Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

NİKAH- RUHBAN

               
                     İSLAMDA NİKAH
Sayın okurlarım yazılarıma gösterdiğiniz ilgi ve alakadan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. o kadar ilgi gösteriyorsunuz ki daha yazımı bitirir bitirmez yüzlerce kişi okuyor.hele 1 gün geçtiyse okuyucu sayısı binlere ulaşıyor.Allah(cc) hepinizden razı olsun. bu bana moral veriyor.Yazılarımda imla hataları var o nedenle sizlerden özür diliyorum.Fakat imla kurallarına uyayım derken …motivasyonum bozuluyor.Kafam dağılıyor. Anlayış göstermenizi rica ediyorum. ilerde tekrar elden geçiririz inşaallah.Binlerce kişi okudu ama senin yazdıkların yanlış doğrusu budur diyen çıkmadı henüz.Eğer olursa elbette onu da sizinle paylaşırım.Benim şu an yaptığım yıllar önce kaleme alıp yazdığım bir kitabı bilgisayar ortamına aktarmaktır.Allah(cc)bizlere Kuranı ve İslamı iyi anlamayı,anladıkları ile amel etmeyi,mutlu,sağlıklı,huzurlu,sevdikleri ile beraber ömür sürmeyi,kalbinde iman,dilinde dua, elinde kuran,aklında islam,işinde iyilik,aşında helal,ticaretinde bereket,evinde huzurlu olmayı hepimize nasip etsin inşaallah. selam ve dua ile .NİKAH:Sayın okurlarım dinimizde nikah konusunda maalesef birçok konuda olduğu gibi doğru bilinen yanlışlar var.İslamda nikah konusuna gelmeden önce islamdan önceki durum ne idi onu biraz irdeleyelim.İslamdan önce kadın insan değil alınıp satılan bir mal idi.Kız çocuğu olan ana babalar ilerde kızlarının başına geleceklerini bildiği için kız çocuklarını ergenliğe ermeden öldürüyorlardı.Kuran-ı kerim bu duruma son vermiştir.Bakın bu konuyu Kuran-ı kerim nasıl açıklıyor.(nahl58-59)”Onlardan birine bir kızın doğduğu müjdelenirse yüzü kızarır. Hiddetinden köpürür.Kendisine verilen müjdeden dolayı halktan gizlenir.Rezilliğe katlanmakmı? yoksa toprağa gömmekmi? gerekir.diye düşünür.Dikkat edin onlar ne kadar kötü hükümlüdür.”Hz Ömer(ra) diyorki Cahiliyye devrinde yapmış olduğum iki şeyden birini hatırlayınca gülerim. Ötekini hatırlayınca da ağlarım.Kahkahayla güldüğüm olay şudur.Helvadan putlar yapar yaptığımız putlara tapardık. Öyle zaman gelirdiki acıkır yiyecek bir şey bulamayınca taptığımız putları afiyetle yerdik.Bunu düşündükce ne kadar cahil olduğumuzu anlar kahkahalarla gülerim.Ağladığım ve kahrolduğum olaya gelince ilerde yüzümüzü kara çıkarmasınlar diye kızlarımızı diri diri toprağa gömerdik.Benimde kızım olmuştu. fakat o kadar güzel o kadar iyiydiki anlatamam birgün kızımı diri diri gömmek için çöle götürdüm.Çukur kazmaya başladım. Kızım konuşabilecek ve anlayabilecek yaştaydı.Kızım kendisini gömeceğimi bile bile hem çukur açmada bana yardım ediyor, hem terimi siliyor, hemde göz yaşlarımı siliyordu. Buna rağmen kızımı diri diri toprağa gömdüm.Bu olayı hatıladıkça sanki kalbime hançer saplanıyor kahroluyorum.(buhari-müslim)Sayın okurlarım yukarıda zikrettiğimiz ayeti kerime ve hadisi şerif islamdan önce kadının durumunu yeteri kadar açıklıyor sanırım. İSLAMDAN ÖNCE KADININ DURUMU
İslamdan önce erkekler kadınlara zorla varis oluyorlardı.varislerin biri gider Ölenin karısının üzerine elbisesini atarak ona varis olduğun gibi bende sana varis odum der.Bundan sonrada isterse o kadını evlendirir. mehirinin tamamını alır.Yani kadını parayla satar .Yahutta elinden malını alır.Kendisine hizmet ettirirdi.İslam bunuda yasakladı.(nisa.10)”Ey iman edenler …kadınlara zorla varis olmanız helal değildir.Onlara verdiklerinizden bir kısmını geri almak için onları sıkıştırmayın.”İslamdan önce kişi üvey annesiyle evlenip onun malını alıyordu.İslam bunuda yasakladı.