ANA BABA - AYIP



67- ANA BABA HAKKI ÖDENMEZ

Kıymetli okuyucularım. Ana-baba nesillerin devamı için hayat pınarının sürekli akması için vazgeçilmez unsurlardandır. ilk babamız Adem ilk anamız havva olmasaydı. Bu dünya düzeni olmazdı. Allah(cc) nesillerin devamı için öyle bir sistem kurmuştur ki Ana babaya çok büyük şefkat ve merhamet hissi vermiş. Bu sayede ana ve babalar hiçbir karşılık ve menfaat beklemeksizin çocuklarını büyük bir zahmetle ve çile ile büyütürler. Maddi ve manevi hiçbir fedakarlıktan kaçınmazlar. Üstelikte bunu seve seve seve yaparlar. İşte bu nedenledir ki Allah(cc) kendisine şirk ve ortak koşmaktan sonraki en büyük günahın ana babaya isyan olduğunu birçok ayeti kerime ile bildirmiştir. Peygamberimizde yüzlerce hadisi şerifinde bu konuya değinmiştir. Nitekim bakınız Kuran-ı kerimde ayeti kerimede ne buyuruluyor.

AYET: ”Deki Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım. Ona hiçbir şeyi orta koşmayın, ana babaya iyilik edin.(Enam-151) Peygamberimizde hadisi şerifinde buyuruyor ki

HADİS: ”Size günahlardan en büyüğünü haber vereyim mi? Size büyük günahlardan en büyüğünü haber vereyim mi? Size büyük günahlardan en büyüğünü haber vereyim mi?(3 kez sordu) Sahabe buyur ya Resulullah dediler. Peygamberimiz(sav) :”Büyük günahların en büyüğü Allaha ortak koşmak ve ana babaya isyan etmektir.”(Buhari- Müslim- Riyazüssalihin -262)

ANA BABANIN RIZASI VE GAZABI ALLAHIN RIZASI VE GAZABIDIR

Kıymetli okuyucularım Görüldüğü gibi Allah(cc) ve peygamberimiz(sav) Allaha şirkten sonra ana babaya isyan etmenin en büyük günah olduğunu bize bildiriyorlar. Başka bir ayette bakın nasıl açıklanıyor.

AYET: (Nisa-36)”(veğbudullahe vala tüşriku bihi şeyen vebilvalideyni ihsanen) Allaha ibadet edin. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın; ve ana babaya iyilik edin.

Bu ayette de görüldüğü gibi Allah(cc) kendisine ibadet etmemizi, kendisine şirk koşmamamızı emrettikten hemen sonra ana baya iyilik etmemizi emretmektedir. Peygamberimiz(sav) buyurdu.

HADİS: ”Allah’ın rızası anne ve babanın rızasıdır. Allah’ın gazabı anne ve babanın gazabıdır.(Tirmizi-Birr-3, İslam ilmihali-sayfa 4) Aman Allah’ım sadece bu hadisi şerif bile ana babanın değer ve kıymetini anlatmaya yeterde artar bile. Başka bir hadisi şerifte peygamberimiz(sav) buyurdu ki

HADİS: ”Peygamberimize Allah katında en üstün amel hangisidir? Diye soruldu. Peygamberimizde” Vaktinde kılınan namaz, anne ve babaya iyilik etmek ve Allah yolunda savaşmaktır” buyurdu.(Buhari- salat-5,Müslim- iman- 36,islam ilmihali-480) Bu hadisi şeriften de anlıyoruz ki ana babaya iyilik Allah yolunda cihat etmekten üstündür.

ANA BABAYA İYİLİK CİHATTAN ÜSTÜNDÜR

HADİS:” Bir adam peygamberimiz(sav) e gelerek. Allah yolunda hicret etmek ve Allah yolunda savaşmak için sizden izin istiyorum dedi. Peygamberimiz(sav) ” Anne babandan sağ olan var mı? Diye sordu. Adamda evet ya Resulullah anne ve babam yaşlı olarak ikisi de sağdır. Diye cevap verdi. Bunun üzerine peygamberimiz(sav) Allah yolunda hicret ve Allah yolunda savaşmaktan daha büyük bir sevap ister misin? Diye sordu. Adam: Elbette kim istemez deyince Peygamberimiz(sav) Anne ve babanın yanına dön onların bakım ve gözetimini güzelce yap. Bu senin için en büyük sevaptır buyurdu.(Buhari- Müslim- Riyazüsssalihin-253) Kıymetli okuyucularım ana babaya iyiliğin Allah yolunda hicret ve savaştan daha üstün olduğunu bize Peygamberimiz(sav) açıkça ilan ediyor. Anne ve babaya iyilik dinimizin en önemli konularından biridir. Hatta denilebilir ki dünyada huzura kavuşmak ve ahirette ebedi saadete kavuşmak ana ve babaya iyi davranmaya onları el üstünde tutmaya bağlıdır.

ANA BABAYA ÖF BİLE DEMEK HARAMDIR

Kıymetli okuyucularım. Evlatların ana babaya karşı görevlerini kısaca şöyle özetleyebiliriz.

1-Ana babaya karşı tatlı dilli ve güler yüzlü olmak. Bakın Allah(CC) ne buyuruyor.

AYET:” Rabbin sadece kendisine kulluk etmenizi Ana babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa kendilerine öf bile deme, onları azarlama, ikisine de güzel söz söyle, onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger. Ve Rabbim küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse sende onlara rahmet et, diyerek dua et.(isra-23-24)

Kıymetli okuyucularım. Bu ayeti kerimede Allah(cc) Ana baya iyiliği kesin bir şekilde emrediyor. Yani ana babaya iyilik yapmak evlatlar üzerine farzdır. Namaz, oruç, zekat nasıl farz ise ana babaya iyilikte farzdır. içki, kumar, zina nasıl haram ise ana babaya öf (bıkmak, usanmak, surat asmak, yüksek sesle konuşmak, onlara küfretmek, hakaret etmek, döğmek, gasbetmek) kesinlikle haramdır. Sadece buda değil onlara dua etmekte farzdır. Duanın nasıl edileceğini başka bir ayet bize öğretiyor.(rabbeneğfirli velivalideyye velil müminine yevme yegumul hisab)”Yarabbi Kıyamet günü geldiğinde sen den af diliyorum, ana babamı bağışlamanı diliyorum. Müminleri bağışlamanı diliyorum.” buyuruyor.

ANA BABAYA KARŞI GÖREVLERİMİZ

1- Ana babaya karşı güler yüz ve tatlı dilli olmak

2- Ana babanın yüzüne sert ve öfkeli bakmamak. Anne babının yüzüne karşı surat ekşitmek, surat asmak, yüzünü buruşturmak, yüzünü eğmek kesinlikle haramdır.

3-Onları söz ve davranışları ile hiçbir şekilde incitmemek.

4-Çağırdıkları zaman hemen koşmak.

5- Emir ve isteklerini hemen yerine getirmek.

6-Her işte onları memnun etmek.

7-Yanlarında yüksek sesle konuşmamak.

8-Geçimlerini sağlamak

9-Yaşlandıklarında kendilerine hizmet etmek.

10-Öldüklerinde onları rahmetle anmak

11-Onların ruhu için hayır yapmak

12-Onlar için dua etmek kuran okumak

13-Vasiyetlerini yerine getirmek.

14-Dostlarına iyi davranmak.

Kıymetli okuyucularım bütün bu vazifeleri yerine getirmemizi emreden Allah(cc) ve Resuludur(sav).

ANA BABAYA İYİLİK MAĞARADAN KURTARIR

HADİS: ”Sizden önceki ümmetlerden üç kişi yola çıktılar. Gecelemek için mağaraya girdiler. Derken dağdan kopan büyük bir kaya parçası mağaranın kapısına dayanır. Artık o mağarada mahsur kalmışlardır. Çıkma imkanları kalmamıştır. Ne yaptılarsa mağaradan çıkmayı başaramazlar. Umutları kesilince kendi aralarında derler ki her birimiz yaptığımız bir iyiliği söyleyelim ve Ya rabbi bu iyiliğimiz senin katında geçerli olduysa bizi kurtar diye dua edelim derler. Birinci adam der ki Ya rabbi ben koyun sürüsü sahibi idim çobanım vardı. 1 sene koyunlarıma baktı. Tam hakkı olan iki koyunu ona verecektim ki gitti. Ne kadar aradıysam ve beklediysem kendisine ulaşamadım. Bunun üzerine onun koyunlarını onun namına büyüttüm öyle ki yıllar sonra o iki koyun sürü haline geldi. Bir gün o çoban çıktı geldi. İki koyununun istedi bende ona bütün sürüyü verdim. Kabul etmek istemedi. Ona durumu anlattım ve zorla verdim. Ya rabbi eğer bu iyiliğim senin katında değerli ise bizi buradan kurtar diye dua etti. Bunun üzerine mağaranın kapısı biraz aralandı. Ama bir insan geçecek büyüklükte değildi. İkinci adam şöyle dua etti. Yarabbi benim çok sevdiğim bir komşumun kızı vardı. Ben fakirdim, onlar zengindi. Kız beni beğenmedi ve reddetti. Daha sonra ben zengin oldum. Onlar fakirleştiler. Kız yiyecek karşılığında benim olabileceğini söyledi. Ama ben o kızı çok sevdiğim halde durumundan yararlanmadım. Allah rızası için ona istediğinden fazlasını verdim ve kendisine dokunmadım. Yarabbi eğer bu iyiliğim sein hoşuna gittiyse bizi kurtar diye dua etti. Ve mağaranın kapısı biraz daha aralandı. ancak yine bir insan geçecek kadar aralık yoktu. 3. adam şöyle dua etti. Ya rabbi benim yaşlı anam babam vardı. Onları yedirmeden asla ne kendim ne çocuklarım nede hayvanlarımı yedirirdim. Bir gün geç kaldım. Geldiğimde uyuyorlardı. Yemeklerini hazırladım yanlarına vardığımda uyuyorlardı onlara kıyamadım sabah kadar başlarında ben, çocuklarım ve hayvanlarım aç olduğu halde bekledim. Sabah uyandıklarında önce onları yedirdim sonra biz yedik. Yarabbi bu iyiliğim hoşuna gittiyse bizi buradan kurtar dedi ve mağaranın ağzı tamamen açıldı ve o üç adam kurtuldular.(Buhari- Müslim- Riyazüssalihin-sayfa- 30)

ANA BABAYA BAKAN CENNETE GİRER

AYET: ”Bİz insana ana va babasına güzellik ve iyilik yapmasını emrettik.(ankebut suresi- ayet-8)

HADİS: ”Bir çocuk babasına hakkını ödeyemez ancak babasını köle olarak bulur onu satın alır ve azad ederek ona bakarsa o zaman belki hakkını ödemiş olur.(Müslim-Riyazüssalihin- 249)

HADİS: ”Burnu üzerine sürtülsün, burnu üzerine sürtülsün, burnu üzerine sürtünsün. Kim ya Resulullah? ”Ana babasının ihtiyarlık halinde birine veya her ikisine yetişip te cenneti hak edemeyen kimse.(Müslim- Riyazüssalihin- 251)

HADİS: ”Bir adam Peygamberimize şöyle sordu. Anne babanın ölümünden sonra evlatlar ne yapmalıdır?. Resulu Ekrem(sav) buyurdu ki. ” Onlara karşı hayır ve dua ile onlar için mağfiret dilemelisin. Onlardan sonra kendilerinin yemin, vasiyyet, borç, v.b gibi hususlardaki sözlerini yerine getirmelisin. Onların akrabalarına ki senin de akrabandırlar. Saygı ve sevgi göstermelisin. Onların arkadaşlarına ikram etmelisin.(Ebu Davut Riyazüssalihin-26668 -)

AYIPLARI ÖRTMEK
Kıymetli okuyucularım Ayıp: Kusur, noksan, eksiklik, leke, fena, uygunsuz, utanmaya sebep olan hal demektir. İslam toplumunda insanlar yuvalarından, özel hayatlarından ve kendilerinden emin olarak yaşarlar. Hangi sebeple olursa olsun şahısların dokunulmazlığını çiğnemek, aile mahremiyetini ortadan kaldırmak. Yasaklanmamıştır. Hatta suçluyu bulmada bile olsa insanların gizli hallerini araştırmak yasaktır.
Ayıpları örtmek ise başkalarının, kusur, eksiklik, utanılacak şey, suç, cürüm, şeref ve haysiyete aykırı davranış, fena, kötü, utanç verici şey cinsinden yaptığı işlerin duyulmasını, görülmesini önlemek yayılmasına mani olmak demektir. Toplumu ve insanlığı kötülüklerden korumak için işlenen ayıpları örtmek ahlaki faziletlerin başında gelir. Böylece İslam’ın övdüğü, Müslümanlar da bulunmasını istediği, faziletlerden biriside başkalarının ayıp ve kusurlarını örtmek ve gizlemektir. Nitekim Cenab-ı hak Kuran-ı kerimde şöyle buyurur.
AYET: ''Ey inananlar zandan kaçının zira zannın çoğu haramdır. Bir kimsenin ayıp ve kusurunu araştırmayınız.(huccurat-12)
Bu ayette insanların noksanlarının araştırılması hatalarından bahsedilmesi gizliden gizliye şahsi hayatındaki sırlara ulaşılmaya çalışılması yasaklanmıştır.(velatecessesü) den maksat müminlerin eksiklerini bulacağız. diye Sui zan(kötü zan , kötü tahmin , kötüye yorumlamak) ederek casus gibi gizliden gizliye inceden inceye araştırmayın demektir.

KENDİ AYIBINI AÇIĞA VURMAK YASAKTIR
Kıymetli okuyucularım Müslümanlar sadece başkalarının kusur ve ayıplarını değil kendilerinin de gizli işledikleri ayıp ve kusurları açıklamaktan men edilmiştir. Dinimiz bunu da yasaklamıştır. Hadisi şerifte
HADİS:” Suçunu açığa çıkaranlardan başka ümmetimin hepsi bağışlanmıştır. Suçunu açığa çıkaran bir kişi geceleyin bir günah işler. Sonra sabahlar. Allah(cc) onu örttüğü halde sabahlar. Ey falan dün gece şöyle şöyle günah işledim diyerek gizli olarak işlediği günahı açığa çıkarır. Halbuki Rabbi onun günahını örtmüştü. Kendisi günahını açığa vurduğu için Allah’ta o günahı yazar.(Buhari- Müslim-Riyazüssalihin- 205) buyurmuştur. Demek ki neymiş? gizli işlediğimiz günahları açığa çıkarmamalıymışız. Açığa çıkardığımızda yazılmayan günahın yazılmasına sebep oluruz. Bazı insanlar vardır. Gerçekten bir marifetmiş gibi günahlarını başkalarına anlatır. Bundan büyük bir keyif ve haz alır. Böylece hem yazılmayan günahını yazdırmış olur. Hem de başkalarına örnek olarak onların da günah işlemesine sebep olduğu için ayrıca o kişilerin de günahına da ortak olur. Söze de şöyle başlarlar. Allah’ın bildiğini kuldan niye saklıyayım derler. Halbuki Allah’ın bildiğini herkes bilse utancından evden çıkamazsın. utanmadan Allah’ı alet ediyorsun yazıklar olsun sana Bu kesinlikle şeytanın işidir. Kul hata yapar hatasız kul olmaz

GÜNAHI ORTAYA ÇIKARAN GÜNAHA ORTAKTIR.
Kıymetli okuyucularım insan başkalarının ayıp ve kusurlarını değil kendi ayıp ve kusurlarını görmelidir.
HADİS: ”Kendi ayıbını görüp başkalarının ayıplarını gizleyen kimse cennetliktir.(Acluri Keşful hafa-2. cilt-sayfa 46) buyurmuştur.
Ayıpların araştırılıp ortaya dökülmesi insanları birbirine düşürmekten aralarına kin ve düşmanlık tohumları ekmekten, fenalıkların yayılmasından başka bir işe yaramaz. İnsanların gizli kalmış kusurlarını açıklamak herkese duyurmak onların utanma duygularının yok olmasına sosyal kontrolün azalmasına ve böylece ahlaksızlığın süratle yayılmasına sebep olur. Gizliden günahı işleyen kişi nasıl olsa herkes duydu diyerek alenen günah işlemeye başlar ve günahını arttırır. Aynı zamanda da başkalarına da cesaret verir. O nedenle başkalarının günahını açığa çıkaran kişi en az o günahı işleyen kadar günah kazanır. Bunu bir örnekle açıklayalım, gizliden gizliye fuhuş yapan bir kadının fuhuş yaptığını ilan eden kişi o kadının artık fuhşu alenen ve daha fazla yapmaya başlamasından ve bu işi gizli yapan kadınların cesaret alıp onlarında alenen fuhuş yapmasından kim sorumludur. Elbette bu günahı dillendiren açığa çıkaran kişi sorumludur. O kadınların sebep olduğu günahların tümünden müteselsilen bunu ortaya koyan da sorumludur. Ve bunun cezasını kıyamette görecektir

AYIBI ÖRTEN ÖLÜYÜ DİRİLTMİŞTİR
Sayın okurlarım şeytan insana kendi kusur ve ayıplarını unutturup bir tarafa bıraktırır. Sonra başkalarının kusur ve ayıplarını unutturup bir tarafa bıraktırır. Sonra başkalarının kusur ve ayıplarını araştırmaya yönlendirir. ayıpları örtmek konusunda peygamberimizin birçok hadisi şerifi vardır.
HADİS: ''Müslümanların ayıplarını, gizli hallerini araştırmaya çalışırsan onları ifsat eder. Veya ifsada yaklaştırmış olursun.''(Ebu Davut- edep -37)buyurmuştur. Bu hadisi şerifte Peygamberimiz(sav) Ayıbı ortaya çıkartılan kişinin ayıbının teşhir edilmesi sebebiyle utanacağını ve mahcup olacağını, neticede o kişinin zaten toplum beni biliyor diye gizliden işlediği günahı açıktan işlemeye başlayacağını, böylece başkalarına da sebep olacağını ve örnek olacağını, o kişinin ifşa edilmiş olup günahların normal karşılanmasına sebep olacağını bize bildiriyor. Dolayısıyla bu günahı açığa çıkarıp teşhir eden ve günahın gerçekleşmesine sebep olan kişi bu günahlardan sorumlu olacaktır. Peygamberimiz(sav) buyurdu ki
HADİS: ''Müslüman kardeşinin ayıplarını örten kişi bir ölüyü diriltmiş gibidir''.(Müslim-birr-58, buhari-mezalim-3) buyurmaktadır. Yani bir ölüyü diriltmek ne kadar sevap ise ayıpları örten kişide o günahların alenen işlenmesini önlediği için günahın çoğalmasına mani olduğu için o kadar büyük sevap alır

AYIPLARI ÖRTEN CENNETE GİRER
Sayın okurlarım Peygamberimiz(sav) bir gün hutbeye çıkar ve halka şöyle seslenir.
HADİS:'' Ey diliyle Müslüman olup kalbiyle iman etmemişler topluluğu Müslümanları üzmeyin. Onları ayıplamayın. Onların kusurlarını araştırmayın şu bir gerçektir ki her kim Müslüman kardeşinin ayıplarını araştırırsa Allah’ta onun ayıbını meydana çıkarır. Ve Allah(cc) her kimin ayıbını ortaya çıkarırsa evinin içinde bile olsa onu rezil ve rusvay eder.((Tirmizi sünen b. 84-101)Yine peygamberimiz(sav)
HADİS: ''Kim bir Müslümanın ayıbını gizlerse kıyamet gününde Allah’ta onun ayıbını örter cennete sokar. (Ebu Davut- edep -39) Bu hadisi şerif den açıkça anlaşılacağı gibi başkalarının ayıbını gizleyene Alla(cc) mükafat olarak kendi ayıp ve kusurlarını örtme ve cennete girme garantisi veriyor. Elbette bu kolay değildir Çünkü nefs ve şeytan daima başkalarının kusur ve ayıplarını teşhir etmeyi açığa çıkarmayı insana emreder. Çünkü böylece egosunu tatmin etmiş kendi gözündeki merteği saklayıp başkalarının gözündeki ufak çöpü açığa çıkarmak ister. Hep başkalarını hata ve kusurlarını araştırır yayar, onu küçük düşürmek ister. Rezil etmek ister. Karşındakinin güzel hareketlerini görmezden gelip kusurlarını ön plana çıkarır. Kendini ondan üstün görür. Allah(cc) bizi şeytan ve nefsin şerrinden muhafaza eylesin. Amin

Hiç yorum yok: