BOŞANMA- VİCDAN



78 -İSLAMDA TALAK(BOŞANMA)

YILLARDIR BOŞANMA KONUSUNDA YANILTILIYORUZ

Sayın okuyucular konuya başlarken hemen belirtelim ki; bu konu yüzyıllardır en çok istismar edilen konuların başında gelir. Nesh konusunda belirttiğimiz gibi kuranı kerimin ayetlerini kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda kullanmak isteyenler. Başta boşanma olmak üzere kadınların tüm haklarını ellerinden alıp onları köle gibi kullanmak için maalesef kılıfı hazırlamışlar, kafalarına göre olmayan beğenmedikleri ayetleri nesh edilmiştir diye inkar edip zulümlerine zemin hazırlamışlar. Üstelik Kurana dil uzatarak ve onu istismar ederek bunu yapmışlardır. Sonuç çok korkunç olmuştur. Nice yuvalar boş yere dağılmış nice kadınlar dul nice çocuklar yetim kalmıştır. İslam düşmanlarının eline müthiş fırsatlar verilmiş ateistlerin ve din düşmanlarının dinimizi kötülemelerine alay etmelerine küçük düşürmelerine sebep olmuş Müslüman kadınları ise içten içe yaralamış İslam’a tam bir teslimiyetle teslim olmaları engellenmiştir. Kadınlara zulüm aracı olarak kullanılmış; kadını erkeğin ağzından çıkacak boş ol kelimesine; kaderini geleceğini ve evliliğini teslim etmiştir. Buradaki asıl gaye şudur. Kadınları erkeğin kölesi yapmak. Öyle ya kadın kocasını kızdırırsa boş ol 3 kere tekrar eder hayda gitti onca yılık evlilik, gitti onca hayaller, onca sevgiler, onca emekler, ne yapmalı kadın kocasına köle olmalı ki kapının önüne koyulsun. Sadece buda değil. erkeğin canı bir kadın mı çekti? Kadını alacak ama yeni kadın eskisini istemiyor. Kuma olmam diyor. Kolayı var 3 kez eski karına boş ol dersin boşarsın sende yeni karıyla hayatını devam ettirirsin. Zaten miras ayetlerini de kitabına uydurdun. Mirasın iki katı senin kız kardeşinden de malı kaptın. Oh ne güzel memleket. Canın 4 karımı istiyor ondan kolay ne var. Allah(cc) Kuranda 4 karı alın diye emrediyor dersin alırsın. 4 karı. Gördünüz mü? Ayetleri yok etme çabasının altında yatan gerçekleri. Ey kadınlar uyanın artık ne olur. Hakkınızı savunun. Her söze inanmayın araştırın hemen her şeyi kabullenmeyin. Hakkınızı arayın. Sadece kadınlar mı? Sadece çocuklar mı? Bazı karısından ayrılmak istemeyen erkekler yanlışlıkla karısına 3 kez boş ol dediği için pişman olmuş çareler aramıştır. Onlara hulle teklifi yapılmış resmen adam pezevenklik yapmıştır. Ayrıntılara girmeden önce hulle yaptıran ve pişman olan başımdan geçen iki olayı anlatacağım.

1 DEN DOKUZA BOŞSUN DEMEKLE BOŞANMA OLMAZ

Eminim ki benim şahit olduğum olaya birçok kişi şahit olmuştur. Birinci olay Düzce’de geçiyor. Adamın biri kavga sırasında kızıyor karısına 3 ten dokuza boş ol diyor. Ama sonra pişman oluyor. Hangi hocaya sorduysa olmaz boşsun karını geri alamazsın. Karın başka bir erkekle evlenecek onla cinsel ilişkiye girecek, yani uydurma bir evlilik olmayacak, sonra adam ona boş ol diyecek, onu boşayacak, ancak öyle alabilirsin diyorlar. Adam ne yapsın karısını seviyor. Bunca yıllık karısı üstelik 4 çocuk var Çare arıyor. Ve çareyi ona gösteriyorlar hulle yap diyorlar; yani anlaşmalı olarak karını biriyle evlendir; Adam karını alsın; onunla cinsi münasebette bulunsun; ondan sonra boşasın. Sen tekrar karını geri al diyorlar. Tembihte ediyorlar adam yaşlı olmayacak, karınla cinsi münasebet yapabilecek kadar genç olacak; oda garibim eve gelen genç bir satıcıya bunu teklif ediyor. Adam kabul etmiyor. Ona yüklü bir para vererek adamı ikna ediyor. Karısı şiddetle karşı çıktığı halde dinlemiyor onu; Akşam hocayı çağırıyor. Kendi elleriyle karısının nikahını adama kıyıyor. Birde şahit buluyor. Kendi elleriyle adamın odasını hazırlıyor. Adama tekrar tekrar tembih ediyor. Mutlaka cinsi münasebette bulunacaksın. Karım istemese de zorla yapacaksın; bende seslerinizi duyacağım ha ona göre, çünkü hoca öyle tembih etti ya mutlaka olaya şahit olman lazım; ikna olman lazım yoksa olmaz diye. Neyse adam kadınla yatağa giriyor. Kadın biraz direndi ise de pes ediyor. Sabaha kadar aynı yatakta kalıyorlar. Cinsi münasebette bulunuyorlar. Anlaşmaya göre adam sabahleyin kadına 3 ten dokuza boşsun diyecek; kadını boşayacak böylece adam karısına kavuşacak. Sabahleyin kalkıyor; bir bakıyor ki ne adam var ne karı var, üstelik kadın evde ne kadar altın para varsa alıp gidiyor ve bir not bırakıyor. Diyor ki senin gibi pezevenkle yaşamaktansa beni mutlu eden bu adamla kaçıyorum. Adam deliye dönüyor karısının gittiğine mi yansın, paraların gittiğine mi? yansın, pezevenklik yaptığına mı yansın. Hemen gidiyor. Ona akıl vereni hastanelik ediyor ve hapse düşüyor. Fıkra gibi değil mi? Trajedik komedi gibi değil mi. Bunu film yapsalar bütün Müslümanlar ayağa kalkar İslam’a hakaret var diye; ama olmuş bir olay ve hala o olaya şahit olan akraba ve komşular sağ. Eminim ki bu yazıyı okuyup aa bende şahit oldum böyle bir olaya diyen insanlar çıkacaktır. Ha yalan olduğunu iddia eden varsa da ispatlarım. Gelelim ikinci şahit olduğum olaya bu olay Ankara da geçiyor. 70 yaşında bir adam 70 yaşında ki karısını kavga sırasında 3ten dokuza boşsun diyerek boşuyor. Ancak adam pişman kadın iki gözü iki çeşme ağlıyor, ben bu yaştan sonra ne yaparım, adamda kadında perişan. Adam kime sorduysa çözüm yok boşandın diyorlar. En son ümit Ankara müftüsüne geliyorlar. Bende o anda Ankara müftüsü olan Hasan Şakir Sancaktar beyin yanındayım. Adam ağlayarak durumu müftü beye anlatıyor. Müftü bey (Allah(cc) ondan razı olsun; böyle alimlerin sayısını arttırsın)Ona sen şafi mezhebine göre boş değilsin. Git karına dön nikahını tazele diyor ve bana dedi ki; git bunların nikahını bizzat sen kıy gittim nikahlarını kıydım sevinçlerini görecektiniz. O sevap o müftüye tek başına yeter. Sayın okurlarım gördüğünüz gibi konu son derece önemli şimdi artık ayrıntılara girebiliriz

ALLAHIN HİÇ SEVMEDİĞİ HELAL TALAKTIR (BOŞANMADIR)

İslam talakı kötülemek ve insanları nefret ettirmekle beraber; mubah kılmıştır. Peygamberimiz(sav)

HADİS: ”Allah’ın hiç sevmediği helal talaktır.” (ebu Davut, Nesei) buyurmuştur.

Sayın okurlarım bu hocada eski köye yeni adet mi getiriyor, buda nereden çıktı. Yüzyıllardır böyle bir şey yoktu. Bundan akıllısı yok mu? Kendini ne sanıyor. o alimler kim sen kimsin. Onların ayağının tozu olamazsın gibi sorular kafanızda oluşabilir o nedenle bu konuyu ilk gündeme getiren ben değilim. Haşa Ben peygamber(sav) efendimiz zamanında ve sahabeler zamanında uygulanan. Ama ne hikmetse Emeviler zamanında unutulan ve yüzyıllardır. Bu şekilde devam eden bir yanlışlığı düzeltmek halife zamanında ve peygamberimiz(sav) zamanında nasıl uygulanıyorsa Kuranı kerimde ki ayetler ne diyorsa onu anlatıyorum. Haşa yeni bir şey ihdas etmiyorum. Bir anda 3 den 9a boşsun veya 3 kez boşsun diyerek boşanma olmayacağını bakın şu sahabeler söylüyor.

HADİS: Hz.ali. Hz Ebubekir, Hz ömer, hz osman, Ebu musa, Tavvuz, Ata, Cabir.b. zeyd, Ahmet b.isa, İbnteymiyye, İbnikayyım, İbni abbas, İbnimesut, Abdurrahman b.avf, İbni zübeyr, Zeyd, ve diğerleri sahabilerin tamamına yakını aynı anda verilen talakın bir talak(talaki rici) sayılacağını söylemişlerdir. (kaynak:ibni kayyum şevkani. 80) Demek ki bu görüş benim değil sahabelerin görüşüymüş. Şimdi hadisi şeriflere bakalım ne buyruluyor.

HADİS: ”İbni abbastan rivayet edildiğine göre; Ebu rukane bir mecliste 3 talakla karısını boşadı.”(dikkat lütfen tek başınayken değil topluluk içinde yani ilerde geleceği gibi iki şahit bulundurma gerçekleşti.)Çok üzülen rukane durumu peygamberimize aktardı. Peygamberimiz(sav) bu 1 dir, (Talaki ricidir) karına dön buyurdu.(Ebu Davut. Talak 9.10,ahmetb Hanbel 268,beyhaki sünen vıı.339).

Demek ki neymiş efendim; değil tek başına evde karınla baş başa iken; 3 den 9 boş oldun demek; topluluk içinde. Şahitlerin huzurunda bile desen boşanmıyorsun. Kim diyor peygamberimiz(sav) Hadis zayıf mı kapı gibi sağlam sahih hadis; kaynakları yazdım. Neden tek boşama oldu; neden karına dön buyurdu. Peygamberimiz(SAV). Çünkü İddet şartı yerine gelmedi; açıklanacaktır. İddetin ne olduğu az sonra açıklayacağız. İşte size Hz Ömer zamanında da aynı anda boşamanın tek sayıldığını ispat eden HADİS: ”Ebu sahabe ibni Abbas; ey sahabeler Hz peygamber zamanın da, Hz Ebubekir zamanında, Hz Ömer zamanında boşanmanın tek saydığını bilmiyor musunuz? Kesinlikle öyle idi(Müslim talak 1472,ebu Davut talak.9- Kaynakları veriyorum ki okuyucularım bakıp araştırsınlar. Demek ki neymiş efendim yüzyıllardır. 3 ten dokuza boşsun hikayesi sahabenin halifelerin değil. Peygamberimizin(sav)damadı Hz. Ali torunları Hz Hasan ve Hüseyin, kayınpederi; halife Hz Ömer damadı halife Hz Osman’ı ve tüm ehli beyti şehit eden ve peygamberimizin soyunu kurutarak; ve seçimle iş başına gelmekten vazgeçip; krallık uygulayan. Peygamberimizin eşi Hz Aişe ile damadı Hz Aliyi karşı karşıya getiren; Sıffın(deve) denen savaşta tamamen Sahabeler den 70 sahabenin şehit olmasına sebep olan;. krallık ilan eden Emevilerin marifetiymiş. Anlaşıldı mı? Efendim, tekrar ediyorum. Peygamberimiz zamanında ve sahabeler zamanında asla bir kerede aynı anda eşini boşamak yoktur. Sayın okuyucularım merak etmeyin az sonra ayetleri önünüz sereceğim hayretler içinde kalacaksınız. Bunca ayete rağmen böyle bir karar nasıl verilir. Kurana hadislere rağmen çıldırmamak elde değil sayın okurlarım.

NİKAHIN ŞARTI İLE BOŞANMA ŞARTI AYNIDIR

Sayın okurlar dinimize göre nasıl ki nikahın şartları(nikah konusunu ayrıca ele alacağız inşallah)

1-İcab ve kabul

2-İki şahit

3-Veli

4-Mehir

Nikah ile boşanmanın şartları da aynıdır. Evlenen karı kocanın huzurlu bir beraberlik sürdürebilmeleri için iki tarafın velilerine büyük görev düşmektedir. Erkek tarafı gelinleri, kadın tarafı da damatları, kendi çocukları olarak bileceklerdir. Aralarında geçimsizlik, kavga ve huzursuzluk olduğu zaman bir araya gelerek yuvayı devam ettirmek için çaba harcayacaklardır. Bakın bu hususu Allah(cc) nasıl açıklıyor.

AYET: (Nisa.35)”Eğer karı kocanın aralarının açılmasından endişeye düşerseniz o vakit erkeğin ailesinden bir hakem kadının ailesinden de bir hakem gönderin. Bunlar barışmak isterlerse Allah(cc) aralarında onları muvafık kılar. Şüphesiz Allah(cc) hakkıyla bilir her şeyden haberdardır. ”

Bu ayeti incelediğimizde karı koca kavga ettikleri zaman kendi kafalarına göre hareket edemezler. Ailelerini haberdar edecekler, aileler gelecek aralarını düzeltmeye çalışacaklardır. Yalnız dikkat edilirse aralarını hepten bozma değil. Mutlaka onları barıştırmaya çalışacaklardır. Yoksa herkes kendi çocuğunun tarafını tutup, tamamen kopmalarına sebep olmayacaklardır.(Elmalılı Hamdi Yazır tefsiri mahmut2.1352) de Elmalılı hocamız. bu ayetin boşanma için veli şartı olduğunu söylemektedir. Yani nasıl ki nikahta veli şartı varsa talakta da veli şartı vardır der. Zaten evliliklerin çoğu aileler arasındaki geçimsizlikten yıkılmaktadır. Gelin kocanın ailesini istemez. Koca karısının ailesini istemez, al bakalım kavga; gelin kaynana savaşları, derken yuva yıkılır. Dolayısıyla velilere çok iş düşmektedir. Yuvanın devamı için. Velilerden sonra yuvayı dişi kuş yapar misali Allah(cc) hakemliği kadına vermektedir. Ne o şaşırdınız değil mi? Erkeğe vermesini bekliyordunuz değil mi? daha durun çok şaşıracaksınız. İşte o ayet

AYET: (Nisa.128)”Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse aralarında bir sulh yapmada onlara günah yoktur. Sulh daima hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi geçinir ve Allahtan korkarsanız. Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır. ”

Ne anlıyoruz bu ayetten kadın kocasını karşısına alacak onunla anlaşma yapacak; bak eğer böyle devam edersen sonumuz kötü olur. Şu şartlarda benimle yaşıyorsan yaşa yoksa sen bilirsin. Ne oldu kadın hakem oldu değil mi? Hatta Allah(cc) buyuruyor ki: Kadının sulh yapmasında, yani şart koşmasında, yani hakem olmasında günah yoktur. Hani Kuran kadına hak vermiyordu. Durun bakalım daha yeni başladık. Allah(cc) kadınlara sesleniyor buyuruyor ki: Sakın ha geçim endişesiyle kocalarınızın kahrını çekmeyin. Buyurun ayet.

AYET: (Nisa.130) ”Eğer eşler birbirinden ayrılırsa Allah(cc) bol nimetlerinden her birini zenginleştirir. Diğerine muhtaç olmaktan kurtarır.’’ Ey geçim korkusuyla kocaların her türlü zulmüne boyun eğen kadınlar duyuyor musunuz? Allah(cc) ne diyor. Ey kadın sen korkma sırf işim yok, aileme de sığınamam çocuklarım var nasıl geçinirim; diye korkma ben seni kocana muhtaç etmem diyor. Kim diyor bunu Allah(cc). Görüyor musunuz? Bizler eğer Kuranı okusak, ona tam gönülden bağlansak, çok rahat edeceğiz. Ama dün olduğu gibi bugünde geçim korkusundan hala zulüm görmeye katlanan kadınlar var. Üstelik zalim koca bunu bildiği için zulümlerini arttırmaya devam ediyor.

BOŞANMANIN ŞARTLARI

Sayın okurum boşanma konusu birçok fıkhi terimlerden oluşur.(fesih, yemin, iddet, hulle, lian, muhalaa, bidi talak, rici talak, bain talak, sunni talak v.b)Kuran ve sünnete uygunluk açısından talak ikiye ayrılır.

A-SÜNNİ TALAK: Bizi ilgilendiren ve uymamız gereken talak budur. (Talak yerine boşanma yı kullanacağım)boşanmanın gerçekleşmesi için 3 temel şart vardır.

1-İDDET: İslam hukukunda evliliğin boşanma, ölüm veya fesih ile son bulması halinde kadının beklemeye mecbur olduğu müddetin adıdır. Bu sure evliliğin sona erme şekline göre değişir. Eğer koca ölmüşse kadın 4 ay 10 gün bekler başka kocaya varamaz.

AYET: (Bakara.234)” İçinizde ölenlerin geride bıraktıkları hanımları kendi kendilerine 4 ay 10 gün beklerler”.

Hamile kadının İddeti doğumuna kadardır. İster kocası ölsün ister boşansın fark etmez.

AYET: (Talak 4)”Hamile kadınların iddetlerinin sonu çocuk doğuruncaya kadardır. ”

Boşanan kadınların iddeti 3 hayız süresidir. Buda normal hayız gören kadınlarda 3 ay 10 gündür.

AYET: ( Bakara.228)”Boşanan kadınlar kendi kendilerine 3 hayız günü ve temizlenme süresi beklerler.” yaşlıların ve hayız görmeyenlerin iddeti 3 aydır.

AYET: (Talak.4)”Kadınlarınızdan artık hayızdan ümit kesilen yaşlıların iddeti 3 aydır. Hayız görmeyenlerin ki de aynıdır.’’

Evet sayın okurlar iddetin ne olduğunu öğrendik şimdi gelelim. Boşanmada iddet müddetini beklemek var mıdır? Yok mudur? Yoksa 3 ten 9 a boş dedin mi hayda kadın boş oluyor mu? Bakalım Kuran-ı kerim ne diyor, lütfen dikkatli okuyun bu mealler Diyanet İşleri Başkanlığının Kuran mealinden alınmadır. Onu da hatırlatayım merak edenler bakabilir. Ayet numaralarını veriyorum. İşte can alıcı ayet; işte yüzyıllardır bize yapılan zulmü yüzlerine çarpan ayet. Allahım sen ne büyüksün

AYET: (Talak.1)”Ey peygamber; kadınları boşayacağınızda onları iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allahtan korkun Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana onları evlerinden çıkartmayın. Kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin olur ki Allah bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.”

Evet sayın okurlar bir daha bir daha defalarca okuyun lütfen. Bu ayet her şeyi açıklamıyor mu? Allah(cc) bizi uyarıyor sınırları aşmayın diyor, günü sayın diyor, yani 3 ay 10 günden önce karılarınızı sokağa atmayın diyor. 3 ay 10 gün karılarınızı evden dışarı çıkartmayın, kadınlarda kızıp evi terk etmesinler. Diyor.(apaçık zina yapmadıkları müddetçe ) Ben 3 ay 10 gün evde saklamanızı istiyorum ola ki barışırsınız diyor. Allah(CC) Söyleyin Allah aşkına bu ayet karınızı 3ten 9 a boşsun demekle boş olur mu diyor. Hangi akıl sahibi bunu iddia edebilir hangi Müslümanım diyen kişi bu ayeti takmaz. Bu ayeti görmezden gelir. Söyleyin hele Allah aşkına bu ayeti inkar eden dinden çıkmaz mı?

İSLAMDA KADININ KOCASINI BOŞAMA HAKKI VARDIR

Evet bütün çabalara rağmen evlilik yürümüyorsa o taktirde erkek karısını boşar ki; kadınında kocasını boşama hakkı vardır. Tefrizi talak(kadının boşama hakkı) konusunda gelecektir. Bu ayette belirtildiği gibi 3 ay 10 gün karısını kovmadan ona eziyet etmeden( ilerde bu ayetler gelecek)evde onu saklar. Saklama görevi sadece erkeğe değil kadına da şamildir. Yani kadında evi terk etmez, evi terk etmesi yasaktır. Ola ki bu müddet içinde barışma olur, yumuşama olur, pişmanlık olur. Bu boşama ric’i talaktır yani 1. geriye dönülmesi mümkün olan talaktır ilerde açıklanacaktır. Boşanmanın ikinci şartı iki şahittir.

2- İKİ ŞAHİT: Boşanan eşler 3 ay 10 gün geçmesine rağmen (bu arada cinsi münasebet olmayacaktır, olursa tekrar 3 ay 10 gün sayılacaktır) çünkü 3 ay 10 gün doğabilmesi muhtemel çocuğun babası bilinsin diyedir. Bu birinci boşamadır kim diyor işte Kuran diyor lütfen dikkatli okuyalım

AYET: (Talak.2)” İddet müddetlerini doldurduklarında onları ya meşru ölçülere göre ayırın; içinizden adaletli iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği Allah için yapın. İşte bu Allaha, ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Kim Allahtan korkarsa; Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder, ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allaha güvenirse Allah ona yeter. Şüphesiz Allah emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.”

Bu ayet bekleme süresi sonunda yani 3 ay 10 gün sonra ya barışılacak ya da iki tane sahte değil, taraflı değil, Allahtan korkan, hakikati söyleyen, şahitler huzurunda boşanacaktır. Yok eğer barışırlarsa bir hakları daha vardır. İşte

AYET:(Bakara.229) ”Boşanma iki defadır, bundan sonrası ya iyilikle tutmak; ya da güzellikle salıvermektir. Kadınlara verdiklerinizden bir şey almak helal olmaz. Ancak kadın ve erkek Allah’ın sınırlarında kalıp evlilik haklarını tam tatbik edememekten korkarlarsa bu durum müstesna. ”

Sayın okurum. Şimdiye kadar yazdıklarımızı özetlersek

BOŞANMADA Kİ MERHALELER

1-Geçinemeyen karı kocayı barıştırmak için aile büyükleri hakemlik yapacak

2-Kadın kocasına hakemlik yapıp barışı sağlayacak

3-Boşanmaya karar verirse ikisi de evden ayrılmadan ve birleşmeden 3 ay 10 gün bekleyecektir. Birleşme olursa 3 ay 10 gün yeni baştan sayılacaktır. 4- 3 ay 10 gün sonra barışırlarsa evlilikleri devam edecektir. Bu rici talak yani birinci boşama hakkı olacaktır.

5- Tekrar boşanırsalar bu 2 rici talak sayılacak gene 3 ay 10 gün bekleyeceklerdir.

6- Bu müddet sonunda barışırsalar tekrar evliliklerine devam edeceklerdir.

7- yok barışmaz iseler güvenilir iki şahit huzurunda boşanacaklardır. Artık geri dönüş mümkün değildir. Kadın başkasıyla evlenir de 2. kocası ölür veya ondan da boşanırsa, ancak karısını alabilecektir. Bu ayet ilerde gelecektir. Evet sayın okurum. Elini vicdanına koy; düşün bu ayetler gayet açık değil mi? kesinlikle bir defada kadın boşamak yok. En az 3 ay 10 gün beklemek ve iki şahit gerek öyle değil mi? yoksa ben mi anlamıyorum. Allah aşkına beni birisi dürtsün çıldıracağım ya nasıl olur bu kadar açık ayetler varken görmezden gelinir

BOŞANMA HAKKINDAKİ AYETİN HÜKMÜ KALKMAMIŞTIR

Sayın okurum adını koca bir sureye veren bu üç ayetin yani talak 1-2-3. ayetlerin hükmünün kaldırıldığını iddia ediyorlar. Allah(cc) hükmünü kaldıracağı ayeti niçin kurana koysun. Sebepsiz hikmetsiz. Hiçbir canlı ve cansızı yaratmayan Allah(cc) nasıl olurda sebepsiz yere Kurana ayet koyar. Bu başlı başına Allaha isyan değil midir? Peki şu ayetlere ne demeli

AYET: (Nisa.82)”Hala Kuran üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o Allahtan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık bulurlardı”

Hadi bakalım bu ayeti nasıl izah edecekler yoksa bunu da mı? Yok sayacaklar. Allah(cc) diyor ki bu Kuran benim sözüm; benim sözlerim arasında tutarsızlık olmaz diyor. Onlar ne diyor. Allah öyle diyor ama boş ver tutarsızlık var diyorlar. Peki şu ayete ne diyecekler.

AYET: (Zümer.23)”Allah(cc) sözün en güzelini birbirleriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların bu kitabın etkisinden tüyleri diken diken olur. Tüyleri ürperir.’’ Ne diyor Allah(cc) birbirleriyle uyumludur ayetler. Onlar ne diyor yok birbirleri ile uyumlu değil. Allah(cc) yalan söylüyor, diyorlar. Haşa. Sayın okurum, kafanı Allak bullak ettiğimi biliyorum. Bir insanın yıllardır doğru bildiği şeyin yanlış olabileceğini anlaması şok etkisi yapar ve kabullenemez. Teşbihte hata olmaz inşallah 30 yaşına kadar baba bildiği bir insanın öz babası olmadığını öğrendiği andaki psikolojik yıkımı tahmin edersiniz. Bende sizin gibi 20 yıl önce bunları duyduğum zaman psikolojim bozuldu kabullenemedim. 20 yıldır yaptığım vicdan muhasebesinden sonra kanaat getirdim ki bunları iddia edenlerin hiçbir delilleri yok. Ve artık sizleri aydınlatmaya, bilgilendirmeye en azından kafanızda soru işareti koydurmaya karar verdim. Çünkü artık epey yaşlandım. Ne zaman öleceğim belli değil. Rabbim bana bildiklerini niye söylemedin derse ben ne cevap veririm. Ben bildiklerimi söyleyeyim de takdir, karar sizindir. Ben sırtımdan kamburu attım. Hocam hep ayet sıraladın hadisi şerif yok mu bu konuda diye haklı olarak sorabilirsiniz. Olmaz mı? İşte

HADİS: ”Peygamberimiz(sav) buyurdu ki; sünnet olan boşama kadını temiz iken birleşmeden boşamak ikide şahit bulundurmaktır.”(Buhari. Talak.1). Hani ne oldu beni sadece ayetlere takılmakla hadisleri yok saymakla suçluyordun ne oldu morardın bakıyorum. Hadis hem de kapı gibi sağlam hadis Buhari’nin sağlam hadisi, ne diyormuş orda peygamberimiz(sav) boşanmanın geçerli olabilmesi için kadını aybaşı halinde boşayamazsın boşarsan geçersizdir. Temiz halinde boşayabilirsin oda yetmez iki şahit olacak. Siz ayetleri değil hadislere de inkar ettiniz. Ama ayetleri inkar eden adam için hadisleri inkar çocuk oyuncağı öyle değil mi. Sıkıştılar sallanacak yerleri kalmadı Allah(cc) onları rezil etti daha da rezil eder inşallah.

3- MEHİR: Evlenme sırasında konuşulan ve mihri müeeccel olarak erkeğin ödemediği mehiri, bain talaktan (yani geri dönüşü olmayan 2. boşanmadan ve iki şahit huzurunda boşanmadan sonra) söz verdiği mehiri boşadığı karısına vermek zorundadır. Ama nikahladığı karısıyla cinsi münasebette bulunmamışsa ve mehir tayin edilmemişse (bakara.236. nikah konusu işlendiğinde ayrıntı verilecektir.) O takdirde boşadığı kadına mehir vermez. Yok eğer nikah yapılırken mehir konuşulmuşsa ama cinsi münasebet olmadıysa (Bakara.237) boşadığı kadına nikahta söz verdiği mehirin yarısını vermek zorundadır. Görüyorsun sayın okurum Allah(cc) Kuranda hiç bir ayrıntıyı atlamıyor. Ah birileri anlayabilse. Boşanan kadına mehir verme hakkındaki ayetlere devam edelim.

AYET: (Nisa .4) ”Kadınlara mehirlerini gönül rızasıyla verin. Eğer gönül hoşluğu ile o mehrin bir kısmını size bağışlarsa onu da afiyetle yiyin”

dikkat ettiniz mi? kadın isterse sana bağışlar diyor senin kesme hakkın yok diyor. Hani? İslam kadınları köle görüyordu. Daha bitmedi şu ayete bakın lütfen

AYET: (Nisa.20)’’Eğer bir eşi bırakıp ta başka bir eş almak isterseniz bıraktığınız eşinize yüklü bir mehir vermiş olsanız dahi; ondan hiçbir şeyi geri almayın. Siz iftira ederek ve apaçık günah işleyerek onu geri alır mısınız?’’

AYET: ( Bakara-237 )’’Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikâh bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah’a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir’’

Allah(cc) diyor ki karından sıkıldın yeni bir karı lazım oldu. Karına 3 ten 9 a boş dersin boşarsın ne bir mehir ne bir hak hiçbir şey vermezsin üstelik kolundaki bilezikleri zorla alır kapını önüne koyarsın oh gelsin yeni karı haşa öylemi diyor. Allah(cc)diyor ki yeni karı alacaksan(hanım okuyuculardan özür diliyorum karı sözünü asla sevmem kendi eşime bir kez karı demedim burada karı sözünü ısrarla kullanmam; kızdığım için bunlara aman yanlış anlamayın sizlerden özür diliyorum.)

Sayın okurum konunun başında bazı fıkhi terimlerin adlarını vermiş. Bunları açıklayacağımı söylemiştim.

RİC’İ TALAK: Rici talak boşanma; 3 merhaledir merhalelerden her birine rici talak denir. Rici talağın özelliği Kocanın yeniden mehir vermeye ve nikah akdi yapmaya muhtaç olmadan eşine dönebileceği şekilde yapılan boşamadır. Rici talak aile münasebetlerini ve karı kocanın birbirine helallığını ortadan kaldırmaz. İddet devam ettiği müddetçe kocanın karısına dönme hakkı vardır. İddet ise evliliğin mevcut neticelerinin sona ermesi için tesbit edilmiş müddettir. Karı koca iddet müddetince ayrı yaşarlar fakat bu durum aile bağlarını koparmaz. İşte bu iddet içinde birleşmeyen ve iddetin sonunu bekleyen eşler rici talakla boşanmış olurlar. Tekrar birleşmeleri için yeni bir nikah tazeleme yapılması ve yeniden mehir konması gerekir. Bakınız(Bakara.228)yukarıda bu ayetin meali geçti. İşte bu ayrılığa beynunetil suğra: küçük ayrılık dönmesi mümkün olan ayrılık demektir. Beynunetil suğra 4 halde olur.

4 ÇEŞİT BOŞANMA(AYRILIK) VARDIR

1-Yukarda zikrettiğimiz iddet sonunda

2-Karı koca cinsi münasebete girmeden yapılan boşamadır. Bu takdirde mehirin yarısı verilir. Bakınız(Bakara.237) yukarda geçti

3-Karı koca cinsi münasebetten sonra yapılan boşamadır. Bakınız(Bakara .236) bunda mehir vermek gerekmez.

4-Erkeğin kaybolması veya erkekliğinin olmaması veya hapis gibi nedenlerle gerçekleşen boşanmadır. İşte bu 4 çeşit boşanmada ayrılıkta geri dönüş mümkündür

BAİN TALAK: Boşanmanın bütün şartlarına uyarak (iddet, mehir, şahit, nafaka) yapılan ve rici talağın 3. kez yerine getirilmesi ile meydana gelen sonuçtur. Buna beynunetül kübra yani geri dönüşü mümkün olmayan son ayrılık büyük ayrılık denir. Bu boşamadan sonra artık geri dönüş yoktur. Tek bir çare vardır oda kadının başkasıyla gerçek evlilik yapması ve sonra yeni kocanın ölmesi veya kadını boşamasıyla ancak eski kocasına dönebilir.(bakara.230)”Eğer erkek karısını 3. defa boşarsa ondan sonra kadın bir başka erkekle evlenmedikçe onu alması kendisine helal olmaz. Eğer bu kişide onu boşarsa her ikisi de Allah’ın sınırlarını muhafaza edeceklerine inandıkları takdirde yeniden evlenmelerinde bir beis yoktur. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır Allah bunları bilmek isteyenler için açıklar.” Allah(cc) yaklaşık 1 yıl evliliği sürdürme şansı veriyor. 1 yıl dan sonrada bu yap boz tahtası değil elbette bunun bedeline katlanır. Her iddetin 3 ay 10 gün olduğunu söylüyor bize Allah(cc) 2 seferde hak veriyor ne yapar 6 ay 20 gün, 4 ay 10 günde boşandıktan sonraki müddeti düşünün 1 yıl eder. Sayın okurlarım insanlar ne kadar kanunları kendileri yapsa da o çok korktukları şeriat(kuran ve sünnet ahkamı)ın sınırlarını aşamazlar. Aşsalar bile o sınırlara dönerler. İnsan hakları beyannamesini okuyun. Türkiye cumhuriyeti anayasasını okuyun bakın göreceksiniz ki birçok madde Kuranın dediğini der. İnsanı kim yarattı Allah(cc) peki Allah(cc) bu ahkamı kimin için koydu insan için o halde ne yaparsa yapsın insan oğlu bu ahkamın sınırları içine girecektir. Çünkü doğru tektir. Sevinerek öğreniyoruz ki 1400 yıl sonra Türkiye de boşanmalar zorlaştırılmıştır. boşanma yaklaşık 1 sene sürmektedir.

MEHİR BOŞANAN KADININ HAKKIDIR

Allah(cc) buyuruyor ki bu ayette karınıza iftira ederek, ona verdiğiniz mehri alamazsınız. Alırsanız benim gazabıma uğrarsınız ve şimdi yazacağım ayette konuya açıklık getiriyor.

AYET: (Nisa.21)”Vaktiyle siz birbirinizle haşır neşir olduğunuz ve onlar sizde sağlam bir teminat almış olduğu halde onu(mehri)nasıl geri alısınız.’’

Ey kurana gerici diyen kafirler; okuyun bunları. Ey İslam kadını köle gibi görüyor diyen çağdaş kafirler, okuyun bu ayetleri ama siz okusanız da anlamazsınız, işinize gelmez. Siz değil miydiniz? Yani ha siz ha atanız fark etmez aynı kafadasınız. Peygamberimize bize bir mucize göster sana iman edeceğiz dediniz. Oda Allah’ın izniyle parmağı ile ayı ikiye böldü. Ne dedeniz iman mı ettiniz? Hayır. Sen gerçekten büyük bir sihirbazmışsın bizim sihirbazlarla işimiz olmaz demiştiniz. Konumuza dönersek boşanmanın 3. Şartı da mehir vermektir. Boşanmanın 4. şartı

4- NAFAKA:(bakara.233)” Annelerin yiyecek ve giyeceği gücünün yettiği ölçüde babaya aittir.

AYET: ”(Talak.7)Hali vakti geniş olan nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı kendisine daraltılan fakirde nafakayı Allah’ın ona verdiğinden versin. Allah hiçbir nefse ona verdiğinden başkasını yüklemez. Allah güçlüğün arkasında kolaylık ihsan eder.”

AYET:(Talak.6)”Boşanan o kadınları gücünüz yettiği kadar. İkamet ettiğiniz yerin bir bölümünde oturtun. Evleri başlarına dar etmek için kendilerine zarar vermeyin. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için çocuğu emzirirlerse onlara ücretlerini verin. Aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız çocuğu başka bir kadın emzirecektir. ”

Allah’ım ne büyüksün. Talakı Bain ile yani iddet sonunda iki şahit huzurunda boşandınız; işin bitti hadi yallah diyemezsiniz diyor. Allah(cc) Onları evin bir bölümünde ikamet ettireceksiniz. Başına dışarda bir şey gelmesini engellemek için. Onlara tavır takınmayacak zulmetmeyeceksiniz, geçimlerini temin edeceksiniz. Hamile iseler, doğum yapıncaya kadar onlara bakacaksınız. Eğer doğan çocuk size kalacaksa emzirme ücretini vereceksiniz. Eğer ücrette anlaşamazsanız boşanan kadın senin çocuğunu emzirmek zorunda değil. Ücretle başkasına emzirteceksiniz. Hanımlar lütfen bu yazılarımı dikkatle okuyun ayeti kerimeleri içinize sindirerek okuyun bir daha bir daha ve size İslam’ın ne kadar yanlış anlatıldığını bir daha düşünün. Gerçek kadın hakkı savunucusunun İslam olduğunu bir kez daha anlayın ve unutmayın ki bu ayetler bundan tam 1400 yıl önce indirilmiştir. Hala nasıl canlı modern ifade ile on line hala canlı, sanki bugüne ışık tutuyor sanki değil tövbe bu güne ve kıyamete kadar olacak günlere ışık tutuyor.

HULLE: Bir İslam hukuku terimi olarak. 3 talakla boşanmış olan kadının eski kocasına yeniden dönebilmesi için başka bir erkekle usulune uygun evlenip ölüm veya boşanma ile bu ikinci evliliğin sona ermesi ve kadının eski kocasına helal hale gelmesidir. İşte buna helal kılma yani hulle denir. Hullenin olabilmesi için yani kadının eski kocasına dönebilmesi için bazı şartlar vardır.

1-Bain talakla boşanan kadın kocasından boşandıktan 4 ay 10gün sonra başka kocaya gidebilir. Bundan önce gidemez. Çünkü karnında çocuk olup olmadığı belli olmalıdır. Bakınız(Bakara.234,228) yukarıda geçti

2-Başka bir erkekle anlaşmalı değil, gerçek bir evlilik yapacak eğer böyle yaparsa buna muhallil denir ki ilerde gelecektir.

3-Evlendiği yeni kocasıyla zifaf meydana gelecek yani hile erkeklikten kesilmiş yaşlı veya erkekliği olmayan biriyle evlenmeyecek bu hiledir ve buna peygamberimiz karşı çıkmaktadır.

4-Ölüm veya boşanma sebebiyle ikinci evlilik sona ermiş olacaktır.

5- Kadın ikinci kocasından ayrıldıktan sonra iddeti yani 4 ay 10gün bekleyecektir.

Fakat ne yazık ki bazı uyanıklar hulleyi şeriyye haline getirmişler konunu başında anlattığım gerçek hikaye de olduğu gibi korkunç rezilliklerin yaşanmasına sebep olmuşlardır. Yalanı bir sefer söylediniz mi? o yalanı pekiştirmek için binlerce yalan söylemeniz gerekmektedir. Onlarda bunu yapmışlardır.

FESİH NEDENİYLE TALAK: Bazen nikahın feshiyle(yani yok olması ile, düşmesi ile)talak vuku bulur. Nikahta fesih sebebi şunlardır.

1-Karı kocadan birinin dinden çıkması

2-Nikahın şartlarından birinin yerine getirilmemesi ile nikahın düşmesi (icab ve kabul, mehir, veli, şahit, ilan ilerde işlenecek)

3-Karı kocanın denksizliği) nikah konusunda işlenecek)Acaba boşanma ile fesih arasında ne fark vardır bunu görelim.

1-Talakta sayıda azalma olur fesihte olmaz. Yani rici talakla boşanan kişi 1 hakkını kaybetmiş olur. Halbuki fesihte feshi gerektiren şartlar kalkarsa boşanma 3 hak olarak devam eder. Mesela dinden çıkan koca fesihle boşanmıştır. Tekrar dine dönerse 1. hakkını kullanmamış olur.( rici sayılmaz ilk boşanması)

2-Talak iki şahit huzurunda olur fesihte sona erdirmek için şahit gerekmez

3-Talak bain ve rici olarak ikiye ayrılır. Fesihte ise boşanma derhal gerçekleşir

YEMİN KASTIYLA TALAK: Dil alışkanlığı sebebiyle her sözün arkasından yemin eden kimse yemine niyet etmedikçe sorumlu olmayacağı gibi, aynı şekilde yemine ve boşamaya niyet etmeksizin şart olsun; boş olsun; sözlerini kullanan kimse bu sözleri ile boşanma gerçekleşmiş olmaz. (lağv yemin ilerde yemin konusunda işlenecek)Fakat bir kimse boşama niyeti ile değil de yemin niyetiyle bu sözleri söyler; mesela şu işi yaparsam veya yapmazsam karım boş olsun derse; bu boşama değil yemindir. Ve o sözünü yerine getirmediği yani yeminini bozduğu için yemin kefareti vermesi gerekir. Mesela içki müptelası biri içkiyi bırakmazsam karım boş olsun derse karısı boş olmaz. İçerse yeminin bozmuş olur. kaynaklar(İbni teymiyye, ibni kayyımel cezviyye, fetaval kübra,1-5,beyrut2.cilt.110,iamul muakkin4.17)

Ancak şarta bağlı olmaksızın direkt karısına talakla ilgili sözler söylerse o zaman rici talak gerçekleşmiş olur. Bakınız Allah(cc) bu konuda ne buyuruyor.

YEMİN EDEREK BOŞANMA

AYET: (Bakara.226) ”Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenler için 4 ay beklemek vardır. Eğer yeminlerinden dönerlerse şüphesiz ki Allah(cc)gafurdur rahimdir.”

AYET: (Bakara.227)” Şayet boşanmaya karar verirlerse muhakkak Allah(cc) Semidir, Alimdir.”

Bu ayetlerden anladığımız şudur. Karısına yaklaşmamaya yemin eden kişi süresiz yemin ettiyse 4 ay içinde yeminini bozabilir. Eğer bu 4 ay içinde yeminini bozarsa Allah onu affeder. Yemin kefaretini(3 gün oruç veya 10 fakire yemek veya elbise temin konusu işlendiğinde gelecek)öder. Boşanma gerçekleşmez. Yok eğer 4 ay geçtiyse boşanmaya karar vermiş anlamına gelir ve 1. boşanma gerçekleşmiş olur.

MUHALAA: Buda dinimizin kadına verdiği bir haktır. Öyle ki İslam hukukunda muhalaa evliliği sona erdiren bir yoldur. Şöyle ki kadın eşini sevmez, beğenmez, kocasıyla yaşamak ona zulüm gelir. Kocasından ayrılmak ister ama kocası onu sevmektedir. Ve boşanmak istememektedir. Ne olacak kadın boyun mu eğecek. Hayır kadın bir bedel karşılığında kocasından boşanma hakkını alır. Ve kocasından boşanır. kaynak(serahsi el mebsut 4.cilt.171-196-ibnül hakem)

Muhalaa ayet ve hadislerle sabittir.(Bakara.229)Kadınlara vermiş olduğunuz bir şeyi geri almanız helal değildir. Meğerki karı koca Allahın koymuş olduğu çizgiye riayet etmekten korkmuş olsunlar, şayet onların ilahi sınırlara riayet edemeyeceklerinden korkarsanız, karının kurtulmak için bir şey vermesinde ikisi içinde bir günah yoktur.” Ayeti gördük şimdide hadisi görelim.

HADİS: ”sabit bin kaysın karısı peygamberimize gelerek Ey Allah’ın resulu kocamı ahlak ve din konusunda ayıplamıyorum fakat büyük bir hata işlemekten korkuyorum dedi. Peygamberimiz sordu bahçeyi ona verecek misin evet dedi. Bunun üzerine kocasını çağırıp bahçeyi kabul et ve karını boşa buyurdu sabit b. Kays ta karısını boşadı(Buhari talak.2,nesei.34)Ey mümin hanım kardeşlerim size tekrar sesleniyorum. İslam asla kadını ikinci sınıf olarak görmez; aksine İslam kadına çok büyük değer verir. Kadını erkeğin iki dudağı arasından çıkacak boş ol kelimesine bağlayanların kafasına bu ayetleri ve hadisleri vurun ne olur. Demek ki neymiş kadın kocasını boşayabilirmiş kim söylemiş Allah(cc) ve Resulu(sav) var mı itiraz eden.

TEVFİZİ TALAK: Kadın isterse kocasından boşanma yetkisi almasına tevfizi talak denir. Kadın bazı haklı sebeplerle kocasından boşanmak isteyebilir, kendisi boşayabileceği gibi velisinden, vekilinden veya hakimden boşanma isteğinde bulunabilir. Tefvizi talak kuran ve sünnetle sabittir.

AYET: (Ahzap.28)”Ey peygamber zevcelerine deki; Eğer siz dünya hayatını ve onun ziynet ve ihtişamını arzu ediyorsanız gelin size boşanma yetkisini ve boşanma bedellerini vereyim de hepinizi güzellikle salıvereyim.”

Bu ayete bu peygamberin şahsına hitaptır bizi bağlamaz diye düşünenler olabilir. Hayır Allah(cc) peygamberimizin şahsına ait bir şey söylerse sana ait olmak üzere diye özellikle belirtir.(kuran bahsi geçince ayrıntı verilecektir.)dolayısıyla bu hitap bütün müminleri bağlar.

HAKİM KARARIYLA TALAK: Kadın tefviki talak yoluyla boşanma hakkına sahip olduğu gibi; Hakime müracaat ederek boşanma isteyebilir. Tabi erkeğinde böyle bir hakkı vardır.

HAKEM YOLUYLA TALAK: konunun başında belirttiğimiz gibi karı kocanın velileri bir araya gelip boşanma kararı verebilirler.

LİANLA TALAK: Zina halinde olan talaktır.(nur6-9)”Hanımlarına zina isnat edipte kendilerinden başka şahidi olmayanların şahitliği doğru söylediğine dair.4 defa Allah’ı şahit tutup yemin etmesiyle olur.5. defasında eğer yalan söyleyenlerden ise; Allah’ın lanetinin kendi üzerine olmasını diler. Kadında kocasının yalancı olmasına dair Allah’ı 4 defa şahit tutup yemin etmesi cezayı kendisinden kaldırır. Beşinci defasında kocası doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının üzerine olmasını diler.”

HADİS: Ayetin ilk uygulaması hilal ailesi üzerinde oldu. Hz peygamber(sav) hilali çağırdı hilal 4 kez yemin edip 5. sinde de kendine lanet okuyunca peygamberimiz karısını çağırıp ona da aynı şekilde yemin ettirdi sonra Allah Resulu onları boşadı.(şevkani evtar 1250)

MUHALLİL; Hulleye hile katmaktır yani karısını başka biriyle evlendirir ve sonra boşatıp alır ki bu resmen pezevenkliktir. Peygamberimiz şiddetle buna karşı çıkmaktadır.

HADİS: ‘’Anlaşmalı nikah yapana da yaptırana lanet olsun’’(ibni mace nikah 33 ,tirmizi.28)muhallilin örneğini size şahit olduğum bir olayla aktarmıştım. lütfen talak 1 e bakınız.

B- BİD’İ TALAK: HARAM TALAK(BOŞANMA)

Sayın okurum konuyu çok uzattığımın farkındayım. Ancak konu o kadar önemli ki ciltler dolusu yazmak gerek son olarak bid’i talağı yazıyorum. Bu konuda bidi talak haram talak demektir. Yani Kadını hayız günlerinde veya temizlik halinde cinsi temastan sonra, yahut temiz halinde birden fazla boşamak. Kuran ve sünnete aykırı olduğundan bu boşamaya haram boşamak denir. Demek ki neymiş 3ten 9 a boşsun demek haram boşamakmış, peki bu boşama geçerli midir? Asla haram olan şey dinimizce yok hükmündedir. Mesela namaz kılan insan namazda haram işlese namazı fasit olur. Namaz yok olur. Oruç tutan kişi haram işlese oruç yok olur. Bütün fiiller böyledir mesela dinimizde yasak olan teyze veya hala ile birisi evlense ne yapalım canım haram ama katlanalım mı denir derhal ayrılmazlar mı? Onlardan olan çocuklar veledi zina olmaz mı çünkü nikahsız olan bir beraberlik söz konusu değil midir? İşte minareye kılıf hazırlayanlar bidi talak geçerlidir diyorlar. Akıl alacak gibi değil bunlar bizi deli yerine mi koyuyorlar. Örnekleri biraz daha çoğaltalım. Bayramda oruç tutmak haramdır. Bayramda oruç tutan adama haram ama nihayetinde oruç tuttun orucun kabul mu denir. Allah aşkına bunlar beni çıldırtacak sayın okurum. Kaldı ki bidi talakta ne iddet var ne iki şahit var, ne mehir var ne nafaka var hiçbir şart yerine gelmiyor ama olsun onlar kafaya koymuşlar ya, bedava yeni karı alıp eskisinden bedava kurtulmayı kim? Bekleyecek aylarca; kim? Şahitlerle uğraşacak ne gerek var. Karıya tonla para ver aylarca yanında sakla, ona bak çocuğuna bak 3 ten 9 a boş olsun de boşansın gitsin. Allaha yemin ediyorum bunu bilerek kim fetva veriyorsa 3ten 9 a tek seferde boşanma olur diyorsa vallahi dinden çıkmıştır billahi dinden çıkmıştır. Bu kadar ayeti inkar eden adam dinden çıkmış olmazda ne olur. Çünkü Kafirin zararı kendinedir bunlar yüzyıllardır. Milyonlarca Müslümana zarar veriyorlar. İslam’a en büyük darbeyi vuruyorlar. Herkese ama bunu iddia eden herkese sesleniyorum ben size kafir oldunuz diyorum. Haşa ben demiyorum Kuran-ı kerim diyor. Allah(cc) diyor. Sizde olmadığınıza beni ikna edin burada herkesten af, Allahtan tövbe dileyeceğim.



Sayın okurlarım bu yazıyı yıllar önce yazmıştım. O günlerde bu kadar açık seçik ayet ve hadisler olmasına rağmen beni Kafirlikle, mezhebsizlikle, dinsizlikle, Alevilikle suçlayanlar olmuştur. Rabbim daima doğrunun yanındadır. Sonunda Diyanet İşleri Başkanlığı dahil bütün İslam camiası doğruyu görmüşlerdir. Bana ne mutlu ki binlerce yuvanın yıkılmasına, binlerce yavrunun yetim ve öksüz kalmasına, binlerce kadının dul kalmasına, Binlerce erkeğin çaresiz kalmasına, nice cinayetlerin işlenmesine, nice stres ve sıkıntıdan psikolojik bozulmalara bir nebze mani olduysam bu sevap bana yeter diye düşünüyorum. HİÇ KİMSE (HAŞA) ALLAHTAN, PEYGAMBERDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR. HİÇ BİR KİTAP KURANDAN, HADİSTEN ÜSTÜN DEĞİLDİR. Selam ve dua ile





17- İSLAMDA VİCDAN


Vicdan : Bulma, bir şeyi bir halde görme, kalple hissetme,duygu, kendinden geçme, daime iyiyi kötüden ayıran ve seçen bir yapıya sahip olan kalpteki gizli his, kalp gözü, basiret veya sadece gönül, kalp anlamlarına gelir. Bilindiği gibi insan beden ve ruh olarak maddi ve manevi yapısı olan varlıktır. Ruhunda şeytani(şeytan, nefis, şehvet, hırs, kibir, bencillik) yönü olduğu gibi Rahmani( Melek, merhamet, sevgi, cömertlik. akıl v.b) yönü de vardır. Şeytani yönü insanı daima kötülüğe, dünyevi uhrevi perişanlığa, Rahmani yönü ise daima huzur, mutluluk, saadet, iyilik, güzellik, dünya ve ahirette kurtuluşa sonunda da cennete götürür. İşte vicdan bu rahmani melekelerin bir cüzüdür. Rahmani vasıfların bir parçasıdır. Ancak vicdanın sağlam kalıp ölmemesi için imana, Saflığının ve temizliğinin korunması için ise güzel ahlaka ihtiyaç vardır. Allah’ın emirlerine karşı gelmek, yasaklarını işlemek vicdanı zayıflatır ve zamanla öldürür. Nitekim Allah(c) kuran-ı kerimde şöyle buyurur.


AYET:(Mutaffifin-14)”Hayır bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini(vicdan) kirletmiştir.


Görüldüğü gibi haram işleyen insan vicdanını yok eder. Ancak kötülük işlemeyip Allah’ın emirlerini yerine getirenler. Kurtuluşa ereceklerdir. AYET:(Şems-7-10) ”Her bir nefse(ruha) ve onu düzenleyene, sonra da ona hem kötülüğü hem de ondan sakınmayı ilham edene and olsun ki. Onu(ruhunu) alabildiğine kötülüklerden tertemiz yapan muhakkak felah(kurtuluş) buldu. Onu(ruhunu) alabildiğine kötülüklere batırıp günah ile örten ise elbette hüsrana uğradı.


İnsanın ruhuna bir iyilik, kötülük, zarar duygusu, iyiliklerden hoşlanma ve kötülüklerden azap duyma hissi olan vicdan; Bu ayette görüldüğü gibi insanı sevap, hayır, iyilik ve güzel ahlakla süslendiğinde ve iman ile taçlandırıldığında kurtuluşa felaha kavuşturur. Fakat günah, kötülük, imansızlık, şirk, şehvet, gibi Allah’ın yasakladığı işlerde de insanı felakete götürür. Unutmayalım ki iman etmeden önceki vicdanı kendi çocuğunu diri diri gömmeye sevk ederken iman ettikten sonra Dağda başıboş dolaşan koyundan kendini sorumlu tutacak hale getirmiştir. Sadece bu örnek bile bize imanın vicdan üzerindeki etkisini anlatmaya yeter sanırım. Peygamberimiz(sav) buyurdu ki.


HADİS: ”Birr(iyilik ve itaat) güzel ahlaktır. İsm(günah ve kötülük ) ise vicdanını tırmalayan seni rahatsız ve huzursuz eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir.(Müslim-şerhin Nevevi- cüz-16-3 Beyrut-1972-1392) Peygamberimiz(sav) şöyle buyurur.


HADİS: ” Ademoğlunun kalbine şeytan ve melek vasıtasıyla bir takım şeyler gelir. Şeytanın ilke edindiği şer ve hakkı yalanlamaktır. Melekler vasıtasıyla gelen şeyler ise hayır iyilik ve hakkı tasdiktir. Kalbinde hayır bulanlar bilsinler ki o Allah’tandır. Onlar Allaha hamd etsinler. Kalplerinde şer bulunanlar ise şeytandan Allaha sığınsınlar. (Mansır Ali Nafız Ettac 469)


Ruhun tatmin ve ızdıraplarını dindirmek, buhranlardan kurtulmak için Allaha onun peygamberi Muhammet(sav) e ve ahiret gününe iman etmek gerekir. Ebedi bir hayata yönelmeyen ve inanmayan bir ruhta saadet huzur yoktur. Gönüllerin ızdırapların sona ermesi, üzüntülerin ilacı, akıl ve vicdanlardaki boşlukların doldurulması iman ile mümkündür. Akıl ve vicdanlarını iman ile süsleyenlerde ruhi bunalım, psikolojik rahatsızlıklar ve akli dengeyi yitirme olmaz. Çünkü bu kişiler başlarına gelen bela ve musibetler karşısında umutsuzluğa kapılmazlar. Bütün bunların bir imtihan olduğunu bilir ve sabrederler. Ve bu bela ve musibetlerden kurtulmak için başkalarından değil bizzat Allahtan yardım isterler. Zaten günde 40 sefer (iyya keneğbudu ve iyya kenesteğin) Yarabbi yalnızca sana ibadet eder. yalnızca senden yardım beklerim. Dedikleri ve dua ettikleri için Allahtan ümit kesmedikleri için akli ve ruhi dengeleri sağlam kalır. Delirenler ve intihar edenler Allahtan ümit kestikleri için bu acıklı sona ulaşırlar. Halbuki Allah(cc) Kuran-ı kerimde birçok ayette her zorluktan sonra bir kolaylık yarattığını bize bildiriyor. İmanlı ve vicdan sahibi bir mümin hak ve batılı, hayır ve şerri tanır. Birbirinden ayırıp seçer. İyilikler karşısında hoşnut olur. Ve safa bulur. Kötülüklerden dolayı sıkılır ve üzüntü duyar. İmansız bir vicdana sahip olan bir kafirin vicdanı yok olur. Bugün iman etmeyen batılı kafirlerin vicdanı ortaktır. Kendi aralarında kendilerinden olanlara karşı son derece merhametli oldukları halde Müslümanlara karşı vicdansızdırlar. Yakın zamanda Avrupa’nın ortasında milyonlarca boşnak Müslümanı acımasızca öldürülürken, milyonlarca kızın ırzına geçilirken, hiç vicdanları sızlanmamış hatta seyirci kamışlardır. Hatta zalim sırplara el altından yardım etmişlerdir. Bugün ırakta, Afganistan da, Filistin de, ve dünyanın her yerinde Müslümanlara yaptıkları işkenceler, zulümler. İmansız vicdanın olmayacağına somut örnektir. Halbuki Müslümanlar savaşta dahi düşmana vicdanlı davranmışlardır. Zulüm etmemişlerdir. Yazıma son verirken vicdanların yok olduğu, çıkar, menfaat, nefis, şeytan ve paranın hüküm sürdüğü bu günlerde Allah’ın bizi imanlı bir vicdan sahibi etmesini diliyorum

Hiç yorum yok: