28 Ocak 2018 Pazar

KOĞUCULUK(SÖZ TAŞIMA)




24- İSLAMDA KOĞUCULUK


SÖZ TAŞIMA ARABOZUCULUK KOĞUCULUK(NEMİME)


Kıymetli okurlarım genellikle dedikodu ile nemime, koğuculuk yani söz taşıma birbirine karıştırılmaktadır. Doğru olarak söz taşımak da nemime [koğuculuk] olur. Yalan katılırsa iftira da olur. Koğuculuk günahtır. Ahirette cezası ağır olduğu gibi, dünyada da insanların aralarının açılmasına sebep olur. Onun için "Taş taşı da, söz taşıma" derler.


Bir kimseye, o kimse hakkında bir başkasının söylemiş bulunduğu bir sözü ya da o kimseye yönelik yapmış bulunduğu bir işi gördüğünü veya duyduğunu öne sürerek ulaştırma, aktarma, götürme, taşıma işine koğuculuk adı verilir. Diğer adları ‘söz taşıma’ veya ‘nemime’dir


DEDİKODU İLE KOĞUCULUK ARASINDA FARK VARDIR


Gıybet ile koğuculuk (nemime) arasında fark vardır. Gıybette, bir kimse hakkında konuşma vardır. Konuşulanın konuşanları ilgilendirip ilgilendirmemesi veya doğru olup olmaması da gıybet fiilini değiştirmez. Eğer konuşulanlar yalansa, hem gıybet hem iftira edilmiş olur. Konuşulanlar doğru ise, gıybet yapılmış olur. Koğuculukta ise, anlatılan şeyler kendisi ile konuşulan kimseyi ilgilendiren bir konuda olmaktadır: ‘Senin hakkında şunu dedi veya senin aleyhinde şunu yaptı’ türünden konuşmalar koğuculuktur. Kendisine söz götürülen kimsenin sıradan biri olması ile herhangi bir konuda yetkisi bulunan bir görevli olması arasında fark yoktur. Bu bakımdan jurnalciler ve ihbarcılar da ‘koğucu’ konumundadır. Ancak, Allah (c.c) için yapılan şahitlik bunun dışındadır. Çünkü burada gerçeğin ortaya çıkması ve adaletin sağlanması söz konusudur.


Şunu iyi bilelim ki size başkasından laf getiren kişi sizin lafınıza mutlaka o kişiye götürecektir.


Koğuculuk; Nemime, Söz gezdirme, laf taşıma, fitnecilik, çekiştiricilik, dedikoduculuktur. Bir kimse aleyhine söylenen sözleri bir kötülük maksadıyla o kimseye ulaştırma demektir.


Bu çok kötü bir huydur. Bu yüzden nice dostların arası açılır, nice düşmanlıklar ortaya çıkar.


Birinden laf alıp diğerine götürmek de ahlâksızlıktır. Haramdır. Çünkü bu huyda olanlar, insanlar arasına nifak saçarak kardeşlik bağlarını gevşetirler. Toplum içinde huzursuzluklara, geçimsizliklere sebep olurlar.


Laf taşıyıcılar, ahlâken en kötü insanlardır. Bazı insanlar, rakiplerini, iş arkadaşlarını gözden düşürmek için koğuculuk yaparlar. Böyle bir davranış neticesinde birçok ailelerin başına büyük felaketler gelir.


Dostları, ahbapları çekiştirip, biri birine düşürmek, karı koca, akraba ve hısımları, baba ile oğul ve kardeşler arasını açmak için gammazlık yapmak, cemaatler veya sanat ve ticaret erbabı arasında laf taşımak, bir insanı mevkiinden düşürmek için onun aleyhinde bulunmak, ondan söz taşımak bu tip bir koğuculuktur.


Bir kimseye, o kimse hakkında bir başkasının söylemiş bulunduğu bir sözü ya da o kimseye yönelik yapmış bulunduğu bir işi gördüğünü veya duyduğunu öne sürerek ulaştırma, aktarma, götürme işi yani söz taşıyıcılık da bir çeşit koğuculuktur. Şahit olunan bir olayı veya sözü, kötülük ve fesat maksadıyla başka yerlere götürüp ve yaymak demektir. İslamiyet, bu kötü hasleti yasaklamıştır.


İmam Gazâli şöyle der: Koğucu sana bir kimseden koğu getirip, örneğin ‘Filan kişi seni sevmez. Senin hakkında şöyle dedi, senin işini bozmak veya düşmanınla işbirliği yapmak ister’ derse şu beş şeye dikkat etmen gerekir


SİZE BİRİSİ BİR SÖZ GETİRİRSE 5 ŞEYE DİKKAT EDİN


1.) Onu tasdik etmemelisin. Zira o kişi koğuculuk etmekle fıskı kesinleşmiş fasık olmuştur. Fasıkın sözü reddolunur, kendisi kovulur.


AYET:(Hucurat-6)“Ey iman edenler, eğer bir fasık size bir haber getirirse onu tahkik edin.”


2.) Ona nasihat etmek ve koğuculuktan menetmek, sakındırmaktır. Zira Hak Teala


AYET:(Lokman-17)“İyiliği emret, kötülükten vazgeçtirmeye çalış!” buyurur. Zira koğuculuk kötülüktür.


3.) Onun koğuculuğu ile aleyhinde konuştuğu o Müslümana su-i zan etmemek gerekir. Zira Hak Teala şöyle buyurur:


AYET:(Hucurat-12)“Zannın çoğundan kaçının!”


4.) Onun sözü doğru mudur, değil midir? Araştırmak gerekir. Zira bu, tecessüstür. Hak Teala tecessüsten nehyedip


AYET:(Hucurat-12)“Birbirinizin kusurunu araştırmayın” buyurmuştur.


5.) Onun koğusunu hiç kimseye anlatmamak gerekir. Eğer böyle yaparsa kendisi de koğucu olmuş olur. Ve kendi nehyettiğini işlemek vardır. Nitekim şair demiştir ki:


‘Benzerini yapa geldiğin huylardan başkasını menetme.


‘’Zira kendin yaptığın halde bunu başkasından yasaklaman sana büyük ar (ayıp)dır.’


Hasan Basri Hazretlerine bir adam gelir ve: “Filan kimse senin hakkında şöyle şöyle dedi.” Şeklinde koğuculuk yapar. Hasan Basri Hazretleri: “Filanın yanında sen ne yapıyordun?” diye sorar. O adam da: “Onun yanında misafirdim.” diye cevap verir.


-Hasan Basri: “Hangi çeşit yemekleri yedin? Diye sorar. O adam da yediği yemekleri sayarak yirmi çeşit yemek yediğini söyler. Bunun üzerine Hasan Basri: “Be hey fasık! Yirmi çeşit yemeği hazmettin de bir tek sözü hazmedemedin mi?” der ve adamı huzurundan uzaklaştırır.


-Alimlerden birine: “Filan seni gıybet etti, senin aleyhine konuştu.” diye bir haber getirirler. Alim olan zat: “Sen beni ziyaret etmekle büyük hata yaptın, üç tane cinayet işlemiş oldun.


1- Mümin kardeşimden beni soğuttun, yani ben ona kırıldım, onu sevmez hale geldim.


2- Boş olan kalbimi meşgul ettin.


3- Benim yanımda kendi itibarını ve değerini düşürdün. Sana güvenim kalmadı. Korkarım benden alacağın sözleri de başkalarına götüreceksin. Şu anda sana söz söyleyecek gücüm kalmadı.”


Hz Peygamber (SAV) bir hadislerinde şöyle buyuruyor:


HADİS: “Ashabımdan hiç biri, diğeri hakkında hoşlanmayacağım bir şeyi bana ulaştırmasın. Çünkü ben salim bir kalple yanınıza çıkmayı arzu ederim.”


AYET: (Kalem 10-14)’’ "(Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan laf getirip götüren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye sakın boyun eğme!"


Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:


KOĞUCULUK YAPAN CENNETE GİREMEZ


HADİS:’’ "Koğuculuk yapan cennete giremez."Buhârî, Edeb 49, 50; Müslim, Îmân 168, 169, 170. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 33; Tirmizî, Birr 79


HADİS:(Hasetçi, koğucu ve falcı benden değildir.) [Taberani]


HADİS:(En kötünüz, söz taşıyan, dostların arasını bozan ve ayıp araştırandır.) [Taberani]HADİS: (Kovuculuk yapan melundur.) [İ.Maverdi]


HADİS:(Söz taşıyan helalzade değildir.) [Hakim]


HADİS:(Söz taşıyan, veled-i zina veya zina karışıklığı bulunan soysuz kimsedir.) [Beyheki]


HADİS:(Koğucu, kıyamette maymun suretinde haşrolunur.) [R.Nasıhin]


HADİS:(Söz taşıyan Cennete giremez.) [Buhari]


Bu hadis-i şeriflerde geçen (Cennete giremez), (Benden değil) demek, "Tövbe edip helalleşmeden ölen, cezasını çekmeden Cennete giremez" manasındadır. Eğer affa veya şefaate uğrarsa veya sevapları çok olur, günahlarından fazla gelirse Cennete girer. Değilse, cezasını çeker. Ehl-i sünnet itikadında, günah işleyene kâfir denmez.


Her doğru söylenmez. Laf taşırken doğru söylenmiş olabilir, ama bu doğruyu söylemek de büyük günahtır. Yoksa eğer yalan söylüyorsa, kendinden bir şeyler katıp yorumlayarak söylüyorsa o zaman iftira etmiş olur ki bunu günahı kat kat fazladır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:


HADİS:(Koğuculuk, kabir azabına sebep olur.) [Beyheki]


HADİS:(Allahü teâlâ laf taşıyanın kabrinde bir ateş musallat eder. O ateş onu kıyamete kadar yakar.) [Şir’a]


HADİS: Resulullah efendimiz, iki kabre uğradı. (İkisi de azaptadır. Biri, elbisesini idrardan korumaz, diğeri ise koğucu idi) buyurdu. (Şir’a)


Salih bir zat, kendisine söz getirene dedi ki:


(Bize üç kötülük getirdin. Sevdiğim kimseyi bana düşman etmek istiyorsun. Huzurlu kalbimi karıştırdın. Benim yanımda âdil, iyi biri idin, kendini fâsık, kusurlu yaptın.)Hadislerden Öğrendiklerimiz


1. İki kişinin arasını bozmak amacıyla birinden diğerine söz taşıyıp müzevirlik yapmak haramdır.


2. Koğuculuğu âdeta meslek edinmiş olanlar veya helâl sayanlar cennete giremez.


3. Kabir azâbı vardır. Koğuculuk yapmak da kabir azâbının sebeplerinden biridir.


4. İşlediği hatayı küçük görmek, basite almak sonuçta büyük sıkıntılara ve pişmanlıklara sebep olur.


5. Mümin kendi hatasını büyük görüp onu ortadan kaldırmaya bakmalıdır.


KOĞUCULUK AFETİNDEN KURTULMAK İÇİN SÖZ GETİRENE KARŞI 6 ŞEY YAPILMALIDIR


1- Ona inanmamalı. Çünkü söz getiren fâsıktır. (Fâsıka inanılmaz. Sözü ile hareket edilmez. Koğucunun sözlerini kabul etmek, koğuculuktan daha kötüdür) buyurulmuştur.


2- Onu bu münkerden nehyetmeli. Çünkü Allahü teâlâ


AYET:(Münkerden nehyet) buyurdu. (Lokman 17)


3- Onu sevmemeli! Çünkü söz taşımak günahtır. Günahkâr sevilmez. Onu düşman bilmeli!


4- Söz getirdiği kimseye acaba hakikaten söylemiş mi diye suizanda bulunup da ona kötü gözle bakmamalı! Çünkü suizan haramdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:


HADİS:(Suizan etmeyin! Suizan, yanlış karar vermeye sebep olur. İnsanların gizli şeylerini araştırmayın, kusurlarını görmeyin, münakaşa, haset ve düşmanlık etmeyin, birbirinizi çekiştirmeyin, kardeş gibi birbirinizi sevin!) [Müslim]


5- Getirilen sözün doğru olup olmadığını araştırmamalı! Çünkü tecessüsü, günahları araştırmayı, Allahü teâlâ yasak etmiş,


AYET: (Birbirinizin kusurunu araştırmayın) buyurmuştur. (Huccurat 12)


6- Getirilen söz hakkında kimseye bir şey söylememeli! Eğer söylenirse, başkasının perdesi yırtılmış, günahı meydana çıkarılmış olur. Kusurları gizlemeli, açığa vurmamalı. Çünkü hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:


HADİS:(Arkadaşının kötülüğünü gizleyenin kusurları, kıyamette gizlenir.) [Taberani]


HADİS:(Arkadaşının ayıbını görmeyip gizleyen, Cennete gider.) [Taberani]


HADİS:(Arkadaşının ayıbını açığa vuranın ayıbı açığa çıkar. Hatta evinde bile rezil olur.) [İbni Mace]


HADİS:(Müslümanın ayıbını araştıran, ona kötülük etmiş olur.) [Ebu Davud]


HADİS:(Birini tevbe ettiği günahtan dolayı ayıplayan, aynı günaha maruz kalmadan ölmez.) [Tirmizi]


Görüldüğü gibi söz taşıyan kaç tane farzı terk ediyor ve kaç tane haram işlemiş oluyor.


SORU:Bir arkadaş benim aleyhimde konuşmuş. Başka arkadaş da, benim iyiliğim için, konuşulanları bana anlattı. Arkadaşın yalan söyleyeceğinden şüphe etmiyorum. Fakat belki yanlış anladığı yer olma ihtimalini düşünerek, araştırdıktan sonra tedbir almam uygun olur mu?


CEVAP: Size bunu nakleden arkadaş, söz taşımış, koğuculuk yapmış, yani haram işlemiştir. Siz de bunu dinleyip kabul etmişseniz, günaha ortak olmuşsunuzdur. Koğuculuk, umumiyetle birinin aleyhinde konuşulanları ona aynen ulaştırmak demektir. Gıybete benzeyen tarafı da vardır. Bir kimsenin hoşa gitmeyen şeyini başkasına açıklamaya da söz taşımak denir. Söz taşımak, büyük günahlardandır. Söz taşımaya nemmamlık, koğuculuk denir. Tevbe etmeli, bir daha nemmamlıktan [söz taşımaktan] sakınmalıdır!


7 SORU 7 CEVAP


Ebu Ubeydullah’tan rivayet edilir: “Adamın biri yedi mesele için bir âlimin peşinden 70.000 fersahlık yol kat etti. Nihayet ona dedi ki: “Ben, Allah’ın sana verdiği ilimden faydalanmak için geldim. Bana söyler misiniz?


1-) Gökten daha ağır olan şey nedir?


2-) Dünyadan daha geniş olan şey nedir?


3-) Taştan daha katı olan şey nedir?


4-) Ateşten daha yakıcı olan şey nedir?


5-) Zemheriden daha soğuk olan şey nedir?


6-) Denizden daha derin olan şey nedir?


7-) Yetimden daha zayıf olan kimdir?


Âlim cevap verdi:


1-) Masum bir insan iftira etmek, göklerden daha ağırdır.


2-) Hak, dünyadan daha geniştir.


3-) Kanaatkâr kalp, denizden daha derindir.


4-) Hırs, ateşten daha yakıcıdır.


5-) Darlığa düşünce, yakınlarına halini arz etmek, Zemheriden daha soğuktur. (Fakr-u zaruret içindeki insanlar, yakınlarına dertlerini söyleyemezler, meramlarını anlatamazlar, yardım talebinde bulunamazlar.


6-) İmansızın kalbi taştan daha katıdır.


7-) Koğucunun koğu, (laf taşıyanın laf taşıması) meydana çıkınca o, bir yetimden daha zelil duruma düşer.”


İşte koğuculuk, nemmamlık, laf taşıyıcılık, bu kadar kötü bir illettir. İnsanı, anasız babasız bir yetimden daha zelil, daha perişan kılar. İnsanı toplum içine çıkamaz, kimsenin yüzüne bakamaz hale getirir.


YAĞMUR DUASININ KABUL OLMAMASININ SEBEBİ


İsrail oğullarında şiddetli bir kıtlık ve kuraklık olmuş, yağmurlar yağmamıştı. Bunun üzerine Hz Musa (AS) ile kavmi birlikte üç defa yağmur duasına çıkmışlar, yine de yağmur yağmamıştı. Hz Musa (AS) ellerini kaldırarak dua ve niyazda bulunmuş: “Ya Rabbi! Bu kulların üç defa dua ettiler, yağmur istediler. Dualarını kabul etmedin.” Diyerek hallerini arz etmişti. Bunun üzerine Allah: “Ey Musa! İçinizde nemmam (koğucu) olduğundan sizin duanızı kabul etmedim.” buyurdu. Bunun üzerine Hz Musa (AS): “Ya Rabbi! Nemmamın kim olduğunu bize söyle de aramızdan çıkaralım.” dediğinde Allah şöyle buyurdu: “Ey Musa! Ben sizi nemmamlıktan men ediyorum. Onun kim olduğunu söylemem.” buyurdu. Bu durum karşısında kavmin hepsi nemimeden tevbe ettiler. Sonra da yağmur duasına çıktılar. Allah dualarını kabul etti ve yağmura kavuştular.


Görülüyor ki, Allah, nemime olmasın diye şahıs ismi tayin etmiyor. Ya bizler? Filan şöyle söyledi, filandan şu kusurlar var, falanda şu ayıplar var deriz. Acaba bunlar nemime değil de nedir? Acaba bizlerde nemimenin günah olduğunu anlayabilecek kadar akıl yok mudur? Neden koğuculuk yapıp laf taşıyalım, birbirimize düşman olalım, kendimize düşman kazanalım, dostların arasını ve muhabbetini neden bozalım?


SÖZ TAŞIYAN HİZMETCİ


Rivayetlere göre, sâlih kişilerden biri elindeki hizmetçisini satılığa çıkarmış, müşteri çıkınca, sâlih kişi müşteriye demiş ki:


-Bak kardeşim, bu hizmetçinin hiç bir ayıp ve kusuru yoktur. Yalnız ve yalnız iki yüzlüdür ve koğuculuk yapar. Müşteri böyle olmasına itiraz etmeyerek cariyeyi satın alıp evine götürdü. Çok geçmedi ki, hizmetçi huyu itibariyle yerinde duramaz oldu. Efendisiyle hanımının arasını açmayı düşündü ve bunun için bir plân hazırladı. Bir gün hanımefendisine giderek mühim bir şeyden bahsetmek istediğini söyledi. Hanımefendi kulak kesildi, dinliyorum seni dedi.


Hizmetçi gözleri nemlenerek dedi ki :


-Çok sevgili hanımım! Çok iyiliğinizi gördüm. Beni evlâdınız gibi seviyor ve koruyorsunuz. Fakat efendiniz başka bir kadına meyletmiş vaziyette. Buna bir çare bulunmazsa yakın gelecekte aile yuvanız yıkılabilir ve bu saadetli günleriniz karanlığa boğulabilir!


Bu haber hanımefendiyi birdenbire sarstı, adetâ şuursuz kesildi ve:


-Acele söyle, kiminle bu anlaşma? Efendim nasıl olur da benden başkasını sevebilir?


Hizmetçi yine o nemli gözleriyle :


-Muhterem hanımım! Üzülmeyin bunun bir çaresi vardır, becerebilirseniz, her şey hallolur, efendimiz de yalnız kendi evine bağlanıp kalır. Bu gece efendi uyuyunca usturayla onun sakalından bir kıl kopar, kâfi.


Hanımefendi bütün samimiyet ve saflığıyla buna inandı. Hizmetçi bu kez oradan kalkıp efendisinin yanına gitti ve ona :


-Size çok mahrem bir haberim vardır, müsaade buyurursanız anlatayım! dedi.


Efendisi müsaade edince hizmetçi şöyle bir haber verdi:


-Efendim, siz veli nimetim olarak bulunuyorsunuz. Sizin aleyhinizde olacak bir şeyi duyar da haber vermezsem, nankörlüğün en kötüsünü yapmış olurum. Hanımefendi başka bir erkekle anlaştığı için bu gece sizi usturayla boğazlamaya karar vermiştir. Aman bir hal olmasın, sakın uyumayın!


Bu haber efendiyi sarstı, önce inanamadı, hizmetçinin gözlerinin nemine, konuşmasındaki ciddiyet ve samimiyetine bakarak inanmak zorunda kaldı. O gece hiç uyumamaya karar verdi. Netice uyku zamanı gelince herkes odasına çekildi. Efendi de uyur gibi gözlerini kapadı, gelecek olan tehlikeyi tesbite çalıştı. Gecenin üçte biri geçmişti ki, hanımefendi elindeki usturayla odaya girdi. Efendi hemen yerinden fırlayıp karısını bir hamlede vurup öldürdü, derken iki tarafın akrabası birbirine girdi bir nice kişiler yok yere can verdi.


Bunun içindir ki büyük âlim Yahya bin Eksem diyor ki: “Koğuculuk yapan kimse, sihirbazdan daha kötüdür, adam öldürenden daha canidir. Koğucunun ve ikiyüzlünün bir saatte îşleyeceği fitne ve fesadı sihirbazla cani bir yılda işleyemez.”


İslâm ahlâkçılarından Eksem bin Seyfî diyor ki: «Dört tip insan vardır ki bunların ikisi hem dünyada, hem de âhirette zelil ve hakirdirler. İkisi ise yalnız dünyada hakirdir, iki yüzlü ile yalancı hem dünyada hem de Ahirette zelil ve hakirdir. Borçlu ile yetim (günaha sapmadıkları, kul hakkı yemedikleri takdirde) yalnız dünyada hakirdirler.


RABBİM BİZLERİ HER TÜRLÜ ŞERLERİ İŞLEMEKTEN VE HER TÜRLÜ ŞERLERE MARUZ KALMAKTAN MUHAFAZA EYLESİN AMİN.

Hiç yorum yok: