en güzel ve en tatlı konuşanı idi.Bununla ilgili olarak birçok hadis vardır.Az kelimelerle çok şey anlatırdı.Kelimeleri tane tane telaffuz ederdi.Boşa konuşmazdı.Gayet açık sözlü idi.Fuzuli konuşmazdı.daima hakkı konuşurdu.Resulullah yemek ayırmaz. Kalabalıkta yemeği sever.Yemeğe başlarken Besmele çekerdi.Çoğu kez diz üstü bazende bağdaş kurarak yerdi.Yemeği sıcakken yemez.soğumasını beklerdi. Her zaman önünden yerdi.Resulullah elenmemiş arpa unundan pişirilen ekmeği yerdi.Salatalığı ise taze hurma ve tuzla brlikte yerdi.Meyvelerden daha ziyede Yaş hurma,üzüm,kavun,karpuzu severdi.Karpuz yerken şeker ve ekmekle yerdi. Kendisi ava avlamaz. Fakat gelen avlanan hayvanlardan yerdi. Koyunların bacaklarını ve butlarını yemeği severdi.Ayrıca tencerede pişen kabağı, ekmeğin sirkeye doğranmasını,ve acve hurmasını sever. Ve ona bereketli olması için dua ederdi.Soğan,sarmısak pırasa v.b şeyleri yemezdi.Yemekten sonra ellerini yıkar.Ondan sonra yüzünü yıkardı.Suyu 3 nefeste içerdi.her nefeste besmele çeker. ve içtikten sonra elhamdülillah derdi.Evde yemek istemezdi. Sofra kurulursa oturur. yer. ve bazen kendisi kalkıp alırdı. Resulullah. izar,nida,gömle,cüppe ne bulursa giyerdi. Yeşil elbise giymekten hoşlanırdı. Çoğu zamanda beyaz giyerdi. Elbiseleri topuktan aşağya sarkacak kadar uzun olmazdı.Başına bazen sarıklı, bazen sarıksız halde örterdi.Elbiseyi sağ tarafından giyerdi.Eski elbiselerini fakirlere verirdi.
Sayın okurlarım Peygamber efendimizin hayatından bazı kesitleri sizinle paylaştım. Genelde pek bilinmeyen taraflarını yazmaya çalıştım. Gördüğünüz gibi peygamberimizin hayatı çile ve meşakketle geçmiştir.HZ. MUHAMMET(SAV) 5
VUCUT ÖZELLİKLERİ: Hz. Peygamber (sav) Uzuna yakın, orta boylu, pembemsi, nurani , beyaz tenli olup iri yapılı idi.Ama şişman değildi.Ve göbeği göğüs hizasınfdan taşmazdı. Uyumlu ve dengeli bir vucuda sahipti. Başı irice olup ona ayrı bir h…eybet ve güzellik katıyordu.Saçları kumral olup. Düz ile kıvırcık arasında idi. Ve kulak yumuşağına kad…ar uzanıyordu. Sçını çoğu zaman tam ortasından ayırarak iki yana doğru tarardı.Muntazam ve gür bir sakalı vardı.Saç ve sakallarındaki beyaz tel sayısı vefat ettiğinde 20 30 u geçmiyordu.Saç ve sakal bakımını asla ihmal etmez. Yanında devamlı tarak bulundururdu. Kaşlarının arası hafif aralıklı, gözleri siyah,burnunun üst tarafı hayet itidal üzere yüksekçe,dişleri muntazam ve tertemizdi. Devamlı misvak kullanırdı.Omuzlarının arası genişce omuz başaları kalın. El ve ayakları kalınca idi.İki kürek kemiği arasında keklik yada güvercin yumurtası büyüklüğünde tüylerle kaplı kırmızımtrak renkte bir beni vardıki; Bu ben Peygamberlik mührü idi.Yürürken adımlarını düzgünce kaldırarak atar. Sanki yokuştan iniyormuşcasına önüne hafifce eğilerek hızlıca yürürdü. Hz. Peygamber Bedeninin,Elbiselerinin,yi
yeceklerinin ve temizliğine çok dikkat eder. idi.
PEYGAMBERİMİZİN ŞAHSİYETİ VE AHLAKI:
Peygamberimiz(sav) Ahlak ve şahsiyet itibariyle insanların en mükemmeli idi. Bu hususta Kuran-ı Kerim şöyle buyurur.(kalem.4)”Şüphesizki sen büyük bir ahlak üzeresin.” HADİS:”Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.(muvatta.8) HADİS:” Beni Rabbim terbiye etti. Ve güzel terbiye etti.” HABEŞİSTANA HİCRET
HZ. MUHAMMET(SAV) 4
Hz.Peygamber Peygamberliğinin 4. yılından itibaren peygamberliğini açık açık ialan etti. Bu yıldan sonra Mekke müşrikleri özellikle korunmasız. müslümanlara insaf ve vicdana sığmayan eziyet ve işkencelerede bulundular. Bu işkenceler karşısı…nda Hz. Peygamber isteyen müslümanların Habeşistana gidebilleceklerini belirtip hicret izni verilince nübüvvetin 5 ve …6. yıllarında müslümanlardan birer gurup 1. ve 2. habeş hicretlerini gerçekleştirdiler.Mekkeli müslümanların böylece Mekke haricine islamı taşımaları müşrüklerin hınç ve kinini artttıdı.Ama Cenabı Hakkın yardım ve inayeti sebebiyledirki İslama gösterilen bu düşmanlıklar.bile hak dinin yayılmasına yardımcı oluyordu.Mesela azılı müşriklerden Ebu Cehilin bizzat Hz. Peygambere yaptığı sözlü ve fiili bir sataşma Kureyş arasıbda şahsiyeti ve kuvvetiyle büyük bir itibara sahip olan Hz. Hamzanın müslüman olmasını sağladı. Ardından Mekke idare meclisi Darul Nedve de alınan Hz. Peygamberi öldürme kararını uygulamak için harekete geçen güçlü şahsiyet Ömer bin. Hattab Hz Peygamberi öldürmek üzere onu ararken aslında ayakları onu hidayete sevkediyor ve Ömerin katılmasıyla İslam saflarına yeni bir güç ,heyecan ve şevk gelmişti. Hz. Hamza ve Hz. Ömerin müslüman olmaları Kureyşli kafirlerin gözünü korkutmuştu.Bunun üzerine peygambere inananlara peygamberliğin 7. ve 10. yılları arasında boykot ve muhasara kararı aldılar. Mekkeliler ve müslümanlarla ve de onları koruyan Haşim oğulları ile hiçbir müsabette bulunmayacaklarına ,her türlü ilişkiyi keseceklerine,onlarla hiçbir şekilde alışverişte bulunmayacaklarına hertürlü ilişkiyi keseceklerine ,hiçbir alışveriş yapmayacaklarına ,oturup kalkmayacaklarına ,kız alıp vermeyeceklerine dair bir karar aldılar.Bu kararı yazdıklareı sahifeyi kabenin duvarına asarak dini bir hüzviyet verdiler. Bu karara ihanet eden hem vatana hemde dine ihanet etmiş sayılacak ve en ağır şekilde yani idamla cezalandırılacaktı.Mekkeliler tarafından 3 yıl süreyle ve tititzlikle uygulanan bu karar elbette çok sıkıntılı ve zor günler yaşatmıştır. Peygamberliğin 10. yılında bu karar iptal edilip boykot ve muhasara kaldırıldığı vakit. Müslümanlar çok fazla sevinemediler. Çünkü Peygamberimiz(sav) Amcası Ebu Talibi ve hanımı hz.haticeyi art arda kaybetti. Müslümanlar bu yıla hüzün yılı adını verdiler. Ebu Talibin ölmesi işi çok zorlaştırmıştır. çünkü amcası Ebu talib müslüman olmasada yiyenini kolluyor ondan korkusuna yiyenine yanaşamıyorlardı MEKKE DÖNEMİ
HZ. MUHAMMET(SAV) 3
ÇOCUKLUĞU VE GENÇLİĞİ:
Hz. Peygamber(sav) 20 yaşında iken Mekkeliler ile Hevazin kabilesi arasında Ficar harbi vuku buldu. Ve sonra Hilful Fudul(antlaşma) olayı gerçekleşti. Hz Peygamber 25 yaşında bizzat kendisinin idare ettiği bir ticaret… kervanı Hz.Peygamber ile Hz. Haticeyi karşılaştırdı. Ve aralarında gerçekleşen evliliklerinden 6 çocuğu oldu.Bunlardan dörd…ü kız.olup(Zeynep,Rukiyye;Ümmü Gülsüm ,ve Fadime) adlarını almıştır.Bunların 4 üde babalarının peygamberliğine yetişmiştir.Ve ona iman ederek hicret etmişlerdir.Oğulları ise (Kasım ,Abdullah ,İbrahim)dir. İbrahimin annesi Mısırlı cariye Mariye dir. Erkek çocukların üçüde küçük yaşta ölmüşlerdir.Peygamberimiz(sav) güvenirliği ve dürüstlüğü sebebiyle El Emin lakabı almıştır.Hz Peygamber 35 yaşında iken meydana gelen kabe tamiri olayı meselesinde Mekke sülaleleri arasında çıkan ve kanlı bir çatışmaya doğru giden;analaşmazlığı herkesi memnun edecek şekilde çözmesi ona duyulan güveni arttırmıştır. 35 yaşından sonra sık sık tenha yerleri çekilyor tefekkür ediyordu. Bilhassa ramazanlarda bunu dahada sıklaştırıyordu.genellikle
de hira mağarasına giriyordu.
PEYGAMBERLİĞİ VE MEKKE DÖNEMİ:
Hz Peygamber 40 yaşında iken yine bir ramazanda Hira mağarısında tefekküre dalmışken ;Vahiy getirmekle görevli Cebrail(as) Ona ilk vahiy olan alak suresinin 5 ayetini getirdi. Artık o Peygamberlikle görevlendirilmişti.Ona iman eden ilk insan hanımı Hz.Hatice annemiz olmuştur.Erkeklerden ilk iman eden Hz.Ebu Bekir, Çocuklardan Hz.Ali,ve Zeyd bin Harise kendisine ilk iman edenlerdendir.Ardından Hz.Osman,Abdurrahman.bin.Avf,Zübeyr.bin.El Avvam,Talha.bin Ubeydullah, Sa’d bin. Ebi Vakkas,Ebu Ubeyde bin. Cerrah,Said.bin.Zeyd,Abdullah bin. Mesud,gibi şahsiyetler müslüman olmuşlardır.Hz. Peygamber ilk 3 yıl davetini gizli sürdürdü.Bunun sebebi müslüman olanların , mallarına ve canlarına zarar gelmemesi ,Filizlenmekte olan İslam davasının sekteye uğratılmaması içindi. Bu 3 yılda faaliyetler genellikle El Erkam ın Kabe karşısında Safa tepesindeki yamaçlarda bulunan evinde yürütülüyordu. PEYGAMBERİMİZE İTAAT İLE İLGİLİ AYETLER:
(Ahzab.31)”Sizden kim Allah ve Resulune itaat eder,ve yararlı iş yaparsa,ona mükafatını iki kat veririz.Ve ona bol rızık hazırladık.”
(Ahzab.40)”Muhammet sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir.Fakat o Resul ve son Peygamberdir.”
(Ahzab.56)”Allah ve melekleri Peygambere çok salavat g…etirirler.Ey müminler sizde ona selavat getirin. Ve tam bir teslimiyetle selam verin.”
(Ali imran.31)”Deki eğer Allahı seviyorsanız bana uyunki Allahta sizi sevsin.ve günahlarınızı bağışlasın.Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”
(Ali imran.132.)”Allaha ve Resulune itaat edinki rahmete kavuşasanız.”
Ayrıca bakınız(Sebe.28,Sebe.47,fatır.4,Fatır.8,Fatır.23,sad.17,Sad.86,Zümer.19,Zümer,41,Şura.48,Muhammet.33,Fetih.2,
Fetih.10,Huccurat.2,Kaf.45,Zariyat.54,zariyat.55,Tur.29,Tur.40,Necm.1-18,Necm.29,kamer.6,Mücadele.20,Mücadele.22,Cuma.3,Kalem.1-2,
PEYGAMBERİMİZİN AHLAKI:
Resulullah insanların en yumuşak olanı ,en şacaatlisi,insanların en adaletli olanı,insanların en çok namaslu ve iffetli olanı idi.Resulullah insanlareın en cömerti idi.Onun elinde para akşamlamaz.veya sabaha kalmazdı.Elinde para kalsa onu dağıtmdan eve gitmezdi.Eline geçen bütün serveti Allah yolunda harcardı.Kendisinden istenen birşey şayet onda varsa mutlaka verirdi.Kendi ayakkabılarını tamirini yapar.Kendi elbiselewrini diker.Kadın ve mutfak işlerine yardım ederdi.Çok üstün bir haya sahibi idi.Fakir, zengin, büyük, küçük, herkesin davetine icabet ederdi.Hediyeyi küçükte olsa kabul ederdi.Ve hediyeye karşılık verirdi. Hediye olarak verilenleriyer fakat sadaka olarak verilenleri yemezdi.Ayak takımının davetine katılırdı.Şahsı için kızmaz.Allah için kızardı.Aç kalıp karnına taş bağladığı olurdu. Olanı yer asla geri çevirmezdi. Yemek seçmezdi.Yaslanarak yemek yemezdi.Hastaların ziyeretine gider. ve müminlerin cenazelerinin teşyiinde hazır bulunurdu.İnsanların en alçak gönüllüsü idi.Konuşurken sözü uzatmazdı.Üstün bir belagati vardı.İnsanlar içinde en güler  yüzlü olanıdır
Yorum Gönder