Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

MÜTEŞABİH- ÜMİT


                 KURAN-I KERİM MÜTEŞABİH DEĞİLDİR
KURAN-I KERİM MÜTEŞABİH DEĞİLDİR  KURAN-I KERİMDE MÜTEŞABİH AYET YOKTUR
MÜTEŞABİH:Birden fazla anlama gelebilen veya manasında kapalılık bulunan ayetlerdir.Tefsirinde güçlük çekilen ayet veya kelimelere müteşabih denir. Çoğulu müteşabihattır.Bunların hangi manaya geldikleri yalnız kendilerinden anlaşılmaz.Başka harici bir delil gerekir.Müteşabih genel anlamda ikiye ayrılır.1-LAFIZDA MÜTEŞABİH 2-MANADA MÜTEŞABİH .Lafızda müteşabihte ikiye ayrılır.kelimede müteşabih:Kel…imenin garip bir kelime olması veya birden fazla manaya gelmesi onu müteşabih kılar.b-Cümlede müteşabih:Cümlenin kuruluşunda takdim ve tehir gibi cümlenin uslubundan kaynaklanan müteşabihtir.Mana yönünden müteşabih:kıyamet ile ilgili v.b insanın aklının alamayacağı hususlardır.Ayrıca tevil(yorum) yapılıp yapılamayacağı bakımındanda ikiye ayrılır.1-HAKİKİ MÜTEŞABİH: Tevili mümkün olmayan hurufu mukatta dediğimiz Bazı surelerin başına konan harflerdir(yasin,hamim,eliflam mim gibi)ki bunları tevil etmek mümkün değildir.2-İZAFİ MÜTEŞABİH:Hurfu mukatta dışında kalan tevili mümkün olan diğer müteşabih ayetlerdir.TEVİL:Bir sözü veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme çeviri,yorum,yorumlama anlamındadır.TEFSİR:Kuran-ı kerimin manalarını keşfetmek onda ki müşgil ve garip lafızlardan kastedilen şeyi beyan etmek. Aralarındaki fark tefsir kuran-ı kerimin arapça veya başka bir dille açıklmasıdır.Tevil ise sözü ondan açık(zahir) manasından nispeten kapalı veya ikinci bir manaya çekmek böylece anlamak ve yorumlamaktır.Sayın okuyucular konuyu iyice anlayabilmek için fıkhi terimlerin manasını vermemiz gerek devam ediyorum.ZAHİR:Ortaya çıkan demektir. fıkıh usulu terimi olarak Anlaşılması için dış bir karineye(delil)muhtaç olmayacak şekilde bu anlama açık olarak delalet eden fakat tevile açık bulunan ve kendisinden çıkarılan sözün asıl sevk sebebi olmayan yani gerçek değil görünen lafza zahir denir(lafız ayetin aslı)İslam hukukukundaki usulde lafızlar manaya delaletin açıklığı ve kapalılığı bakımından ikiye ayrılır.1-Manası açık lafız:Bu lafızda kastedilen mananın açıklanması için dış karine(delil)ye ihtiyaç yoktur.Bunlarda3 e ayrılıra-)Zahirb-)Nass-c-)Muhkem2- manaya kapalı lafız:Kastedilen mananın anlaşılması için bir açıklamaya veya dış karineye ihtiyaç vardır.Bunlarda 4 kısımdır.a)-Müşkil.b)Hafi.c.)Mücmel. d) Müteşabih. Zahir olan lafzın(kelime,söz,sözcük)anlaşılması çok kolay olmakla birlikte anlaşılan mana onun aslı değil.Görünen manasıdır. Zahire iki örnek ayet:(nisa.3) Daha önce çok eşlilikte mealini vermiştik. Bu ayette görünen mana yetim kızlara adaletli muamele edilmesidir. Halbuki gerçek manası 4 eşe ruhsat, tek eşe teşviktir.(maide.45)”Biz orada(tevratta) şöyle yazdık .cana can, göze göz, dişe diş,buruna burun,kulağa kulak ve yaralılar için kısas gerekir.Bu ayete ilk bakıldığında tevratın hükümlerini terkettiği için yahudilerin kusurlarını yüzlerine vurmak için indirilmiş gibi görünmektedir. Halbuki ayetin sonunda bu Kuran içinde geçerli olduğu görülür.(maide.45) Ayetin sonu”Kim bu hakkını bağışlarsa bu onun için keffarettir. Kim Allahın hükmü ile hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.İşte görünüşte sadece Tevrattaki hükümlerin bildirildiğizannedilen ayetin müslümanlarıda bağladığı anlaşılmaktadır.Buna yüzlerce örnek vardır.Ey peygamber diye başlıyan ayetler,Ey peygamber hanımları diye başlayan ayetler.ve benzerleri.Allah(cc) hakiki mana ile görünen manayı ayırmak için Peygamberimize sadece sana mahsus olmak üzere tabirini kullanır.”Ey peygamber sadece sana mahsus olmak üzere gece kalk teheccüt kıl”Daha öncede açıkladığımız gibi sana mahsus,bu işe mahsus gibi kişiye veya bir olaya indirgenmeyen ayetler çihan şumuldur.Herkesi bağlar öyle olmasaydı zaten Kuranın emirlerini kimse üzerine almaz.Haşa kuran tarih ve hikaye kitabı olarak kalırdı.Sayın okurum bu konuyu uzun tuttumki kafalarda soru işareti kalmasın.
NASS:Belirlemek sınırlandırmak söz söyleyenin ifade ettiği manaya zahirde açıklık kazandıran şey.Kuran-ı kerimdeki nass sözleri ile açık hükümler ifade eden hükümlerdir.Kurandan ve sünnetten her türlü hüküm çıkarma temelde nass ayet ve hadislere dayanır.Nassa iki örnek verelim.(bakara.275) ”Faiz yiyenler kıyame…t günü ancak şeytan çarpmış gibi kalkarlar.Bu onların zaten faiz alış veriş gibidir demelerindendir.Oysa Allah alışverişi helal faizi haram kılmıştır.”Bu ayetin iniş sebebi faiz ile alışverişin farkını bildirmektir Nass anlamı budur. Alım satımın helal olduğunun bildirilmesi zahir anlamdır.Daha açık ifade ile ayetin başı ayetin sonunda izah edilmiştir.(isra.23)”Ana babaya öf bile deme ”Ayeti ana babaya öf demenin haram olduğu bildirilmektedir. Ancak ana babaya söğmek onları döğmek daha büyük eza olduğu için hiç kimse ana babaya söğmek döğmek yok burda o halde yasak değil diye düşünmez. onların daha büyük haram olduğunu anlar.
MUHKEM.:Sağlam,anlamı açık,yorum götürmez,şüphe kabul etmez,anlamındadır.İslam fıkıh usulunde ise tevile gerek kalmayacak şekilde manası gayet açık olandır.Mesela imanın şartları gibi.Allaha iman edin dendiği vakit başka bir mana anlaşılmaz.Yine fazilet ve ahlak esaslarını bildiren zulum,ihanet,yalan,sözde durmama,ana babaya karşı gelme bozgunculukla ilgili ayetlerde muhkemdir.HAFİ:Gizli saklı şey kendisinde değilde tatbik sahasında kapalılık bulunan ve bu kapalılığı içtihatla giderilebilen fıkıh usulu terimi. Buna göre hafi kendisi açık ve anlaşılır bir kelimedir. Ancak bu kelimeyi uygulamaya koyduğunuzda başka şeylerde buna dahil olurmu? olmazmı konusunda kapalılıkla karşılaşılır.Bu yönü ile hafi yine kapalı lafızlardan müşkil den ayrılır. çünkü müşkil de kapalılık lafzın kendisindedir.Hafi lafza örnek(maide.38)”Erkek hırsız ve kadın hırsızın yaptıklarına karşılık Allahtan bir azap olarak ellerini kesin.”Ayette geçen hırsız kelimesinde bir kapalılık yoktur gayet açıktır ama uygulmaya geçildiğinde başka deliler gerekir. Mesela yankesici,kefen soyucu,terörist,gaspçı,çok mal çalan az mal çalan,ihtiyacı olduğundan çalan,zengin olduğu halde çalan,kaplı yerden çalan, açık yerden çalan,bozulacak malı çalan,değerli mal çalan.ekmek çalan.altın çalan,kasa soyan Bunların hepsi aynı cazayamı? çarptırılacaktır. Bunların. dış karıne ile desteklenmesi açıklanması gerekir.MÜŞKİL:Anlamı kapalı olan lafız delili açık olmayan lafız.Müşkilde kapalılık doğrudan doğruya lafzın kendisidir.Onunla kastedilen mana ancak onu kuşatan karine ve emareler üzerinde incelemede bulunma ve derinlemesine üzerinde düşünme yoluyla anlaşılır.Müşkil lafızlar biden çok mana verir.mesela müşterek bir lafız olan(ayn)göz,pınar,mahiyet,casus gibi manalara gelir. Hangi anlamda kullanıldığını anlamak için ayetin tümüne bakmak gerekir. Mesela( ayet) kelimesinde 30çeşit anlam vardır. ayetin tamamından hangi anlama geldiğini ancak çıkarabiliriz. Müphem ve kapalı olan kendisinden ne kastedildiği anlaşılamıyacak derecede müphem ve muğlak olan tefsir ve araştırmayı gerektiren lafız. Mücmeldeki kapalılığın sebepleri istenilen manayı belirleyen karinelerin bulunmayışından dolayı lafzın müşterek olması (tekvir.17) Bu ayetteki arapça kelimesi müçmeldir.Zira he…m gelen hemde giden anlamında kullanılmıştır.Kuranı kerimin ibadetlerle ilgili hükümlerin çoğu mücmeldir.Mesela namaz mücmeldir. Nasıl kılınmasını gerektiği, rekatları,vakitler,v.b ayrıntıları Peygamberimiz(sav) açıklamıştır.
Allah(cc) kuran-ı kerimi mucize bir kitap olarak indirdi. Kuranı okuyan profösör,okur yazar,batılı doğulu,köylü,şehirli,işci, sanayici,alim, zalim,Asırlar önce,asırlar sonra,Fenni ilim alimleri,dini ilim alimeri,her kim okursa okusun.kendi kapasitesine göre Kuran-ı kerimden birşeyler anlar.Cahil için müteşabih sayılan ayet Alim için muhkemdir.Cahil için anlaşılmayan ayet. Alim için çok kolay anlaşılabilen ayettir.Faiz için olan ayetler fakir için gereksiz görülebilir. Ancak zengin için gereklidir.Din alimleri için gökcisimlerinden bahseden ayet müteşabihtir. Ancak astronomi uzmanı için muhkem ayettir. kolayca anlaşılır.1000 yıl önce ayetlere bakış açısı farklıydı; bugün farklıdır. Bin yıl sonra daha farklı olacaktır.Bugün gayet normal görülen olaylar. 1000 yıl önce mucize idi. Bugün mucize olan olaylar 1000 yıl sonra normal olacaktır.Nasılki televizyon,radyo,telefon,bilgisayar v.b bin yıl öncesinin mucizesi ise bugun bize mucize gelen ışık hızı ile sayahat bin yıl sonra gayet normal kabul edilecektir.Sayın okurlarım.Baştan beri teknik terimlerle sizi yorduğumun farkındayım.Amacım az sonra ayrıntısına gireceğim Ali imran suresi 7. ayetin mealine ışık tutmak idi.teşbihte hata olmaz.ayetleri anlamak neye benzer bilirmisiniz.Gemiye ufuktan ve yakından bakmaya benzer.Ufukta gemiyi bir nokta olarak görür. o mesafeden bakan kişi onun nokta olduğuna yemin etse haklıdır. Çünkü o uzaklıkta ancak o görünür. biraz daha yakından bakan kişi karaltı görür. oda gördüğüne yemin etse geçerlidir.Daha yakından gören küçük bir kayık, daha da yakından gören kişi ise koca bir gemi olduğunu görür.Şimdi yakından bakan kişi diyorki arkadaşlar bu koca bir gemidir ötekileri itiraz ediyor yok o küçük bir kayıktır.Anlatmak istediğim şudur. 1000 yıl önce alim olan kişi bugün çıksa gelse çok cahil kalır.meseleyi hiç bu yönden ele aldınızmı?Ne kadar büyük alim olursa olsun diyelimki 100 yaş yaşamış bir alim 90 sene hiç ara vermeden ve kitaplar önüne getirilmek üzere öyle ya o kadar kitabı bir arada nasıl bulacak kabul edelimki her kitabı okudu. Hemen öbürü ona verildi. bir insan günde kaç sayfa okur. 1 dakikada 1 sayfa okusa saatte 60 günde 1000 sayfa yapar.Senede 360 bin sayfa 10 senede 3 milyon altıyüzbin sayfa 90senede 30 milyon sayfa yapar.her kitabı 1000 sayfa düşünün 30 bin cit kitap yapar. ama bugün bir çocuk bilgisayarın başına geçiyor.Bilgisayarda ne kadar bilgi var biliyormusunuz. 2 milyar cümle mevcut.7 trilyon bilgi mevcut, 500 milyon kitap mevcut. hemde istediği her dili kendi diline çevirip okuyabilme imkanına sahip. Arkadaşlar yapmayın eski alimlere Allahtan vahiy gelmiş gibi peygamber sıfatı vermeyin büyük alimlerdi kabul ama onlarda insandı onlarda hata edebilir. Onlarda yanılabilir. YANILMAYAN kurandır. yanılamayan Allah(cc) dür (Ali imran.7)”sana kitabı indiren odur.Onun bazı ayetleri muhkemdir ki bunlar kitabın esasıdır..diğerleride müteşabihtir.Kalplerinde eğrilik olanlar fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler Halbuki onun tevilini ancak Allah ve ilimde yüksek payeye erişenler bilir….(alimler)ona inandık hepsi rabbimiz tarafındandır.derler.Ancak aklı selim sahipleri düşünüp anlar.” sayın okurlarım bu verdiğim meal sahabiden ibni Abbasın verdiği mealdir. bugünkü mealle karşılaştıracağız inşaallah.HADİS:” İbni mesud şöyle demiştir.Biz ali imran 7. ayetini ”müteşabihin te’vilini Allah ve ilimde ileri gitmiş olanlar bilir.”Biz böyle anladık böyle iman ettik.(taberi.mısır.111.182)HADİS:İbni abbas dediki ben müteşabih ayetlerin tevilini bilenlerdenim.ali imran7. ayet ”Müteşabihin te’vilini Allah ve ilimde ileri gitmiş olanlar bilir.”olarak bildik ve anladık ve anlattık.Ve resulullah (sav) onun(ibni abbas) için Allahım onu dinde fakih kıl ona te’vili öğret.(ibni hambel1.265.hakim.3.534) . Müteşabih ayeti Allahtan başka hiç kimse te’vil edemezse . peygamberimizdemi te’vil edemez . Peygamberimiz kendisine bile yasaklanan te’vili anlaması için neden ibni Abbas için böyle bir dua etsin size mantıklı geliyormu arkadaşlar.Niçin ibni mesut biz ayeti böyle anladık diyor.yoksa bu alimler peygamberimizden ve sahabilerden daha mı iyi anlıyor.Bu işin bir tarafı .Ayetin mealine biraz eğilelim. ”Kalplerinde eğrilik olanlar fitne çıkarmak ve onu te’vil etmek için müteşabih ayetlerin peşine düşerler.Cümleyi dikkate tekrar okursanız.Burada yasaklanan müteşabih ayetleri te’vil etmek değil.yasaklanan fitne çıkarmak,müslümanları kurandan soğutmak,,dinden soğutmak,kafaları karıştırmak maksadıyla müteşabih ayetleri yanlış te’vil etmek tir yasaklanan.Öyle olmasaydı . müteşabih ayetleri te’vil etmek peşine düşmek yasaktır.Denmezmiydi.HADİS:Mücahit şöyle demiştir.Kuran-ı kerimi baştan sona kadar ibni abbasa okudum. ayetleri okurken bana soru soruyor. yanlışlarımı düzeltiyordu.ali imran 7. ayeti okurken (illalah diye durdum bana orda durma mana değişir. (verrasihune filğilm.) orda dur. çünkü müteşabih ayetlerin te’vilini ben biliyorum sen se orda durmakla peygamberin bile bilmediğini iddia etmiş oluyorsun dedi.Allahu teallanın insanın bilgisinin ulaşamıyacağı bir uslupla kullarına hitap etmesi onların helak olması sebebini doğurur.(imamı nevevi şerhul müslim18.18.ibnul hacip,el itkan2.4)verrasihunda ki vav atıf vavıdır.Kaldıki bu ayette ki te’vil tefsir anlamındadır ki tefsiri peygamberde mi yapamıyacaktır.Halbuki bakın Allah(cc) ne buyuruyor.(nuh.1)”….Allahtan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır.”(kuran)”(yusuf.2)”Anlayasanız diye biz onu arapça indirdik”(hicr.1)”Bunlar kitabın apaçık ayetleridir.(sad.29)”Bu kuran ayetlerini düşünsünler ve ibret alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek kitaptır.”(duhan.58)”(ey muhammet)Biz onu(kuranı)senin dilinde kolaylaştırdık ki düşünüp öğüt alsınlar.”(muhammet.24)”Onlar kuranı düşünmüyorlarmı yosa kalplerinde kilitlermi var.”(nahl.44)”İnsanlara kendilerine indirileni açıklaman ve onlarında düşünmeleri için bu Kuranı indirdik.(zümer.27)”Andolsun biz öğüt alsınlar ve sakınsınlar diye insanlara bu kuranda her türlü öğütü verdik”(bakara.164)”….Aklını kullanan kimseler için ayetler vardır”. Sayın okurlarım bu ayetleri nasıl izah etmeli.Kuran diyorki: Siz anlayasınız diye indirdik.İbret alasınız diye indirdik.Bu kitap apçıktır.,Ayrı ayrı açıkladık. Hadi herşey birtarafa bırakalım.Şu ayete ne demeli(zümer.23.)”Allah sözün en güzelini müteşabih olan birbiriyle uyumlu(kitaben müteşabihen messani)ve bikilmadan tekrar tekrar okunanbir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların bu kitabın etkisinden tüyleri ürperir derken hem bedelleri hem gönülleri Allahın zikrine ısınıp yumuşar.İşte bu kitap Allahın dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir.Allah kimide sapıtırsa ona yol gösteren olmaz.” Bu ayette Allah(cc) buyuruyorki bu kuran müteşabihtir. E baştan beride ayetlerin fıkhi durumlarıını yazdık gördükki muhkem ayetler sınırlıdır. gerisinin tamamı müteşabihtir ne yapacağız şimdi nasıl izah edeceğiz. Mademki kimse anlmıyacaktı; Peygamber bile öyle ya Allahtan başka kimse deniyor. Peygamber zikredilmiyor. Öyleyse bu kitabın iniş amacı nedir.? Allah aşkına bana söylermisiniz.? Hanı papazların kiliselerde okuduğu latince dualar gibi kimse bilmesinmi isteniyor anlamak mümkün değil.Bunun altında yatan amaç nedir? Bunun altında yatan amaç; Kurandan müslümanları uzak tutmak. anlamalarını, öğrenmelerini engellemek. Ve ayetleri kendi keyiflerine göre yorumlamak. Ayeti tefsir ve tevil edecek olan olursa o dinden çıktı müteşabih ayete mana verdi diyerek alimleri uzak tutmak daha doğrusu islamı hiristiyanlaştırmak.Başka ne gaye olabilirki.Şimdi onların verdiği manayı yazalım/aliimran.7)”Sana kitabı indiren odur.Onun bazı ayetleri muhkemdir ki bunlar kitabın esasıdır.Diğerleride müteşabihtir.Kalplerinde eğrilik olanlar fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler.Halbuki onun te’vilini ancak Allah bilir.İlimde yüksek payeye erişenler ise ona inandık. Hepsi rabbimiz tarafındandır.derler.Ancak aklı selim sahipleri düşünüp anlar.” evet onların meali bu; şimdi başka bir hataya dikkatinizi çemek istiyorum.burda bir cümle düşüklüğü yokmu ilimde yüksek payeye erişenler ise ona inandık hepsi rabbimiz tarfındandır derler”. peki onlar inandı da cahiler inanmadımı böyle şey olurmu cahiller inanmasa zaten dinden çıkar öyle değilmi?. Görüyormusunuz? Bir durak yerini değiştirmekle ayeti ne hale sokuyorlar.Buna şaşırmayın türkçemizdede var bu ”Oku adam ol baban gibi eşek olma” Adam oldan sonra nokta koyarsan baba eşek olur.yok gibi den sonra nokta koyarsan çocuk eşek olur.Hani arapçayı kınamayın diye yazdım.Kaldıki ayetin sonunda” ancak akıl sahipleri düşünüp anlar”.müteşabih ayetleri yani neredeyse kuranın tamamını kimse anlamıyorsa akıl sahbi olmak neyi ifade eder öyle değilmi? Sayın okuyucularım hakkınızı helal edin. Sizi çok yordum ancak tabuları kırmak kolay değildir.Ama şunu biliyorumki alimleri peygamber yerine koyan onlara şeksiz şüphesiz inanan insanlara değil bu kadar delil; haşa peygamberimizi getirsen ve deseki bu alimler yanlış yaptılar. Gene peygambere değil o alimlere inanırlar. herşey nasip meselesidir.Bize düşen tebliğ.
                             
ALLAHTAN ÜMİT KESİLMEZ


İSLAMDA RECA(ÜMİT)


RECA: Arapçada ümit demektir.İlerde meydana gelmesi umulan arzu edilen bir şeye kalbin ilgi göstermesidir.Allah(cc) karşısında ruhi durumumuzu belirleyen ve davranışlarımızı etkileyen iki duygu vardır.1-reca(ümit)2-havf Korku) bu iki duygu Allahtan korkmayı ve ondan ummayı belirtir.genel olarak korku (havf)insanın başına gelmesini istemediği bir şeye karşı duyduğu endişedir.umut(reca) ise elde edilmek istenen şeye karşı kalbin isteğidir.Her iki durumda geleceğe yöneliktir.Ve insanın tutum ve davranışları üzerinde belirleyici bir rol oynar.Bu nedenle müminin temel niteliklerinden birisi korku diğeri ümittir.ÜMİT 3 ÇEŞİTTİR


1-İnsanın güzel bir amel işleyerek bu amelin kabulunu Allahtan ümit etmesidir.


2-İnsanın kötü işler yaptıktan sonra, günah işledikten sonra tevbe ederek Allahtan bağışlanmasını ummasıdır.


3-İnsanın bir yandan günah işlemeye devam ederken pişman olmadan,tevbe etmeden, Allahın kendisini affedeceğini ummasıdır ki böyle bir ümit insanı felakete sürükler.Müslümana düşen görev Allah(cc) onu hiç affetmiyecekmiş gibi Allahtan korkmak.bunun yanında Allahtan rahmet umarak yaptığı günahlara tevbe etmek ve pişman olmak şartıyla Allahın onu affedeceğini bilmesidir.Allah(cc) günah işleyen ve peşinden tevbe eden ve pişman olan ve kendisinden ümit kesmeyen kullarını sever.o kadar ki Allah(cc) Böyle bir nefse(nefsi levvame nefis konusunda ayrıntı verilercektir.) sahip olan insanın üzerine yemin edecek kadar sever.Bildiğiniz gibi Allah(cc) kendi katında değeri olan ve değer verdiği şeyler üzerine yemin eder.Nitekim


AYET:(KIYAME.2)”Günah işledikten sonra tevbe edip pişman olan nefis üzerine yemin ederimki” Buyurarak İnsanların günah işleyebileceği ki ilerde bu konuda ayetler gelecektir.Allah(cc) günah işlemeyen değil aksine günah işleyen ancak günahlarına tevbe eden, pişman olan, nadim olan müslümanlara çok değer verdiğini böylelerinin umutsuzluğa kapılmamamaları gerektiğini aksine Allahın rahmet ve merhametinin ,af ve bağışlamasının bunlar üzerinde olduğunu üzerlerine yemin ederek belirtmiş oluyor.Nitekim Allahtan ümidini kesmemek hususunda Kuran-ı kerimde birçok ayeti kerime vardır.


AYET:(Zümer.53)”Deki ey kendilerinin aleyhine günahta haddi aşanlar.Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.Çünkü Allah(cc) bütün günahları bağışlar şüphesiz ki o çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir.”Allah(cc) bu ayeti kerimede sadece küçük değil büyük, küçük,bilerek, bilmeyerek her türlü günahları işleyen müslümanların günahlarını affedeceğini müjdeliyor.aslında sadece bu ayet bile Allahtan ümit kesmememiz gerektiğine işlediğimiz günahlar ne olursa olsun kesinlikle tevbe ve pişmanlık şartıyla affedileceğine yeterli delil ve kanıttır. Bu ayete göre bir günah işledikten sonra acaba Allah beni affeder mi? diye düşünmek veya başkalarına sormak bu ayeti hafife almak bu ayeti yok saymak olur ki büyük günah işlemiş oluruz.Eğer bir kimse beni Allah affetmez derse veya karşısındakine Allah seni affetmez derse, bu ve bunu gibi ayetleri inkar etmiş olur.Bile bile yaparsa da dinden çıkar o nedenle


 ALLAHTAN ÜMİT KESİLMEZ


AYET:(Sebe.17)”Allah(cc) şöyle buyuruyor.”Biz nankör olanlardan başkasını cezalandırmayız.”


AYET: (Araf.156)”Bizim rahmetimiz ise herşeyi kuşatmıştır.”


AYET:(Şura.25)”o(Allah)kulların tevbesini kabul eden ve günahları affedendir”Bu ayeti kerimedede görüldüğü gibi Allah(cc) tekrar tekrar kulların tevbesini kabul edeceğini ve günahlarını affedeceğini söylüyor. daha ne duruyoruz tevbe etsek ya


AYET:(Mümin.7)”O(Allah) günahı bağışlayan tevbeleri kabul edendir.’’


AYET(Secde.16)”Onlar korkarak ve ümit ederek rablerine dua ederler.’’


HADİS:”Kim tek olan ortağı bulunmayan Allahtan başka bir ilah bulunmadığına Muhammedin onun kulu ve resulu olduğuna cennet ve cehennemin hak ve sabit olduğuna şehadet ederse Allah(cc) hangi amel üzerinde olsun onu cennete sokar.(Buhari-Müslim)


HADİSİ KUTSİ:”Allah buyurdu ki kim bana bir arşın yaklaşırsa ben ona bir kulaç yaklaşırım.Kim bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak gelirim.hiçbir şeyi ortak koşmayarak yeryüzü dolusu günahlarla huzuruma gelse.ben yine affederim.”


HADİS:Resulullahın huzuruna bir takım esirler gelmişti .ne görsün kadının biri sağa sola koşturuyor.esirler içinde bir çocuk bulduğunda onu bağrına basıyor.emziriyordu.Resulullah buyurdu ki Şu kadının çocuğunu ateşe atabileceğini zanneder misiniz. Bizde hayır vallahi atamaz dedik. Resulullah Allaha yemin ederim ki Allah(cc) kullarına bu kadının çocuğuna olan şefkatinden daha merhametlidir. buyurdu.(buhari-müslim)


HADİS:” Yüce Allah(CC)için yüz rahmet vardır.onlardan bir rahmet sebebiyle canlılar aralarında birbirlerine merhamet ederler.”


HADİS: SİZ GÜNAH İŞLEMEMİŞ OLSAYDINIZ. ALLAH GÜNAH İŞLEYEN İNSANLAR YARATIRDI DA ONLAR ALLAHTAN GÜNAHLARININ AFFEDİLMESİNİ DİLER .ODA ONLARI BAĞIŞLARDI(müslim).”


AYET:(Zuhruf.60)”Eğer dileseydik içinizden yeryüzünde yerinize geçeçek melekler yaratırdık.”Sayın okurlarım görüyorsunuz. Bu ayet ve hadis bize gösteriyor ki insanoğlu beşerdir.şaşar ara sıra ayakları kayar. günah işler fakat sonra tevbe eder. Allah böyle kul istiyor.Hiç günahsız bir kul istemiyor.Eğer dünyada hiç günah işlemeyen emirlerimi harfiyyen yerine getiren kul isteseydim sizi alırdım yeryüzünü melekelerle doldururdum diyor.Allahın zaten sayısız meleği var  ihtiyacı yok ki Alah(cc) peygamberi dışında hiçbir kulu masum yaratmamıştır.Her insanın ama az ,ama çok ,ama gizli, ama aşikar, mutlaka günahı vardır.Çünkü günah işlemek insanın mayasında vardır.Bize ilahi hikmet olarak akıl vermiş ama bunun karşılığında nefis.şeytan,ve şehvet vermiştir ki birbirine düşman bu kuvvetler.çarpışsın.aklın yanına yardımcı kuvvet iman,vicdan ve merhametle aklı güçlendirmiştir.Bunlar sürekli çatışma halindedir.Bir kul günah işleyeceği zaman akıl,merhamet ve vicdan günahı işleme der. bunun karşılığında nefis,şehvet ve şeytan işle der ve teşvik eder. günahı süsler tatlandırır ballandırır. ve nihayet kul günahı işler. AFFEDİLMEYEN GÜNAH YOKTUR


HADİS:”Peygamberimiz(sav)buyurduki Kulların üzerinde Allahın hakkı Allaha ibadet edip ona şirk koşmamaktır.Allah(cc) üzerinde kulların hakkı ise şirk koşmayan kularına azap etmemektir.(Buhari-müslim)”


HADİS:”Müslümanlardan bir takım kimseler Kıyamet günü ; dağlar misali günah ile gelirde Allah onların günahlarını bağışlar.(müslim)


HADİS:”Allah(cc)güneş doğudan doğasıya kadar yani gece sabaha kadar. Gündüz suç işleyen kul tevbe etsin diye gündüz boyunca rahmet elini açar.(müslim)


AYET:(Yusuf.87)”Hakikat şudur ki kafirler guruhundan başkası Allahın rahmetinden ümidini kesmez.”


HADİS:” Cennet birinize ayakkabının bağından daha yakındır.Cehennemde öyledir(buhari)”


HZ.ALİ:” Günahları çok olduğu için ümitsizliğe düşene dedi ki”Allahın rahmetinden ümitsiz olma. ümitsizlik günahlardan çok daha büyüktür.Allahtan ümit kesmek günah işlemekten çok daha büyük bir günahtır.


”HADİS:’Peygamberimiz(sav) bir gün arkadaşları ile beraber otururken.Delikanlının biri huzura geldi. Bir şey sormak istiyor ancak bir türlü soramıyordu.Geri dönüp gidiyor az sonra tekrar geliyordu.bu durum Peygamberimiz(sav) dikkatini çekti.Gence sen bir şey sormak istiyorsun ama soramıyorsun çekinme sor ne soracaksan bizden sana zarar gelmiyecek dedi.Delikanlı büyük bir pişmanlık,mahçubiyet,korku ve endişe ile anlatmaya başladı.Benim mesleğim hırsızlıktır.Ben yeni ölen insanların kabirlerini açarım.Kefenlerini soyar alırım.Sonra aldığım kefeni çarşıda satar. şarap ve kumar parası yaparım.Çok sevdiğim ve aşık olduğum komşumun kızı öldü. Her zaman ki gibi gece gittim mezarını açtım kefenini soydum. ama bir baktım ki vucudu hala sıçak nefsim çekti onun ırzına geçtim.Kız Allah(sav) tarafından dirildi.ve bana dedi ki be hey günahkar benim Allah huzuruna çırılçıplak gitmeme sebep oldun. yetmedi beni cünüp olarak ve zina etmiş olarak gönderiyorsun sen hiç Allahtan korkmaz mısın.dedi. ve tekrar öldü. Yaptığım hatayı anladım.çok pişman oldum. O günden beri ne uykum ne huzurum kaldı. Kahroluyorum. Allahın beni affetmiyeceğindeen seninde beni cezalandıracağından korkuyorum. ne kadar tevbe ettiysem de vicdanım rahat etmedi. Bana hükmünü bildir. cezam neyse ver. dedi.Peygamberimiz(sav) kızgınlığından kıpkırmızı kesildi, yanında oturan Hz.ömer derhal kılıcını çekti gencin kafasını kesecekti ki. Peygamberimiz(sav) olmaz çocuğa söz verdik zarar vermiyeceğiz diye. Diyerek onu engelledi ve çocuğa dönerek defol git seni gözüm görmesin. Diyerek huzurundan kovdu.Bunun üzerine Cebrail(as) geldi.Ve dedi ki Ya resulullah Allahın sana selamı var buyuruyor ki. Peygamber ne zamandan beri benim adıma karar verir oldu. Benim o genci affetmiyeceğimi nerden biliyorduda. O genci kovdu. o genç bir daha günah işlememeye karar vermiştir. Pişman olmuştur. Nadim olmuştur.Tevbe etmiştir.Tevbe eden pişman olan kulun tevbesini kabul etmemek bizim şanımıza yakışmaz.Ve Cebrail şu ayeti getirdi


AYET:(Mümin.3)”O(ALLAH)günahı bağışlayan tevbeleri kabul edendir.” Bunun üzerine peygamberimiz (sav) delikanlıyı çağırdı ve müjdeyi verdi.”


 HAVF(KORKU) VE RECA(ÜMİT)


HZ.ÖMER:”Şöyle buyurdu Eğer bir kişinin cennete gireceğini bilsem. o bir kişinin ben olabileceğine ümit ederim. ve Allaha güvenirim.Yok eğer sadece bir kişinin cehenneme gireceğini bilsem. O kişinin ben olabileceğini düşünür.Allahtan korkarım .” nitekim Kuran-ı kerimde


AYET:(Enbiya.90)”Ümit ederek ve korkarak bize duada bulunurlardı.”


  Kıymetli okuyucularım ayetler ve hadisler o kadar açık ki yorumlamaya bile gerek yok .ayan beyan ortada Ancak tekrarda her zaman fayda vardır.


AYET:(Yusuf suresi 87. ayet)i tekrar hatırlarsak orada Allah(cc)” kafirden başkası Allahtan ümidini kesmez” Burada açıkca Allahtan ümit kesmenin kafirlerin sıfatı olduğunu müslümanların o kafirlere benzememek için asla Allahtan ümidini kesmemek gerektiğini açık seçik beyan ediyor.Daha da ileri ye gidersek Allahtan ümidini kesenlerin kafir olabileceği ima ediliyor.Şimdi bakalım bugünün hali ehvaline.Bir dini radyoda dinledim. Kadınlar diyor çorap giymeden namaz kılarsa kafir olur. Aman Allahım bu ne cüret kadın namaz kılıyor. Tesettüre uyuyor. anacak hanefi mezhebini taklit edip sadece topuktan aşağı yani çorap giyilen ayak bölümü görünüyor diye kafirlikle suçlanıyor.Dine ne kadar büyük zarar verdiklerini görüyormusunuz? O radyo kapatılsa vay islama çatıyorlar diye kıyamet kopartılır.Başın açık o o Allah seni affetmez direk kafirsin!, içki içtin, kafir!,kumar oynadın kafir!,Ayakta su içtin oturarak içmedin kafir oldun!. ayakta işedin kafir!. ne yapsan kafir oluyorsun .Adamlar kendilerini Allahın yerine koydular. sürekli onun adına karar veriyorlar. Herkes kafir herkes cehennemlik ya hu Allah bu cenneti boşuna yaratmış o zaman 8 tanede kat koymuş milyarlarca müslümanın rahatlıkla istedikleri gibi yaşayabileceği kadar geniş yaratmış boşuna zahmet etmiş cennete kimse gitmeyecek ki herkes cehennemlik bizim haşa!allah larımız öyle diyor.Yahu okudunuz Buharide ve Müslimde ve kütübü sittede Ebu davutta ,Tirmizide bütün hadis kitaplarında geçen gencin olayını Genç o kadar korkunç günah işliyor ki bir değil birkaç tane hırsızlık var, içki var kumar var,kefene ölüye saygısızlık var,zina hemde en çirkini ölüye zina var, kızın dirilip ilahi uyarı var; var oğlu var bu kadar korkunç günahları işleyen kişiyi peygamberimiz kovdu diye azar işitiyor sen kendini benim yerime nasıl koyarsın. diye uyarılıyor. Ve üstelikte ayet iniyor.Bizim haşa Allahlarda onun adına karar vermeye devam ediyor.o o yok seni Allah affetmez sen cehennemliksin! o o sen kafir oldun!. kardeşim bir insana kafir diyebilmen için açıkca Allaha ortak koşmuş , Allahın ayetlerini inkar etmiş veya imanın şartlarını inkar etmiş olması lazım gelmez mi sen dört dörtlük müslümana nasıl kafir dersin kimden bu yetkiyi aldın yoksa peygamberimize verilmeyen yetki sana mı verildi.Allah(cc) bırakın bunu Allahtan ümidini kesenlerin dinden çıkacağını söylüyor sen çoktan dinden çıktın haberin yok; kaldı ki daha kötüsü sen Allahtan ümidini kesmekle kalmadın başkalarının da Allahtan ümidini kesmesine sebep oluyorsun.


HÜKÜM VERMEK YALNIZ ALLAHA AİTTİR


  Sayın okurlarım bana en çok sorulan soruların başında inanın bu geliyor.Hocam şu günahı işledim Allah affetmez diyorlar ne yapmalıyım. Evet o kadar çok kendilerini Allah yerine koyan var ki inanamazsınız.Cennet ve Cehennem bu Allahların!(haşa)elinde ya ver onlara para cenneti kap, onları sev, onlara tap cenneti kap, onları öv cenneti kap, ama onlardan değilsin değil mi? aman Allahım cehennemin dibine gittin yandın kül oldun. Falan tarikat mensubu dışındakiler küllen kafirdir hay daa. Al sana bir din. Öyle ya o tarikat din o dinin sahibi ve Allahıda’(haşa) şeyh sen o dine inanmazsan o şeyh Alllahına inamazsan kafir olursun tabi.(haşa)Allahım bizi böylelrinden muhafaza etsin. Böylelerin peşinden gidenlere de akıl fikir versin ne diyelim.


Falanca guruptansın tamam cennet garanti. Ama o guruptan değilsin kafirsin, O grup din. başındaki de Allah(haşa) falanca mezhep tensin tamam; ama ben hak başka bir mezheptenim olmaz sen kafirsin öyle ya mezhep din başındaki de Allah(haşa) sen falan partidensin eyvallah cennet garanti; ama ben başka partiyi tutuyorum olmaz kafir oldun. Benim partim din başkanı da Allah!(haşa Allah diyorum, peygamber demiyorum farkındaysanız. Çünkü peygamberin cennete cehenneme sokma yetkisi yok. Kafir yapma yetkisi yok .Kesmiyor bunları illa Allah olacaklarlar olmuşken en büyüğü olsun değil mi? Aman Allahım etraf Allahtan geçilmiyor .Biz Allahı bir bilirdik, halbuki milyarlarca Allah varmış da haberimiz yokmuş.sadece bu türlü değil başka türlü Allahlarda var haramı helal eden Allahlar var.  Dedikodu haram olur mu? ben doğruyu söylüyorum o halde  haram değil.  Faiz haram olur mu? Devletin emri böyle o halde haram değil.  Haramları helal; Helalları haram yapan Allahlar var. Bitmedi ayetleri inkar eden ayete değil kendi kafalarına göre hüküm koyan Allahlar var kardeşim bu konuda ayet var olur mu falanca hoca böyle dedi; falanca alim böyle dedi. Sen ne anlarsın ayetten  bu konuda ayet dendiğinde yok olur mu falanca şeyh böyle dedi,Görüyor musunuz? sayın okurlarım ne kadar çok Allahımız varmışta haberimiz yokmuş Allah(cc) ü önemsemeyip onu kaale almayıp nefsine,çıkarına,mala,kadına,zevke,dünyaya tapanlar var onlar yarım Allah onları saymıyorum tam Allahlardan bahsediyorum. Birde teknoloji Allahları var bu televiyyon,bilgisayar,radyo,telefon,matbaba her icat her yenilik haram bunları kullanan kafirdir. Gördünüzmü ne çeşit Allahlarımız var seç, beğen al .Hangisi hoşunuza giderse seçmece bunlar.Memleket Allahtan geçilmiyor kul bulmakta zorlanıyorlar prim,teşvik,reklam la kul aranıyor.bakalım hangi kulu hangi din hangi Allah kapacak! (haşa). Sayın okurlarım o kadar doluyum ki yemin ederim. çok az yazıyorum. Sizi fazla germek istemiyorum ama içim  alev alev yanıyor. Kahroluyorum mahvoluyorum. keşke farkına varmasam keşke umursamasam keşke boş versem ama olmuyor elimde değil evim yanıyor, komşumun evi yanıyor,mahalle yanıyor şehir yanıyor nasıl rahat olabilirim. Olamıyorum lütfen beni kınamayın şunu da zannetmeyin bu hoca dört dörtlük vallahi değil beni görseniz yaşantımı bilseniz yüzüme tükürürsünüz yazdıklarına bak yaşantına bak diye işte benim isyanım sadece bunlara değil kendi nefsime vallahi herkesten çok kızıyor ve kınıyorum Ama işte Ayetleri ve hadisleri gördünüz. Bu ayet ve hadislere güvenerek Allahtan ümidimi kesmiyorum. Sizde Allahtan ümidinizi kesmeyiniz. Allah acaba yaptığım iyilikleri ibadetleri kabul eder mi diye tereddüt etmeyin. Yapılan ibadetler ne kadar eksik ,yanlış olursa olsun. Allah dilerse kabul eder. Gel kardeşim içki içsen de ,kumar oynasan da,adam öldürsen de, hangi günahı işlemiş olursan ol gel diyor Allah(CC) Bu kapı her zaman açık Müslüman da onun affetmiyeceği günah yok yeter ki pişman ol yeter ki nadim ol yeter ki tevbe et.
Yorum Gönder