(nisa.22)”Babalarınızın nikahladığı kadınları nikahlamayın.geçen geçmiştir.Bu hareket haysızlıktır. Pek çirkin bir yoldur.”Görüldüğü gibi hiçbir sosyal hakka sahip olmayan mal gibi alınıp satılan kadın islamın gelmesiyle sosyal ve hukuksal haklara kavuşmuştur.Evlenmek dinimize göre farzdır.işte ayet(nur.32)”İçinizde evli olmayanları, köle ve cariyelerinizden nikaha layık olanları evlendirin.Eğer onlar fakir ise Allah onları keremiyle zengin eder.” bu ayetten anlıyoruzki oğlu kızı hizmetcisi olan kişi bekar olanları ve yaşı gelenleri bir veli olarak evlendirmek zorundadır.Dikkat ederseniz evlensinler denmiyor evlendirin buyruluyor.Bu nüansa dikkat edelim lütfen.Üstelik hiçbir mazeret kabul etmiyor. efendim işi yok parası yok geçinemez gibi mazeretler bu ayete göre geçirsizdir. Çünkü onlar fakir ise ben onları zengin ederin buyuruyor. Kim Allah biz ne yapıyoruz. Çocuğun işi yok mesleği yok ben fakirim çocuğum fakir mazeretine sığınıyoruz.Böylece bilmeyerek Allaha isyan etmiş oluyoruz. Allah diyorki sen fakirliği öne sürme onu evlendir onu ben zengin ederim. Biz ne yapıyoruz Allaha inanmıyoruz sen öyle diyorsun ama ben bildiğimi okurum fakir çocuğumu evlendirmem demiyormuyuz.Sayın okurlarım bilmeyerek öyle hatalar yapıyoruzki inanılamaz ama bu tabi bilmememizden kaynaklanıyor. Allah affeder inşaallah.Dinimize göre evlenen her erkek nikahladığı kadının maddi ve manevi her türlü sorumluluğunu ondan ayrılıncaya kadar üzerine almıştır.işte ayet(nisa.21)”Onlar sizden ağır bir misak(vazgeçilemez ağır anlaşma,akit)aldı.”islama göre evlilikte kadınlarala erkekleri birleştiren şey sukun ve huzurdur.böylece ruhlar huzura erer sevgi ve şevkate ulaşır.Bu husus ayette şöyle açıklanır.(rum.21)”Onun ayetlerinden biride size kendinizden huzur ve sukune kavuşacağınız. eşler yaratmasıdır.Aranıza sevgi ve merhamet koydu Bunda düşünenler için dersler vardır.”(sayın okurum burda bir parantez açmak istiyorum müteşabih konusunda değineceğim inşaallah fakat yeri geldi biraz bahsedeyim kuran-ı kerimde ayet sadece kuranın bölümleri analamında kullanılmaz. arapçada ayetin birçok anlamı vardır.işte bu ayette geçen ayet kelimesi Allahın kanunları,mucizeleri,kuralları,düzeni anlamında kullanılmıştır. ancak ali imran suresi 7. ayeti bazı alimler kuranın içindeki cümleler olarak almışlar. ve buradan yola çıkarak kuranın ayetlerini kimse anlayamaz demişler ve islama büyük zararlar vermişlerdir. müteşabih konusu gelince ayrıntı vereceğim inşaallah.)Konumuza dönersek İslam evlilikte karı kocayı birbirinin tamamlayacısı olarak görür. tıpkı bir elbise gibi işte ayet(bakara.187)”Onlar sizin için bir elbise sizde onlar için bir elbise KARI KOCA BİRBİRİNİN ELBİSESİDİR
Ne güzel bir ifade Allahım siz birbirinin için elbisesiniz.Elbisesi olmayan ne olur çıplak kalır kocası olmayan kadın ve karısı olmayan erkekte çıplak kalmıştır.Dinimiz karı ve kocanın birbirleri üzerinde hakları olduğundan bahseder.işte ayet(bakara.228)”…Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi kadınlarında erkekler üzerinde hakları vardır.”Bu hakların… neler olduğunu ilerde açıklayacağız inşaallah.Sayın okurlarım dinimiz ruhbanlığı yasaklamıştır.Ruhbanlık bilindiği gibi Allahın emri olmadığı halde güya Allaha daha yakın olmak maksadıyla fazla ibadet yapmak Allahın helal kıldığı şeyleri yapmamaktır. Halbuki Allah(cc)kullarına gücünün yetmeyeceği şeylari yüklemez. Bakınız(bakara.285)Allahın emretmediği yükü yüklenmek zamanla insanı bıkkınlığa,ümitsizliğe sevkeder ve zamanla Allahın emrettiklerini bile yapmaz hale gelir.Bunu peygamberimiz(sav) kesinlikle yasakalamıştır işte HADİS:3 kişi peygamberimizin hanımlarına peygamberimizin ibadetinden sorarlar. aldıkları cevap onları tatmin etmez.ve peygamberimizin ibdetini küçümserler.Ve birisi sürekli gece namaz kıldığını, ikincisi sürekli oruç tuttuğunu, ötekisi ise sürekli kadınlardan uzak durduğunu söyler.Bunu işiten peygamberimiz(sav)bu üç adamı yanına çağırarak şöyle der.size ne oluyorki şöyle şöyle demişsiniz.Fakat ben hem namaz kılıyor hem uyuyorum.Bazen oruç tutuyorum bazen tutmuyorum.Kadınlarlada evleniyorum. Kim benim sünnetimi terkederse benden değildir.(müslim.nikah.5)Peygamber efendimizin kadına verdiği önemi şimdi yazacağım hadisi şeriften anlayacaksınız. hanım kardeşlerim bilhassa siz lütfen bu hadisi şerifi defalarca tekrar tekrar okuyunuz.Peygamberimizin size ne kadar büyük önem verdiğini anlayınız. ve tanıdığınız bütün hanımlara aktarınız lütfen işte HADİS:Mümin(erkek)Allah korkusundan ve ona itaatten sonra iyi bir kadından yararlandığı kadar hiçbir şeyden yararlanmamıştır.Çünkü ona emretse sözünü dinler,yüzüne baksa kendisini sevindirir,üzerine yemin etse yeminini doğru çıkarır.başka tarafa gitse namusunu ve malını korur.(ibni mace.5) Aman Allahım doğrusu kıskandım kadınları bu ne büyük lutuf be ne büyük iltifat. erkekere diyorki peygamberimiz. Allaha imandan sonra size verilen en büyük nimet kadınlardır.onların kıymetini bilin. Sayın okurlarım elinizi vicdanınıza koyun bu kadar kadına önem veren bir din hiç kadının hakkını yermi? NİKAHIN HÜKMÜ 5 TİR
Nikahın hükmü evleneceklerin durumuna göre 5 e ayrılır.1-Evlenmediği takdirde harama yönelmesi kesin olan kimsenin evlenmesi farzdır.2-Evlenmediği takdirde harama yönelmesi kesin olmayanın evlenmesi vaciptir.3-Evlenince eşine zulum yapacağı kesin olanın evlenmesi haramdır4-Eşine zulum yapacağından şüphelenelinenin evlenmesi mekruhtur.5-Evlendiği taktirde eşini mutlu edeceği kes…in olan fakirin evlenmesi sünnettir.kaynak(elmevsisi.3.82)EŞ SEÇİMİNDE ÖNCELİK:Evlilikte eş seçimi çok önemlidir.nitekim peygamberimiz(sav)HADİS:” Kadınlarla 4 şeyden dolayı evlenilir.1-DİNDARLIK:Bir kadında aranması gereken birinci şarttır.Dindar olmayan kadın kocasına itaat etmez ona başkaldırır.kocasını aldatabilir.Çocuklarına dini terbiye vermez.Evde huzur kalmaz.o nedenle Peygamberimiz.(sav)HADİS:Kadınlarla dört şeyden dolayı evlenilir.Malı,soyu,güzelliği,ve dindarlığı sen dindar olanı seç mutlu olursun.(buhari.nikah.15,ebu davut. nikah.2)Tabiki erkekler içinde aynısı geçerlidir.Evlenmede öncelik verilecek olanlar2-AHLAK:Kadında ve erkekte aranması gereken ikinci özellik güzel ahlaktır.ahlakı bozuk olan kadın veya erkek karşı tarafa dünyayı zehir eder.küfreder,şikayeti bitmez,hiçbirşeyi beğenmez,havalı olur.eski sevgilisini unutmaz,aşırı müsrif olur,geveze olur,utanması olmaz inat olur,şımarık olur,dedikodu yapar,iftira eder,ara açar,alay eder,küçük görür,hoppala olur. velhasıl böyle bir kadının veya erkeğin kahrı çekilmez.3-GÜZELLİK:Kadında güzellik ve erkekte yakışıklılık aranır. ancak aşırı güzel veya aşırı yakışıklı nin şeytanı bol olur. aldatma riski çok fazladır o nedenle yüzüne bakılacak ve senin gözünü dışarıya sarktırmayacak kadar güzel veya yakışıklı seç.MİHRİNİN AZ OL OLMASI:Bilindiği gibi mehir nikahın şartıdır ve kadının hakkıdır.Ancak bu mehir kocanın ocağını söndürecek kadar fazla olmamalıdır. kocanın gücüne göre tesbit edilmelidir.Kadın aşırı mehir istiyorsa bu kadınla evlenilmez çünkü kadının derdi koca değil yuva değil paradır.Tabi bu erkek içinde geçerlidir kadını zenginliğinden dolayı alacak olan kocaya varılmaz. çünkü onun derdi nikah ve yuva değil paradır.5-ÇOCUK SEVGİSİ:çocuk sevgisi olmayan kadında alınmaz. erkeklede evlenilmez.6-BEKARLIK:Mümkünse bekar alınmalıdır ister kız olsun ister erkek olsun denklik çok önemlidir ilerde gelecek.7-ASALET:Kadında ve erkekte mutlaka asalet aranmalıdır.detay yazmama gerek yok okuyucularım benden güzel yorumlar yapacaktır eminim.8-AKRABA OLMAMALI: Mecbur kalmadıkca yakın akraba ile evlenmemelidir.Çünkü evlilikte amacın biriside akrabayı çoğaltmaktır.kaldıki akraba arsındaki evliliklerde sorun yaşandığında akrabalık bağları kopmaktadır.9-KISIRLIK: Erkek veya kadın kısır olmamalıdır çünkü evlilikteki birinci amaç nesli sürdürmektir.10-DENKLİK:(kefaet)eşler arasında denklik olmalıdır.bu yaş,soy,zenginlik,sosyal yaşam konularında eşler birbine denk olmalıdır. aşırı yaş farkı,aşırı zenginlik farkı, aşırı sosyal fark,aşırı soy farkı herzaman problem çıkarırır. KOCANIN GÖREVLERİ:1-Düğün yapmak2-Güzel geçinmek3-Kadına siyaset yapmak kılıbık ve kazak arası olmak. Annesiyle eşinin arasında siyaset yapmak. çünkü kaynana gelinini gelin kaynanasını aşırı kıskanır.Erkeği bir türlü paylaşamazlar.Eş anayı, ana eşi sürekli kötüler. Akıllı erkek ikisinide idare eder.Anasına o cahil boşver aldırma,karısına o yaşlı aldırma gibi.4-Kadının namusunu korumak5-Karısıyla ş…akalaşmak oynaşmak eğlendirmek neşe vermek.6-Geçimini temin etmek7-Karısını öğretmek terbiye vermek.8- Karısını yatakta yalnız bırakmamak.9-Karısının ve çocuklarının iaşesini temin etmek10-Karısını başakalarının yanında küçük düşürmemek,onu onere etmek.11-Döğmemek ,söğmemek,hakaret etmemek,sürat asmamak12-Sağlığı ve morali ile yakından ilgilenmek.13-Karısının akrabalarıyla iyi geçinmek onlara saygı duymak ve ziyaretlerine gitmek.14-Karısınında kendisi gibi insan olduğunu canı sıkılabileceğini bilip ara sıra gezdirmek hava aldırmak.15-Eline geçen parayı dışarda içkide kumarda,arkadaşlarıyla eğlencelerde yememek.16- Evin ihtiyaçlarını karşılamak(mobilya,beyaz eşya çocuklara oyuncak v.b)Bakın peygamberimiz bu konuda ne buyuruyor.HADİS:”Allah katında en büyük sadaka kocanın evine eşine ve çocuklarına harcadığı paradır.”(buhari-müslim)Ey dışarda parasını harcayan evini ihmal eden erkekler.Duyuyorsunuz değilmi? başakalarına hava atmak için sağa sola para saçacağınıza evinize bir ekmek götürün sadaka sevabı alın.Sayın okurlarım Bu saydığımız maddelerin tamamı ya hadistir ya ayettir. hadis ve ayetleri maddeler haline getirdimki daha iyi akılda kalsın.İslam hukukuna göre nikah akdi hem medeni bir mumele hemde bir ibadettir.Çünkü ibadetin rukun ve şartlarını islam hukuku belirlediği gibi nikahın rukun ve şrtlarınıda islam hukuku belirler. Nitekim Peygamberimiz(sav)HADİS:Sizden birinin evliliğinde sadaka sevabı vardır.(müslim.zekat.52) NİKAHIN ŞARTLARI:1-VELİ:İmam şafii,imam malik ve imamı hanbeliye göre nikahta velinin bulunması şarttır.Veli kadının en yakını olan erkektir. bu mezheplerin dayandığı deliller şunlardır.(bakara.232)”Kadınların kendilerini kocalarına nikah etmelerine engel olmayın”Bu ayeti kerimede velilerin dul kadının evlenmesine engel olmamaları istenmektedir.Eğer kadın tek başına karar verme yetkisi olsaydı v…elilere böyle bir ihtar gerekmezdi.(nur.32)”içinizdeki bekarları evlendirin.”Bu ayettede bekarlar evlensin denmiyor bekarları evlendirin deniyor.Velilere bir çağrı var burada.(bakara.221)”İslamı kabul etmedikçe mümin kadınları Allaha ortak koşan erkeklere nikahlamayın”Buradada veliye işaret vardır.HADİS:Herhangi bir kadın velisinin izni olmadan evlenirse onun nikahı batıldır batıldır batıldır(3 kere tekrarlamıştır).(Ebu davut.nikah.19,tirmizi.nkah. 14)Ayrıca kadın kadını evlendiremez.HADİS:”Kadın kadını evlendiremez kadın kendi kendinide evlendiremez.(ibni mace.15)Velisiz nikah olmayacağına dair bir hadisi şerifte şudur.HADİS:”Nikah ancak veli ile olur.”(buhari nikah.36,ebu davut.nikah.19,tirmizi.nikah.14) Bazı alimler velinin şart olmadığını iddia edyorlar ve delillerini şu ayete dayandırıyorlar.(Ahzap.50)”Eğer mümin bir kadın kendisini peygambere hibe edipte peygamberde onu nikahla almak isterse (diğer müminlere değil) sırf sana mahsus olmak üzere helal kıldık.”(meal.diyanet.423)Bu ayette alimlerin gözden kaçırdıkları veya gözden kaçırttırdıkları şey şudur.sadece sana mahsus olmak üzere denilmektedir(halisetenleke(sana özel,mindunilmüminine(başkamüminlere değil)Az çok arapça bilenler bunu kolaylıkla anlar kaldıki tüm meallerde böyle vermektedir.şimdi peygamberimize özel olduğu açıkca belli olan bu ayeti tüm müminlere şamil kılmak ne kadar gerçekcidir.4 kadından fazla kadınla evlenmek,gece namazı kadınları veli izni olmadan almak bizzat peygamberimize özel izindir. Ancak bazı alimler peygamberimize özel olduğu açıkca belirtilen bu gibi ayetleri kendi çıkarları doğrultusunda herkese şamil kılarkan bazı ayetlerde sana özel demediği halde bu peygambere hitaptır diye işlerine öyle geldiği için ona özel tutmaktadırlar.Halbuki kadınlara boşama hakkı veren(ahzap.28) inci ayette peygambere mahsus sana özel ifadesi kullanılmadığı halde bu peygambere mahsus diyebilmektedirler.Yani kadınlara zulmetmek için ayetlerin anlamıyla nasıl oynuyorlar görüyormusunuz. Onları Allaha havale ediyorum. ne diyeyim. VELİ İZNİ NİHAHIN FARZIDIR
Veli şartı yoktur diye iddia eden alimlerin ikinci dayandıkları delil şudur.(bakara.230)”Eğer erkek kadını üçüncü defa boşarsa ondan sonra kadın bir başka erkekle evlenmedikçe onu alması kendisine helal olmaz.”Bu ayete dayanarak kadının kendi kendine evlenebildiğini veli izni gerekmediğini iddia ediyorlar. Halbuki bu ayetin veli izni ile yakından uzaktan ilgisi yoktur….Bu ayet haram ve helal meselesi ile ilgilidir. peki bu ayeti örnek gösterek karıyı kandırıp alalım kimseninde haberi olmasın kim uğraşacak veliyle aliyle işte kılıfta hazır diyerek hiç ilgisi olmayan ayetleri kendilerine kılıf yapmak isteyenler.Acaba bu ayetten sonarki ayeti niçin okumazlar.Yoksa bektaşi demiş ya Allah namaza yaklaşmayın diyor bende yaklaşmıyorum Allahın dediğini yapıyorum demişlerki ya devamını okusana benim okumam yok demiş. Bunlarda öyle istedikleri ayeti istedikleri anlama çekiyorlar ama işlerine gelmeyen ayeti görmezden geliyorlar. İşte hemen peşindeki ayet(bakara.232)”Onların eski kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın.” işte delil bu gayet açık ve net olarak veliye hitap var.Dedimya okumaları yok bu ayeti okuyamazlar okusalarda anlayamazlar işlerine gelmez. kadına iki cilve yap kandır hop al otur aşağıya .iyide ne halt edersen et Kuranı kullanma müslümanların kanına girme olurmu? yaptıklarını haklı çıkarmalılar nefis ve şeytan öyle istiyor.Veli şarı yoktur diyenlerin bir başka dayanakları da şu hadisi şeriftir.HADİS:(Dul kadın hakkında velinin yapabileceği birşey yoktur.(ebu davut.nikah.25,tirmizi.nikah.18HADİS.:”Bekar kadın kendisi hakkında velisinden daha fazla hak sahibidir.”(ibni mace.nikah.11,ebu davut.25)İşte bu iki hadise dayanarak veli şartının olmadığını iddia ediyorlar. Halbuki iyi incelerseniz.bu hadisler veli izni ile ilgili değil icab ve kabul ile ilgilidir.Tabiki dul kadın kocaya gitmek istiyorum derse velinin yapacağı hiçbirşey yoktur. İkinci hadisteki bekar tabiki velisinden fazla hak sahibidir bekar kız istemezse velisi onu zorla evlendiremez. Bu amaçla bu hadis söylenmiştir. Nerelerden zorlama delil arıyorlar; gördünüzmü? sayın okurlarım.Ayetlerin anlamını hadislerin anlamlarını çarpıtarak delil diye bize yutturdular. onlardan sonra gelen erkeklerinde işine geldi. irdelemediler . Kadınları zaten okutan kim? İşte netice ortada.Veli izni gerekmez denildiği için birçok insan maalesef bilmeyek zina yapmaktadır. Bu öyle bir yol açmışki üniversitede okuyan dindar kızlar ve erkekler. velilerin izni olmadan okulda evlenmekte; velileri onları bekar bilmekte; Okul bitincede boşanıp bekar olarak evlerine dönmektedirler. Ve maalesef bu en çokta ilahiyat fakültesi öğrencileri arasında olmaktadır.Çünkü öbür üniversite öğrencileri zaten nikahsız bereber olmaktadırlar.ki hiç değilse dini kullnamıyorlar dürüstçe bile bile zina yapıyorlar. Şimdi sorarım size bütün bu zinaların vebali kimin üzerinedir. Tabiki veli gerekmez diyenlerin; bile bile diyorlarsa onların üzerinedir. Ve kasıtlı yaptıysalar yatacak yerleri yoktur.
                                 
İSLAMDA RUHBANLIK YOKTUR


RUHBANLIK: Allahın emri olmadığı halde , Allaha daha yakın olmak gaye ve amacı ile ; Allahın emretmediği ibadetleri, Allahın emri gibi yapmak, veya Allahın emirlerini kendine göre çoğaltmak, müstehap olan ibadetleri, farz gibi sayarak devam etmek, mübah(yapılmasında herhangi bir sakınca olmayan) olan işleri kendine yasaklamak. Allahın helal kıldığı şeyleri kendine yasaklamak. haram kılmak. Özetle dinin emretmediği şeyleri dinin emri imiş gibi yerine getirmek. ve dinin yasaklamdığı şeyleri kendine yasak etmektir.


Allah(cc) ve Peygamberimiz(sav) ruhbanlığı kesin olarak yasaklamıştır. Bu konuda birçok ayeti kerime ve hadisi şerif mevcuttur. işte ayetlerin biri.


AYET:” Uydurdukları ruhbanlığa gelince onu biz yazmadık. Fakat kendileri Allah rızasını kazanmak için yaptılar. Ama buna da gereği gibi uymadılar. İçlerin çoğu yoldan çıkmıştır.(Hadid-27)


Bu ayeti kerimede Allahın emretmediğini Allahın rızasını kazanmak için, kendilerine borç edinenler. yüklenenler. açıkça kınanıyor. Allah(cc) yarattığı kulları en iyi bilendir. Hangi yükleri kaldırıp hangilerini kaldıramıyacağını en iyi bilendir. Halbuki Allah(cc) kendisine kulların kaldıramayacağı ağır yükleri yüklememek için dua etmemizi emreder. işte o ayetin meali.


AYET:” Ey Rabbimiz. Bize gücümüzün yetmediği işleri yükleme.(Bakara-286) Bu ayette görüldüğü gibi bırakınız kendi kendimize ağır yükler yüklemeyi . Allahın kendisine ağır yükler yüklememesi için dua etmemiz emrediliyor. Allahın bu emri dururken kendi kendilerine ağır yükler yükleyenler elbette helak olacaklardır.


Allah(cc) kendisinin haram kılmadığı şeyleri kulların kendilerine haram kılmasını kesin bir şekilde yasaklanmıştır. Bakınız Allah(cc)bu hususta kuran-ı kerimde ne buyuruyor.


AYET:”Ey müminler Allahın size helal kıldığı iyi ve temiz şeyleri haram kılmayın. Aşırı gitmeyin. Allah aşırı gidenleri sevmez.(Maide-87) başka bir ayeti kerimede ise şöyle buyuruyor.


AYET:”Deki Allahın kulları için çıkardığı süsü ve güzel rızıkları kim haram kıldı.Deki onlar dünya hayatında inananlarındır. Kıyamet gününde ise müminlerindir.(Araf-32)


Sayın okurlarım Allahın helal kıldığını haram kılmanın şirk olduğunu kendini Allahın yerine koymak olduğunu çok açık bir biçimde şu ayette buyuruyor. işte ayeti kerime


AYET:”Deki Allahın size indirdiği rızıktan bir kısmını helal bir kısmını da haram kılıyorsunuz. Deki Allah mı ? size izin verdi. (siz Allahın elçisi misiniz) Yoksa Allaha iftiramı? atıyorsunuz. (şirk mi koşuyorsunuz.)(Yunus-59)


 Ayeti kerimelerden anlaşılacağı gibi.Bir şeyi helal kılmak veya haram kılmak yetkisi sadece Allaha aittir. Bunların sınırlarını Allah(cc) çizmiştir. Hiçbir kul Allahı sorgulayamaz. Onun helal kıldığını haram haram kıldığını helal yapamaz. Amaç ve gaye ne olursa olsun. ister sofilik olsun ,ister iyi niyetli olsun, ister kötü niyet olsun hiç farketmez. bunun istisnası asla yoktur. istisna koyma yetkiside Allaha aittir. onun koyduğu istisnanın dışına hiç kimse çıkamaz. Bunu yapmaya yeltenenler açıkça şirk koşmuştur. kendini Allahın yerine koymuştur. Mesela Allahın kesinlikle takılmasını emrettiği başörtüsünü hiç kimse hiç bir gerekçe ile yok sayamaz. Hiç kimse buna istisna koyamaz. Hiç kimse bu ayeti yok sayamaz. Hiç kimse Allahın istisna ettiğinden başka istisna getiremez.


 ALLAHIN İSTİSNA ETTİĞİ ŞARTLAR


1-Kadın tek başına iken yanında hiç kimse yokken başörtü takmayabilir.


2-Kadın kocasının,çocuklarının,ana babasının,dedesinin,torunlarının kendisine nikah düşmeyenlerin yanında baş örtüsü takmayabilir.


3-Kadın ergenliğe ermemiş çocukların,kadınların,erkeklikten kesilmiş çok yaşlı erkeklerin yanında baş örtü takmayabilir.


4-Çok yaşlanmış kadın nerede olursa olsun baş örtüsü takmayabilir.


5- Can korkusu olduğunda yani başını açmazsa öldürülebileceği zaman baş örtüsünü takmayabilir.


6- Tedavi için başka çare yoksa doktara karşı başını açabilir.


7- Açlık tan ölme tehlikesi varsa baş örtüsü takmayabilir.


8- Yakınlarının öldürülmesinden korkarsa baş örtüsü takmayabilir.


Sayın okurlarım işte Allahın istisnaları bunlardır. Bu istisnaya keyfi istisna eklemek hiç kimsenin ne alimin, ne devletin hakkı ve yetkisi yoktur. Sınırlar çizilmiştir. Devlet eğer kamusal alanda baş örtüsü takılamaz, memurlar ve öğrenciler baş örtüsü takamaz derse kendisini Allahın yerine koymuştur ki Allaha ortak koşmuştur. Haramları helal kılmaya bir örnek daha vermek gerekirse Allahın yasakladığı Domuz etini ve leşi hiç kimse Allahın verdiği istisna dışında helal kılamaz.


ALLAHIN DOMUZ HAKKINDAKİ İSTİSNASI


1- Açlıktan ölme tehlikesi varsa bir insan yasak olan domuz etini ve leşi yiyebilir.


2- Bunları yemediği taktirde öldürülme tehlikesi ile karşı karşıya ise yiyebilir.


Bunların dışında hiç bir gerekçe ile domuz eti yiyemez. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.


HİÇ KİMSE HELALI HARAM ; HARAMI HELAL KILAMAZ


 İslami usule uygun giyilen giysileri mesela şu renk haramdır. şu kıyafet haramdır.Gibi Allahın yasak koymadığı giysileri haram kılmak hiç kimsenin yetkisinde değildir. Allahın yasaklamadığı islama uygun düşen saç sakal ve kıyafeti kimse haram sayamaz. Allahın yasaklamadığı alışverişi kimse yasaklayamaz. Faizi kimse helal yapmadığı gibi alışverişi kimse haram yapamaz. bu konularda ayeti kerimeler mevcuttur.


Sayın okurlarım hiç kimse Allahın helal kıldığı evlenmeyi kendisine veya başkasına gerekçe ne olursa olsun yasaklayamaz. Aynı şekilde hiç kimse Allahın farz kıldığı günde 5 vakiti 6 vakite çıkaramaz. Ramazanın dışındaki bir günde oruç tutmayı hiç kimse kendisine veya bir başkasına farz kılamaz. Özetle hiç kimse Allahın farz kıldıklarında eksiltme vaya çoğaltma hakkı yoktur.Buna güzel bir örnek şu hadisi şeriftir. Bu hadisi şerifi ham sofular özellikle defalarca okusunlar.


HADİS:”Peygamberimizin ibadetinden sormak için 3 kişilik bir erkek cemaati peygamberimizin zevcelerinden bazılarının odalarına geldiler. Kendileri haberdar edilince sanki onlar azımsadılar. Peygamberin yüce mevkiinden biz nerdeyiz. Onun gelmiş geçmiş günahları affedilmiştir. dediler. Onlardan biri . bana gelince geceleri hep namaz kılacağım. dedi. Öbürü ben bütün seneyi oruçla geçireceğim dedi. Üçüncüsü ise ben de hiç evlenmeyeceğim dedi. Resulullah (sav) onlara karşı geldi de siz kimsiniz? dedi. Haberiniz olsun Allaha and olsunki sizin en çok Allahtan korkanınız. ve en müttaki olanınızım. Fakat ben ramazan ayı dışında bazen oruç tutuyor bazen tutmuyorum. Gecenin bir kısmında kılarım diğer kısmında uyurum. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.(Buhari-Müslim-Riyazüssalihin -133)


HADİS:”Peygamber(sav) camiye girdi birde ne görsün iki direk arasına gerilmiş bir ip . Bunun üzerine bu ip nedir? diye sordu. Yanındakiler o falanca içindir namaz kılarken yorulunca ona tutunur dediler. Resulullah onu çözünüz. Biriniz keyfince namazını kılsın yorulduğunda da yatsın uyusun buyurdu.(Buhari-Müslim-Riyazüssalihin-135) Görüldüğü gibi Peygamberimiz(sav) dinde ifrat ve tefritten şiddetle  kaçınmamızı emrediyor. Allah(cc) ne emretti ise onu yap neyi yasakladı ise onu yapma; kendine göre ibadetler icat etme , kendine göre yasaklar icat etme. Kendini Allahın yerine koyma (haşa). Bakınız Allah(cc) ayeti kerimde ne buyuruyor.


AYET:Biz Kuran-ı size zahmet çekesiniz diye indirmedik. (Taha-1) başka ayeti kerimde ise.


AYET:” Allah size kolaylık diler, güçlük dilemez.(Bakara-185) buyrumaktadır. Bu konuda birçok ayeti kerime vardır. ve birçok hadisi şerif vardır. Bu konuda ciltler dolusu kitap yazılabilir ancak maksat hasıl olmuştur sanırım . görüş ve sorularınızı lütfen iletin. konuya bir hadisi şerif mealiyle son vermek istiyorum.


HADİS.”Dini işlerde yersiz yere abartanlar helak oldu.(Müslim- Riyazüsssalihin-134)
Yorum Gönder