AKRABA- RİYA


8- İSLAMDA AKRABA

Akraba: Birbirine yakın kimseler; Aralarında nesep, süt, veya evlilikten doğan bir yakınlık bulunanlara verilen addır. Dinimiz akrabalık bağlarının kuvvetli olmasına son derece büyük önem vermiştir. Kuran-ı kerimde akraba bağlarının güçlü olmasını tavsiye eden birçok ayeti kerime mevcuttur. Hadis kitapları da akraba hakkındaki hadislerle doludur. Cuma günleri imamların her hafta hutbede okudukları ayet akraba ile ilgilidir. İşte

AYET: Nahl-90) (veitai zilgurba):”Muhakkak ki Allah akrabaya yardım etmeyi emreder.”( Kuran-ı kerim akrabalık bağlarını kesenlerin lanetleneceğini ve cehennemlik olacağını bildirir. Bu husustaki ayet-i kerime şudur.

AYET: (Rad-25) ”Allah’ın riayet edilmesini emrettiği şeyleri, akrabalık bağlarını koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar. İşte lanet onlar içindir. Ve kötü yurt cehennem onlarındır Başka bir ayeti kerimede ise

AYET: (Nisa-1)” Allahtan ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Böylece Allah(cc) Ancak Allahtan korkmayanların akrabalık bağlarını koparabileceğini; Allahtan korkanların ise asla akrabalarla bağlarını koparamayacağını bize açıkça bildiriyor. Akrabaya iyilik yapmanın Allah(cc) katında ne kadar büyük önemi olduğunu şu ayeti kerimeden anlıyoruz. İşte ayet

AYET: (Nisa- 36) ”(Vebizilgurba)”Akrabaya iyilik edin.

AYET: (Bakara-215)” Allah(cc) için harcayacağınız şey, ana baba, akraba ve fakirler için olmalıdır.

Yine başka bir ayeti kerimede ise akrabaya hakkını vermemiz emrediliyor. İşte ayet.

AYET: (İsra -26)”Birde Akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Başka bir ayette ise şöyle buyrulur.

AYET: (Rum -38)”O halde sen akrabaya, yoksula ve yolda kalmışlara hakkını ver.

Sayın okurlarım dikkat ettiyseniz akrabaya hakkını ver buyuruyor rabbimiz. Demek ki akrabaya yardım etmek bir lütuf değil zaten yapman gereken bir vazife hakkı olana hakkını vermektir. Akrabaya yardım eden ona bir şey bağışlamış değildir. Onun hakkı olan şeyi ona vermiştir. Allah(cc) akrabaya yardım etmemeye yemin edenlerin bu yeminlerini bozmalarını gerektiğini. Yemin ettim diye akrabaya yardım etmekten kurtulamayacağını mutlaka yeminlerini bozup akrabaya yardım devam etmeleri gerektiğini, Bunu yapanların yani yeminin bozupta akrabaya yardım etmeye devam edenleri kendisinin affedeceğini bize bildiriyor. İşte Kuran-ı kerimdeki o ayet.

AYET: (Nur22) ”İçinizdeki zenginler akrabaya yardım etmemeye yemin etmesinler. Yeminlerini bozsunlar; akrabalarının suçlarını affetsinler ki Allah’ta onları affeder ve bağışlar.

HADİS: ”Kim rızkında genişlik olmasını, ecelinin geciktirilmesini, sevip arzu ederse akrabasına ziyaret ve iyilikte bulunsun.(Buhari- Müslim-Riyazüssalihin-252)

Aman Allah’ım ne büyük lütuf biz her zaman rızkımızın darlığından, ve uzun ömür yaşayamamaktan şikayet etmez miyiz?

İşte cevabı bu hadis. Ey rızkının genişlemesini, ömrünün uzun olmasını dileyen kardeşim. İşte çözüm akrabanla ilişkini kesme ona iyilik et bu kadar basit. Basit diyorum ama şeytan ve nefis. En çokta akrabaların arasını bozar. Bugün etrafınıza bakın herkes akrabayla dargın. Ne bayramda ne seyranda bir kez olsun akrabanın kapısını açmaz olduk. Ondan sonrada niçin rızkım dar niçin? Geçim sıkıntısı çekiyorum diye şikayet ederiz. İşte çözüm. Şeytanını nefsini yen, akrabanla arandaki buzları erit. O senden kaçsa bile sen ondan kaçma görevini yap. Peygamberimiz(sav) Allaha ve ahirete imanın ancak akrabayı gözetmek ve kollamakla mümkün olacağını bize çok açık bildiriyor.

HADİS: ”Kim Allaha ve ahiret gününe inanıyorsa akrabalarını gözetsin.(Buhari-ilim-37) Müslim-Birr ve sıla-17-Riyazüssalihin-249)

HADİS: Sahabeden biri peygamberimize gelerek akrabalarına iyilik yaptığını fakat onlardan kötülük gördüğünü Akrabalarına yanaştığını fakat onların kendisinden kaçtığını onlara güzel davrandığını fakat onların kendisine kaba ve sert davrandığını söyleyince Peygamberimiz(sav) şöyle buyurmuştur.

HADİS: ” Eğer dediğin gibi davrandıysan Sanki sen onlara sıcak kül yedirmiş gibisin. Sen bu hal üzere devam ettikçe onlara karşı Allahtan gelen bir yardım. Daima seninle beraberdir. Buyurdu.(Müslim-Riyazüssalihin-251)

Peygamberimiz(sav) akrabaları ile ilişkiyi kesenlerin amellerinin(yaptığı hayır, iş, sadaka, ibadet) Allaha ulaşmayacağını bize bildiriyor. Peygamberimiz(sav) buyuruyor ki

HADİS: ”Her cuma gecesi insanoğlunun amelleri Allaha arz olunur. Yalnız sılai rahim(Akraba ziyareti) de bulunmayanların amelleri kabul edilmez.(Ahmet. b. hambel-48-4) Yine şöyle buyuruyor.

HADİS: ”Akrabalık arşta asılıdır. Ve derki beni gözeteni Allah gözetsin. Beni terk edeni Allah terk etsin der. (Müslim Birr ve sıla-17) Belki de Peygamberimiz (sav) bu hususta en ağır hadisi şudur.

HADİS: ”Akrabalık bağlarını koparan kimse asla cennete giremez. Onun yeri narı cehennemdir.(Buhari- edep-11) Aman Allah’ım ne büyük tehdit ne korkunç son lütfen bu hadisleri defalarca düşüne düşüne okuyun.

Kuran-ı kerimden onlarca ayete ve Sahih hadislerden oluşan bu hadislere kulak kabartalım, kulaklarımızı ve gözlerimizi dört açalım. Sakın ha aman boş ver demeyelim. Bu ayet ve hadisleri asla aklımızdan çıkarmayalım. Akrabalarımızdan darbe yiyebiliriz. bize miras kalan mallarımızı zorla elimizden almış olabilirler, Bizi dövmüş , bize hakaret etmiş olabilirler. Her ne kötülük yapmış olurlarsa olsunlar. Akrabalarımızla ilişkimizi kesmemeliyiz. Çünkü ne ayetlerde nede hadisi şeriflerde akrabası kötü olan bundan muaftır denmiyor

Sayın okurlarım. Bize her türlü eza ve cefayı çektiren akrabalarımıza karşı hoşgörülü davranırsak kazanan biz oluruz hem dünyada hem ahirette kazanırız. Allah(cc) ve Peygamber(sav) yanında olan kimse elbette ki kazanır. Kaldı ki Elinizden miras malını zorla alanlar ki genelde kız kardeşlerin malına el konuyor. Üstelikte buna Kuran ayetleri alet ediliyor. Bu konuyu uzun uzun açıklamıştım. Merak edenler. ‘İslam da Nesh yoktur” adındaki siteme bakabilirler. ) Akrabalarının malına el koyanlar eninde sonunda ya kendileri ya da çocukları haklarını yedikleri akrabanın eline düşüyor. Allah(cc) onu hakkını yediği akrabaya muhtaç ediyor. O nedenle her ne olursa olsun akrabaların zulümlerine katlanalım. Kazançlı çıkalım. Allah’ın ve peygamberimizin müjdelerine kavuşalım. Elbette bunu yapmak zordur. Kolay olsa sana hem dünyayı hem ahireti verirler mi. Basit bir memur olmak için 20 yıl okuyorsun, yüzlerce kez sınava giriyorsun. Gece gündüz çalışıyorsun. Hem malından hem canından hem istirahatinden hem özgürlüğünden onca fedakarlık yapıyorsun da ancak memur olabiliyorsun. Elbette büyük ödüller büyük bedeller ödemeyi gerektirir. Peygamberimiz(sav)akrabaya verilen sadakanın iki kat daha büyük sevap olduğunu bakın nasıl buyuruyor.

HADİS: ”Yoksula yapılan sadaka 1 sadakadır. Akrabaya yapılan sadaka 2 katıdır. Biri sadaka sevabı İkincisi ise sıla-ı rahim sevabıdır.(Tirmizi-zekat-28) Peygamberimiz(sav) Akraba ziyaretinin(sıla-ı rahim) çok önemli olduğunu ama asıl önemli olanın sana gidip gelmeyen seninle arası açık olan akrabayı ziyaret etmek olduğunu bakın nasıl açıklıyor.

HADİS: ”İyiliğe benzeri ile karşılık veren kişi tam anlamıyla akrabasını görüp gözetlemiş olmaz. Hakiki sıla hakiki iyilik Kişinin kendisi ile ilişkisini kesen akrabasını ziyaret etmesi ve yardım etmesidir.(Buhari-Edep-15)

Akraba; Kan bağının, akrabalığın, ilişkilerinin önemini inkâr etmez. Bunları kabul ederek bağların güçlendirilmesini, ilişkilerin geliştirilmesini öngörür. Bu nedenle Kur'an'da müminler akrabalık bağlarının kesilmemesi konusunda uyarılır:

AYET: (En-Nisa /1) "Allah'tan ve akrabalık (bağlarını kırmak)tan sakının." Muhammed suresinde ise akrabaları ile bağlarını kesenler şiddetle uyarılır ve akrabalık bağının kesilmesi münafıklık alameti olarak gösterilir ve şöyle buyurulur:

AYET: ." (Muhammed suresi / 22-23)"Demek iş başına gelecek olursanız, yeryüzünde bozgunculuk yapacak, akrabalık bağlarını koparacaksınız öyle mi? Onlar Allah'ın lânetleyip sağırlaştırdığı, gözlerini kör ettiği kimselerdir AYET: (el-Hucurat /10) Kur'an'a göre müminler kardeştirler ama akrabalar birbirine daha da yakındır:

AYET: (el-Enfal/75)"Rahim sahipleri (kan akrabaları) Allah'ın kitabına göre birbirine daha yakındırlar".

AYET: (el Ahzab/6)"Rahim sahipleri (anne tarafından akrabalar) da Allah'ın kitabında birbirlerine öteki müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar" Bu nedenle birbirlerinin mirası hakkında öncelikle hak sahibidirler. Ancak bunun dışında da akrabaların gözetilmesi, onlara yardım edilmesi gerekir:

AYET: (en-Nur, 24/22) "Allah adaleti, ihsanı, akrabaya vermeyi emreder." AYET: (en-Nahl /90) "Sizden fazilet ve servet sahibi kimseler, yakınlığı bulunanlara, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler."

HADİS: Rahim (akrabalık bağı) Rahman'dan bir bağdır. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa, Allah da ondan (rahmet bağını) koparır." (Kaynak: Tirmizi, Birr 16, (1925); Ebu Davud, Edeb 66, (4941) Ravi (r.a.): Abdullah İbnu Amr İbni'l-As)

HADİS: Resulüllah (sav) buyurdular ki: "Nesebinizden sıla-i rahm yapacaklarınızı öğrenin. Zira sıla-i rahim akrabalarda sevgi, malda bolluk, ömürde uzamadır." (Kaynak: Tirmizi, Birr 49, (1980) Ravi (r.a.): Ebu Hüreyre)

HADİS: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Fakirlere yapılan tasadduk bir sadakadır, ama zi-rahm'a (yani akrabaya) yapılan ikidir; Biri sıla-i rahim, diğeri sadaka." (Kaynak: Nesai, Zekat 82, (5, 92); Tirmizi, Zekat 26, (658); İbnu Mace, Zekat28, (1844) Ravi (r.a.): Selman İbnu Amir)

Allah, insanlara kötülük yapmaktan sakınmalarını emretmiş; zulmü, zorbalığı, öldürmeyi, kan dökmeyi yasaklamıştır. Allah'ın bu emrine uymayanlar, ayette geçen ifadeyle "şeytanın adımlarını izleyenler" olarak nitelendirilmiş ve açıkça Allah'ın haram kıldığı bir tutum içerisine girmişlerdir. Kuran'da bu konudaki birçok ayetten bazıları şöyledir:

AYET: (Rad,13/25)"Allah'ın ahdini, O'na söz verdikten sonra bozanlara, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği (akrabalık bağlarını) koparanlara ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlara gelince, işte lânet onlaradır. Kötü yurt cehennem de onlaradır."

AYET: (Bakara Suresi,2/ 60)" Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için yalnız azıp yeryüzünde fesat çıkarmayın"

AYET: (Araf Suresi, 56) "Yeryüzü düzene girdikten sonra bozgunculuk yapmayın. Allah'a azabından korkarak, lütfunu umarak dua edin. Şüphesiz Allah'ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır." Resûlullah efendimiz, Müddessir suresinin nazil olmasıyla, insanları İslam dinine davete başlamıştı. Bu daveti gizli yapıyordu. Bir müddet sonra da:

AYET: (Şuara suresi: 214) "Yakın akrabanı Allahü teâla'nın azabı ile korkutarak, onları hak dine çağır" mealindeki ayet-i kerime nazil oldu. Bunun üzerine Muhammed (SAV) akrabalarını dine davet etmek için Hazret-i Ali'yi gönderdi ve hepsini Ebu Talib'in evine çağırdı ve onları hak dine çağırdı.

İslâmiyet gerek İslam'a davet konusunda, gerek iyiliği emir ve tavsiye konusunda gerekse yardımlaşma ve dayanışma konusunda hep yakından uzağa ilkesini takip etmiştir.

Sayın okurlarım bu konuda ciltler dolusu kitaplar yazılmıştır. Binlerce hadisi şerif ve onlarca ayet mevcuttur. Ancak şu ayet meali ile son vermek istiyorum. Allah (cc) kuran-ı kerimde buyuruyor ki.



AYET: (Muhammet-22-23) ”Demek idareyi ve hakimiyeti ele alırsanız. Hemen yeryüzünde fesat çıkaracak, akrabalık bağlarını bile kesip koparacaksınız. Öylemi. Onlar öyle kimselerdir ki Allah kendilerini rahmetinden kovmuşta, duygularını almış, gözlerini kör etmiştir.(cehennem onları beklemektedir.)’’ Allah(cc) bizi böyle akrabaların şerrinden muhafaza eylesin. Bizleri akrabalarının zulmüne katlanmak için sabır ihsan etsin. bizleri şeytanın ve nefsin şerrinden muhafaza eylesin. AMİN!

11- İSLAMDA RİYA(GÖSTERİŞ) HARAMDIR

RİYA: iş, söz ve davranışlarda gösterişe yer verme, bir iyiliği veya salih bir ameli Allah’ın rızasını kazanmak niyetiyle değil; İnsanlar beğenisi için yapmak demektir. Bu davranışta bulunan kimseye riyakar veya murai denir. Riya insanlar arasında manevi nufuz, şan ve şöhret, maddi çıkar sağlamak için yapılır. Dünyaya ait bu tür maddi ve manevi çıkarları elde etmek için dinin insanlar tarafından kutsal değerlere karşı beslenen bağlılık ve hürmet duygularının alet edilmesi riyanın en kötü şeklidir. Bu tür davranışlar hilekarlık ve yalancılıktır. İnsan haysiyet ve şerefine hakarettir. Riyakar kişilerin söz ve davranışlarındaki samimiyetsizlikleri diğer insanlar tarafından kısa zamanda anlaşılır. Bunlara kimse güvenmez. Riyanın her çeşidi ahlaksızlık olduğu halde ibadetlerde riyakar olmak çok daha büyük bir ahlaksızlıktır. Nitekim Peygamberimiz(sav) şöyle buyurur.

HADİS: ”Muhakkak ki sizin için en çok korktuğum şey. Küçük şirk yani riyadır”.(Tirmizi-Hudut-24).

ALLAH İÇİN YAPILMAYAN HİÇBİR İBADET GEÇERLİ DEĞİLDİR

Sayın okurlarım ibadet yalnız Allah için yapılır. Allah rızası dışında bir amaçla gösteriş için, maddi ve manevi bir çıkar için kuran okumak, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmek, sadaka vermek, ibadetleri boşa çıkarır. Nitekim Allah(cc) Kuran-ı kerimde şöyle buyurur.

AYET: (Bakara-264) ” Ey iman edenler sadakalarınızı, insanlara gösteriş için malını harcayan, Allaha ve ahiret gününe inanmayan kimse gibi başa kakmak ve eziyet etmek suretiyle boşa çıkarmayın. Çünkü bu gösterişin hali üzerinde az bir toprak bulunan kaya parçasına benzer ki onun şiddetli bir yağmur isabet edince üzerindeki toprağı temizleyip kendisini katı bir taş halında bırakır.’’ İşte yukarıda mealini verdiğimiz(Bakara-264) ayette ibadetlerini cömert desinler, dindar desinler, Alim desinler, için yapılan ibadetlerin hiç bir kıymeti olmadığı gibi kayanın üzerindeki toprağın silinip kayanın ortaya çıkması gibi imanında yok olup imansız olarak kalınacağını bize çok açık bir şekilde bildiriyor. Gösteriş için yapılan ibadetlerin Allaha ve Ahirete inanmayanların safına geçmemize sebep olduğunu bildiriyor. Aman Allah’ım! aman dikkat. Hadis-i şerifte de şöyle buyruluyor.

AMELLER NİYETLERE GÖREDİR

HADİS: “Kıyamet günü hesabı ilk görülecek kişi, şehit düşmüş bir kimse olup huzura getirilir. Allah Teâlâ ona verdiği nimetleri hatırlatır, o da hatırlar ve bunlara kavuştuğunu itiraf eder. Cenab-ı Hak:

- Peki, bunlara karşılık ne yaptın? Buyurur.

- Şehit düşünceye kadar senin uğrunda cihad ettim, diye cevap verir.

- Yalan söylüyorsun. Sen, "babayiğit adam" desinler diye savaştın, o da denildi, buyurur. Sonra emrolunur da o kişi yüzüstü cehenneme atılır. Bu defa ilim öğrenmiş, öğretmiş ve Kur‘an okumuş bir kişi huzura getirilir. Allah ona da verdiği nimetleri hatırlatır. O da hatırlar ve itiraf eder. Ona da:

- Peki, bu nimetlere karşılık ne yaptın? Diye sorar.

- İlim öğrendim, öğrettim ve senin rızan için Kur'an okudum, cevabını verir.

- Yalan söylüyorsun. Sen "âlim" desinler diye ilim öğrendin, "ne güzel okuyor" desinler diye Kur'an okudun. Bunlar da senin hakkında söylendi, buyurur. Sonra emrolunur o da yüzüstü cehenneme atılır.

(Daha sonra) Allah'ın kendisine her çeşit mal ve imkân verdiği bir kişi getirilir. Allah verdiği nimetleri ona da hatırlatır. Hatırlar ve itiraf eder.

- Peki ya sen bu nimetlere karşılık ne yaptın? Buyurur.

- Verilmesini sevdiğin, razı olduğun hiç bir yerden esirgemedim, sadece senin rızanı kazanmak için verdim, harcadım, der.

- Yalan söylüyorsun. Halbuki sen, bütün yaptıklarını "ne cömert adam" desinler diye yaptın. Bu da senin için zaten söylendi, buyurur. Emrolunur bu da yüzüstü cehenneme atılır.” (Müslim, İmâre 152)

GÖSTERİŞ İÇİN İBADET YAPANLAR DİNİ YALANLAYANLARDIR

Hatta hepimizin ezbere bildiği (maun suresi 5. ayette (Ellezine hum ğanselatihim sahun) gösteriş için ibadet yapanların dini yalanlayan gibi olduğunu bize bildiriyor. Yani Kafir gibi olduğunu bildiriyor. İşte o ayet meali.

AYET:” (Maun-5) Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki onlar namazlarını gösteriş için kılarlar.”

Riyakarın münafık olduğunu Allah(cc) bize bildiriyor.

AYET: (Nisa 142)’’Bakın bu ikiyüzlüler, Allah’ı kandırmaya çalışıyorlar; hâlbuki Allah onların kendi kendilerini kandırmalarını sağlıyor. Onlar namaz için kalktıklarında, gönülsüzce, sadece insanlar görüp takdir etsinler diye kalkarlar; Allah’ı da nadiren anarlar. ”

HADİS: Resulullah (sav) Sordular: Ya Resulullah! Hangi davranış ve hareketler bizi kurtuluşa götürür?

Allah’ın Resulü şu cevabı verdi:

-Allah’ı aldatmamak

Sahabi sordu:

Allah nasıl aldatılır?

Allah’ın Resulü buyurdu:

-Allah’ın emirlerinden birini yerine getirirsin; fakat O’ndan başkasının iltifatını yani, O’nun rızasından başka bir şeyi dilersin.”

Sonra şöyle buyurdu

-Riyadan sakınınız. Çünkü riyakâr öbür âlemde, halkın gözü önünde şu dört sıfatın biri ile çağrılır. Ey Kâfir! Ey Facir! Ey Zalim! Ey Şaşkın! Amelin boşa gitti. Ecrin iptal edildi. Bugün sana nasip yoktur.

Ey hilekâr! Kimin için amel işlediysen ecrini git, ondan iste.

Daha sonra (Nisa 142) ayetini okudu.

GÖSTERİŞ İÇİN İBADET YAPANLAR ALLAHA ŞİRK KOŞMUŞTUR

Peygamberimiz (sav) başka bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurur.

HADİS:” Gösteriş için oruç tutan, namaz kılan, sadaka veren, kimse Allaha şirk koşmuştur.(ET tergib-ver terhib)

Bu ayet ve hadisten de anladığımız gibi riya(gösteriş) nın Allaha şirk koşmak olduğu anlaşılmaktadır.

Riya değişik şekillerde yapılmakla beraber bunlarda ortak özellik dindarlık yada dürüstlük görüntüsü altında insanlar arasında çıkar sağlamak , şan , şöhret, para, mal, ünvan, makam, saygı, sevgi, itibar kazanmak arzusudur. Sevmedikleri halde seviyormuş gibi davranan, onlara yağ çeken, öven ve böylece menfaat sağlayan riyakarlara günümüzde bol bol rastlanmaktadır.

HADİS: "Kim işlediği hayrı şöhret kazanmak için halka duyurursa, Allah onun gizli işlerini duyurur. Kim de işlediği hayrı halkın takdirini kazanmak için başkalarına gösterirse, Allah da onun riyakârlığını açığa vurur."

(Buhârî, Rikak 36, Ahkâm 9; Müslim, Zühd 47-48. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 48; İbni Mâce, Zühd 21)

DÜNYALIK İÇİN ÖĞRENİLEN İLİM CEHENNEME GÖTÜRÜR

HADİS: "Azîz ve celîl olan Allah'ın hoşnudluğunu kazanmaya yarayan bir ilmi, sırf dünyalık elde etmek için öğrenen kimse, kıyamet günü cennetin kokusunu bile alamaz."

(Ebû Dâvûd, İlim 12. Ayrıca bk. İbni Mâce, Mukaddime 23)

HADİS: (İbadetlere riya karıştırmayın ki amelleriniz boşa gitmesin.) [Deylemi]

HADİS:(İbadetine riya karıştırana ahirette denir ki: Git sevabını o kişiden iste.) [İbni Mace]

İnsanları riya denen uçuruma yuvarlayan üç sebep vardır:

1- Övülme arzusu

2- Başkaları tarafından kınanma ve kötülenme korkusu.

3- Maddi menfaat temin etme, şan, şöhret, makam ve mevki elde etme hırsı.

İlk Müslümanlardan Hz Ali buyuruyor.

HZ. ALİ:” Düşkün ol zillete düş. Fakat asla şöhretli olmayı dileme, anılmak için yükselme, bilgili ol fakat bilgiçlik taslama, kurtuluşa ermen için susmayı öğren. Böyle yaparsan iyileri sevindirmiş, kötüleri kızdırmış olursun.

İBRAHİM BİN ETHEM:” ”Şan ve şöhret peşinde koşan kimse gerçekten Allaha inanmamış sayılır buyurmuştur.

İşte riya denilen manevî hastalıkların öldürücü mikropları öz olarak bunlardır.

Sayın okurlarım atalarımızın dediği gibi, ya olduğun gibi görün ya da göründüğü gibi ol.

Hiç yorum yok: