27 Ocak 2018 Cumartesi

PEYGAMBERİMİZİN VEDA HUTBESİ




9- PEYGAMBERİMİZ( SAV) İN VEDA HUTBESİ


Bismillahirrahmanirrahim


"Ey insanlar!


"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.


"İnsanlar!


"Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl


Mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur.


"Ashabım!


"Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O'da sizi yargılayıp sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski


sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,


bulunamayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.


"Ashabım!


"Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah


böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmuttallib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin


ana paranız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.


"Ashabım!"


"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen


kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu İlyas bin


Rabia'nın kan davasıdır.


"Ey insanlar!


"Muhakkak ki, şeytan şu topraklarda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun


dışında ufak tefek islerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da


sakınınız.


"Ey insanlar!


"Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın


emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde


hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı; yatağınızı hiç


kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer


gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onların yataklarında yalnız


bırakmanıza ve izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki


hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.


"Ey Müminler!


"Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı


Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.


"Müminler!


"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar


kardeştirler. Bir Müslümana kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse


o başkadır.


"Ey insanlar!


"Cenab-ı Hakk her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet


etmeye luzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.


Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle, Allah'ın,


meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın. Cenab-ı Hakk, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet


ve şehadetlerini kabul eder.


"Ey insanlar!


"Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarisiniz, Adem ise topraktandır. Arabın Arap


olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın


da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında


en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır.


"Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabı ile idare ederse, onu


dinleyiniz ve itaat ediniz.


"Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine


suçlanamaz.


"Dikkat ediniz! Su dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:


Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.


Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz.


Zina etmeyeceksiniz.


Hırsızlık yapmayacaksınız.


"İnsanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri


zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. Hesapları ise Allah'a aittir.


"İnsanlar!


"Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"


Sahabe-i Kiram birden şöyle dediler:


"Allah'ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye


şehadet ederiz!"


Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şehadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve şöyle buyurdu:


"Şahid ol, yâ Rab! Şahid ol, yâ Rab! Şahid ol, yâ Rab!"

Hiç yorum yok: